'Vesayet ve Demokrasi' konulu Abant Platformu Toplantýsý sona erdi.
2010-06-27 - 13:17
Abant Platformu Toplantýsýnýn sonuç bildirisinde, ''demokrasinin vesayet altýnda olduðu; vesayetin demokratik iþleyiþi engelleyerek siyasi, sosyal, ekonomik nitelikteki ulusal ve uluslararasý sorunlarýn çözümünü güçleþtirdiði'' görüþüne yer verildi.
1961, 1982 anayasalarýnýn tasfiye edilmesinin ''elzem'' olduðuna iþaret edilen bildiride, ''Anayasa Mahkemesi, kurucu iktidar yetkisi kullanamaz. Halka ait olan ve sivil demokratik süreçlerin içinde oluþan kurucu iktidar, Anayasa Mahkemesi tarafýndan denetlenemez. Bu doðrultuda yargý organlarý demokratik meþruiyet temelinde yeniden yapýlandýrýlmalýdýr'' denildi.
Abant Palace Otel'de 25 Haziran Cuma günü baþlayan ''Vesayet ve Demokrasi'' konulu Abant Platformu Toplantýsý sona erdi. Toplantýnýn ''Sonuç ve Deðerlendirme'' oturumunu yöneten Abant Platformu dönem Baþkaný Levent Köker, sonuç bildirisi taslaðýný okuyarak, müzakerecilerin görüþüne sundu.
Görüþmelerin ardýndan hazýrlanan 16 maddelik sonuç bildirisi þöyle;
- Demokrasimizin vesayet altýnda olduðu bütün katýlýmcýlar tarafýndan vurgulanmýþtýr.
- Demokrasimizi iþlemez hale getiren vesayet, yakýn tarihte yaþadýðýmýz sosyal, politik ve uluslararasý tecrübelerle yakýndan iliþkilidir.
- Vesayet sadece anayasal hukuki düzeyde kurumsal olarak karþýmýza çýkan bir demokrasi engeli olmayýp ayný zamanda bir siyasi kültür temelli zihniyet kalýbý niteliðindedir.
- Bu yönleriyle vesayet, demokratik iþleyiþi engelleyerek siyasi, sosyal, ekonomik nitelikteki ulusal ve uluslararasý sorunlarýn çözümünü güçleþtirmektedir.
- Bugün karþý karþýya bulunduðumuz Kürt, Alevi, baþörtüsü, azýnlýklar, din-vicdan, ifade ve örgütlenme özgürlüðü gibi meseleler ve komþularýmýzla iliþkilerde yaþanan sorunlar vesayetçi engellemeler nedeniyle çözülememektedir.
- Vesayetçi yapýlar sadece sorunlarý çözümsüzlüðe hapsetmekle kalmayýp ayný zamanda toplumsal gerginliklere, þiddet ve korkunun týrmanmasýna neden olmaktadýr. Bu da vesayetçiliði pekiþtirmektedir.
- Tüm bu nedenlerle tek parti döneminin ideolojik mirasý niteliðinde olan ve önce 1961, sonra da 1982 anayasalarýyla kalýcý bir sistem niteliði kazanan vesayetçiliðin nihai olarak tasfiyesi elzemdir.
- Artan þiddet ortamý, Kürt meselesinin çözümünü güçleþtirmekte ve toplumsal dokuyu tahrip etmektedir. Platform, þiddeti toplumsal barýþýn önündeki en büyük engel olarak görmekte, sorunun çözümü için özgürlüklerin geliþtirilmesini ve demokratik siyasetin ön plana çýkartýlmasýný savunmaktadýr.
- Diyarbakýr'da 32 sivil toplum kuruluþunun baþlattýðý, Mardin ve Batman'da devam eden þiddet karþýtý çaðrýlarý, Abant Platformu oy birliði ile desteklemektedir.
- Askeri bürokrasi, demokratik denetim altýna alýnmalýdýr. Bu doðrultuda dýþ güvenlik kurumlarý, çaðdaþ dünya gereklerine uygun bir þekilde köklü reformlardan geçirilmelidir. Dýþ güvenlik politikasý ve öncelikleri askeri harcamalar, demokratik kurumlar tarafýndan belirlenmelidir.
- Savunma, güvenlik ve istihbarat konularýnda sivil kesim ile askeri kesim arasýndaki bilgi asimetrisi, demokratik denetim lehine dengelenmelidir.
- Anayasa Mahkemesi, kurucu iktidar yetkisi kullanamaz. Halka ait olan ve sivil demokratik süreçlerin içinde oluþan kurucu iktidar, Anayasa Mahkemesi tarafýndan denetlenemez. Bu doðrultuda yargý organlarý demokratik meþruiyet temelinde yeniden yapýlandýrýlmalýdýr.
- Vesayetin gündelik hayata sirayet eden ve rutinleþen zihniyeti karþýsýnda insan yetiþtirme düzenimiz yeniden ele alýnmalý, mevcut müfredat her türlü vesayetçiliðe karþý duyarlýlýk geliþtirilmesi yönünde düzenlenmelidir.
- Demokratik siyasi hayat ile baðdaþmasý mümkün olmayan vesayetçiliðin toplumsal taþýyýcýsý niteliðinde görünen ve toplumun ekonomik ve kültürel bakýmdan üst katmanlarýnda yer alan aktörlerin sivil toplum ve medya üzerinden vesayet düzenine temin ettiði destek, demokratikleþmemizi engellemektedir.
- Toplumu kutuplaþtýran bu vesayetçi düzen ve onun ürünü olan diyalog ve empati yoksunluðunun yol açtýðý sorunlar, ancak geniþ, çoðulcu ve katýlýmcý usullerle yapýlacak yeni bir sivil ve demokratik anayasa düzeniyle aþýlabilir. Böyle bir anayasanýn Türkiye toplumunu meydana getiren ve statükoyla sorunlarý olan kesimlerin ortak bir dil, vicdan ve akýl geliþtirmeleriyle mümkün olacaðý açýktýr.
- Tam üyeliðe yönelik AB sürecinin gerektirdiði anayasal, yasal dönüþümlerin gerçekleþtirilmesi daha özgür, daha barýþçý bir Türkiye hedefine ulaþmamýz için önemlidir. Bu hedefin gerçekleþtirilmesinde en önemli görev, halkýn demokratik temsilcileri olan iktidar ve muhalefet partilerine düþmektedir.
|