Türkiye'de çeþitli kulüplerde antrenörlük yapan, Afrika'da Mali Milli Takýmý'ný çalýþtýran ve Kamerun'da iki sezon teknik direktörlük yapan Mahmut Alpaslan, Afrika futbolunun bilinmeyen yönlerini anlattý. Özellikle üç büyük kulübün Afrika pazarýndan çekindiðini, Avrupalý devlerin ise Kara Kýta'dan birçok isimsiz futbolcuyu vitrine çýkardýðýný söyledi.
2009-02-11 - 12:22
Ayný zamanda 2003 yýlýnda Fildiþi Sahili'nin ünlü yýldýzý Didier Drogba'nýn Galatasaray'ýn kapýsýndan döndüðünü anlatan Alpaslan, Zaman'a çarpýcý açýklamalarda bulundu. Üç büyükler yüksek rakamlarla dýþ transferler yaparken, Anadolu kulüpleri Afrika'dan ucuz fiyatlara etkili transferler gerçekleþtiriyor. Sizce bu çeliþki neden yaþanýyor? Adý üstünde büyük kulüp. Büyük kulüp deyince, illa ki kariyerli, isim yapmýþ futbolcularýn oynamasý lazým. Bunu tabii, seyirciyi statlara çekmek için yapýyorlar. Üç büyükler, bu stres yüzünden çok para kaybediyorlar. Afrika pazarýna açýlan kulüpler baþarýlý oluyor. Türkiye'de bu iþi en iyi Gençlerbirliði baþardý. Fakat, Avrupa'da ise en elit kulüpler Afrika pazarýnda yer alýyor. Arsenal'in, Fildiþi Sahili'nde futbol okulu var. Mesela Anderlecht de benim kaldýðým þehir Dualla'nýn futbol kulübünü satýn almýþtý. Buradan her yaz seçtiði 16-17 yaþýndaki gençleri Belçika'ya getirir, en yeteneklilerini kendi takýmýna alýrdý. Fakat Türkiye'de büyük kulüp yöneticileri, tanýnmamýþ isimleri alarak medya ve seyirci baskýsý yaþamamak için Afrika pazarlarýna girmiyor. Kamerun'da teknik direktörlük yaptýnýz, o dönemi biraz anlatýr mýsýnýz?.. Kamerun, þimdi Afrika'nýn Brezilya'sý gibi oldu. Dünya piyasasýnda yeri geniþliyor. Singapur'dan tutun da Kuzey-Güney Kýbrýs'a kadar birçok ülkede Kamerunlu futbolcu forma giyiyor. Bu futbolcularýn, ilk çýkýþ fiyatý 50 bin Euro'yu geçmez. Gittikleri ülkede mutlaka sivriliyorlar. Sonra rakamlarý milyonlarca Euro'yu geçiyor. Fakat Kamerun futboluna baktýðýnýzda, orada ilk etapta kaçmayý düþünüyorsunuz. Kamerunlu hocalarýn 30 sene önceki idman metotlarýyla çalýþýyorlar. Futbolcularýn giyeceði eþofmaný, kramponlarý kiralýyorlar. Para hiç yok. Ýmkanlarý sýfýr. Beton zeminde çalýþýyorlar. Her antrenman sonrasýnda yöneticiler, futbolculara ekmek parasý daðýtýyor. Ama teknikleri, fizik yapýlarý çok iyi derecede. Çok güçlüler. Oyuncular, sizin gibi beyaz bir antrenörü nasýl karþýladý?.. Türkler, iyi tanýnýyor mu? Kamerun, futbolu seven bir ülke. Türkiye, 2002'de Dünya Kupasý'nda 3. olduktan sonra orada büyük bir sempati toplamýþ. Galatasaray'ý da UEFA Kupasý'yla biliyorlar. Afrika'da beyaz teknik direktörden, futbolcular çok çekinir. Afrikalý antrenörlerin lafýný dinlemezler ama beyaz hocanýn her dediðini yaparlardý. Bana Kamerun'da 'beyaz sihirbaz' derlerdi. Orada çok dostlarým oldu. Bu dostlarýnýz kimlerdi mesela? Trabzonspor'da oynayan Rigobert Song'la çok iyi bir muhabbetim var. G.Saray'a gelmeden bana danýþmýþtý; ben de gözünü kapa imzayý at, git demiþtim. Kamerun'da Song çok sevilir. Ýkinci bir cumhurbaþkaný gibidir. Türk yemeklerini ve acýyý çok sevdiði için bana çok defa, "Hoca, gel seninle burada bir kebapçý dükkaný açalým" diye teklif etmiþtir. Manchester United ve Arsenal'de oynamýþ Djemba Djemba, iyi dostumdur. Tatile geldiði zaman bütün idmanlarý bende yapardý. Bunun yanýnda Tum'u, M'Bai, Roger Milla ve Eto'o'yu tanýyorum. Eto'o'nun yaþadýðý ev 500 metre ötedeydi. Eto'o'nun da Kamerun'a büyük katkýsý olmuþtur. Geldiði zaman 30 kadar 10-14 yaþ arasý çocuðu uçaða doldurur, Barcelona'daki seçmelere götürürdü. Afrika'da iki sene çalýþtýnýz. Birçok genç yetenek görmüþsünüzdür. Türk kulüplerine önerdiðiniz isimler oldu mu? Olmaz olur mu... Ama isim yapmamýþ diye pek ciddiye alýnmadý. O isimsiz denilen çocuklar da þimdi dünya yýldýzý oldu. Mesela Didier Drogba... Kamerun'a gittiðim ilk aylarda Afrika Ümitler Mili Takýmlar turnuvasý vardý. Ben devamlý maçlarý seyrediyordum. O zaman Drogba, Fildiþi'nin takým kaptanýydý. Daha sonra otelde tanýþma fýrsatým olmuþtu. Onunla konuþtuðumda Fransa 3. Lig'de oynadýðýný söylemiþti. Ben de kendisine 'Galatasaray'da oynamak ister misin?' diye sormuþtum, 'Neden olmasýn?' demiþti. Hemen Fatih Terim'i aradým. Ona ulaþamayýnca yardýmcýsýyla görüþtüm. Nerede oynuyor diye sordular, ben de Fransa 3. Lig'de oynuyor deyince, "Bize dünyanýn sayýlý kulüplerinden elit santrforlar öneriyorlar. Onu kabul edemeyiz." ifadesini kullandýlar. Altý ay sonra Ýstanbul'a geldiðimde Baðdat Caddesi'nde Beþiktaþlý Ümit Aydýn'la karþýlaþtým. Ümit, benim G.Saray altyapýsýndan öðrencimdir. Beni idmanlarýna davet etti. Gittim, Lucescu takýmý çalýþtýrýyordu. Ýdmandan sonra Lucescu, 'Ben iyi bir santrfor arýyorum.' deyince, ben yine Drogba'yý söyledim. O da hemen laptopunu açtý baktý, "Ya hoca dedi, bu Marsilya'ya transfer olmuþ. 10 milyon Euro'yu versek bunu alamayýz." dedi. Didier Drogba'da yaþadýðýnýz gibi baþka enteresan örnekleriniz var mý? Bundan iki buçuk sene evvel G.Saraylý yöneticilere bir sohbette onlara Kamerunlu oyuncu tavsiye etmiþtim. Futbolcu 17 yaþýndaydý. 'Bu adamý mutlaka alýn' dedim. Onlar ise 'Hocam yaþý küçük nasýl olacak bu transfer? O daha çocuk.' diye bu oyuncuyu da istemediler. O çocuk da Trabzonsporlu Song'un þu anda Liverpool'da oynayan yeðeni Alex Song'du.
Mahmut Alpaslan kimdir? 1956 doðumlu Mahmut Alpaslan, teknik direktörlüðe Almanya'da baþladý. Alman Futbol Federasyonu tarafýndan Zimbabwe'de eðitimci olarak görevlendirildi. Almanya'da sýrasýyla Vfr-pforzeim, KSÇ, Stuttgart takýmlarýný çalýþtýrdý. 1993-1996 sezonlarýnda Galatasaray, 1996-1997 sezonunda 1. ligde Vanspor'da görev aldý. Zonguldakspor'u 3. Lig'den 2. Lig'e taþýdý. 2003'te altý ay Mali Milli Takýmý'nda, 2004-2006'da ise Kamerun'da antrenörlük yaptý.
|