MHP Lideri Devlet Bahçeli Trabzon'da
2010-09-08 - 16:25
MHP Genel Baþkaný Devlet Bahçeli, ''Bir avuç parti yöneticisi, Sayýn Baþbakan ve bir kýsým danýþma heyetiyle böyle bir deðiþiklik aniden Meclis gündemine getirilmiþ, hiçbir þekilde diyalog kurma, uzlaþma arama hiç yapýlmamýþ, siyasi partiler hiç dikkate alýnmayarak Sayýn Recep Tayyip Erdoðan Bey'in dayatmasýyla, þiddetli isteðiyle bir anayasa deðiþikliðiyle Türkiye muhatap kýlýnmýþtýr'' dedi.
Bahçeli, partisinin Trabzon Atatürk Alaný'nda düzenlediði mitingde yaptýðý konuþmada, 12 Eylülde anayasa deðiþikliðine iliþkin halk oylamasýna iliþkin deðerlendirmelerde bulundu.
''Öncelikle siz deðerli Trabzonlulardan isteðim odur ki bu halk oylamasýný önemsemeliyiz, milletimizin ve sizlerin geleceði için önemli bir dönüm noktasý olduðunun þuurunda olmalýyýz ve bu þuurla hareket ederek 12 Eylül 2010 Pazar günü çok özel engeller yoksa mutlaka sandýða giderek tercihiniz ne ise o tercih doðrultusunda oylarýnýzý kullanmalýsýnýz. Çünkü bu ülke sizindir, karar sizindir'' diyen Bahçeli, ''Böyle bir dönüm noktasýnda tercihiniz net olarak ifade edilir ve saðlýklý bir halk oylamasý yapýlýrsa elde edilen sonuç meþruiyet içerisinde kalýr ve her türlü tartýþmadan uzak tutulur. Böylelikle demokratik bir hakký anayasada yer almýþ olan demokratik bir kurum aracýlýðýyla kullanmýþ olursunuz'' þeklinde konuþtu.
Sandýða giderek tercihini belirleyen vatandaþlarýn, mutlaka oylarýna da sahip çýkmalarý gerektiðini ifade eden Bahçeli, þöyle devam etti:
''Onun üzerinde oynanabilecek her türlü hileyi, fesadý, yanlýþý düzeltmek sizlerin elinizdedir. Onun için bütün sandýk kurulunda temsilci, üye bulundurma yetkisine sahip bütün siyasi partilerimizin görevli elemanlarý mutlaka sandýk baþýnda bulunmalý, oy verme baþlamasýndan sonuna kadar görevinden hiçbir þekilde ayrýlmamalý, sayýmlarýn dürüstçe yapýlabilmesine katký saðlamalý, hem kendisinin hem de bu milletin iradesine sahip çýkmayý bir milli görev ve sorumluluk kabul etmelidir. Bu anlayýþla Milliyetçi Hareket Partisi'nin sandýkta görevli olan deðerli arkadaþlarýma buradan bir kez daha sesleniyorum, sandýða gidiniz, oylarýnýzý veriniz, görevinizin baþýndan bitimine kadar kalmanýn azim ve kararlýlýðýný ortaya koyunuz. Sandýðý her türlü hileden uzak tutabilecek, millet iradesinin bütünüyle net bir þekilde sonuçlanmasýna katký saðlayacak görevinizi yerine getiriniz, hiçbir þart altýnda ihmalde bulunmayýnýz.''
-''REFERANDUM BÝR DEMOKRATÝK HAKTIR''-
Bahçeli, halk oylamasýnýn niçin yapýldýðýnýn, buna nereden ihtiyaç duyulduðunun, böyle bir demokratik hakkýn bugün kullanýlmasýnýn gereðinin ne olduðunun çok yönlü araþtýrýlmasý ve incelenmesi gerektiðini vurgulayarak, þunlarý kaydetti:
''Halk oylamasý sürecinde herkesi dinlemeliyiz, ancak aklýmýzýn süzgecinden, vicdanýmýzýn sesini de dinleyerek tercihlerimizi ortaya koymalýyýz. Halk oylamasý veya referandum bir demokratik haktýr ve anayasada yeri bulunan bir kurumdur. Bir ülkenin veya bir toplumun herhangi bir milli konusunda veya sosyal, siyasi ihtiyacýnda millete baþvurmayý gerekli gördüðümüz an bu anayasal kurum devreye girer ve her insanýmýz buradaki tercihini belirlemek için var olan demokratik hakkýný deðerlendirebilir. Ýþte böyle bir hakký kullanýyorsunuz. Bunun ne olduðunu, ne gibi siyasal, sosyal sonuçlar doðurabileceðini çok iyi düþünmeliyiz.''
Miting alanýný dolduranlara ''Burada size hitap ederken Türk siyasi hayatýmda var olan, 40 yýlý aþkýn bir süredir köklü ve gelenekli bir siyasi kurum olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Baþkaný olarak sesleniyorum, ama öte yandan da bu milletin bir evladý olarak sizlerle samimi, dürüst ve açýk bir þekilde konuþmak istiyorum'' diye seslenen Bahçeli, sözlerini þöyle sürdürdü:
''Þu an Trabzon'da var olan siyasi partilerimizi ziyaret etmiþ olsanýz, onlarýn deðerli yöneticileriyle sohbet etseniz ve bu sohbetiniz sýrasýnda, 'deðerli yönetici arkadaþlarýmýz Türkiye'de bir anayasa deðiþikliði söz konusu olmakta, zaman zaman da tartýþýlmakta, sizin partinizin bu konuda görüþü nedir, beni aydýnlatabilir misiniz' diye bir soru yöneltseniz, o deðerli yöneticinin vereceði ilk cevap, 'Biz parti olarak ara rejim sonralarý oluþmuþ olan anayasalara karþýyýz ve sivil bir anayasanýn oluþmasý inancýndayýz. Bunu baþarabilirsek yeniden anayasayý yazmayý düþünüyoruz, ama bunu baþarma imkanýmýz bugün için kýsýtlýysa anayasanýn önemli maddelerinde deðiþiklikleri düþünmekteyiz' olacaktýr. Bununla yetinmediniz, siyasi partilerin internet sayfasýna giriniz, o internet sayfasýnda seçim beyannamelerini, parti programlarýný inceleyiniz ve benzer bir görüþü orada da bulacaðýnýzdan emin olunuz. Çünkü var olan bütün siyasi partilerimiz Türkiye'de bir anayasa deðiþikliðini benimsiyor ve bu görüþünü parti görüþü haline dönüþtürerek, milletimize hizmet edebilmenin yolunu aramaktadýr.''
-''ANAYASA DEÐÝÞÝKLÝÐÝ TOPLUMSAL BÝR TALEP OLARAK ORTAYA ÇIKMIÞTIR''-
Devlet Bahçeli, Milli Mücadele'den bu yana geçen süre içinde 1921 Anayasasý ve 1924 Anayasasý'nýn bir devletin kuruluþ felsefesini kavrayan bir anlayýþla hazýrlanmýþ anayasalar olarak Cumhuriyet'in temel niteliklerini ortaya koyarak, devletin iþleyiþini ve yapýsýný belirlediðini belirtti.
Bahçeli, þunlarý söyledi:
''Aradan geçen süre sonra 1961'de bir anayasa deðiþikliði daha yapýlmýþtýr. Bir ihtilalden sonra, bir ara rejim sonrasý bir anayasa ortaya konmuþtur. Bu, 1980 yýlýna kadar geçen süre içerisinde özellikle 12 Mart yine bir ara rejim benzeri durumlarýn ülkede söz konusu olduðu bir ortamda deðiþikliklere uðramýþtýr. Fakat en son þu an için uygulanmakta olan anayasa, 1982 Anayasasý'dýr ve 12 Eylül 1980 ihtilali sonrasý Danýþma Meclisi tarafýndan Konsey'in yönetimiyle oluþturulmuþ olan bir anayasadýr. Bugün ülkemizde yürürlükte bulunan anayasa budur. Bu anayasa bir ara rejim anayasasýdýr. Bu anayasanýn uygulanmasýndan toplumumuz, milletimiz memnun olmamýþtýr. Siyasi partiler hoþnut kalmamýþtýr, sivil toplum kuruluþlarý yeterli bulmamýþtýr ve vatandaþlarýmýz da yeni bir anayasa ihtiyacýný ortaya koymuþtur. Böylelikle anayasa deðiþikliði toplumsal bir talep olarak ortaya çýkmýþtýr. Buna kimse kayýtsýz kalamaz, böyle bir talebi karþýlama ihtiyacýný da hissetmemezlik yapamaz.
O zaman bütün siyasi partiler bu anlayýþta ise bir milletin anayasasý, bir sivil anayasa olarak bir uzlaþma zemininde bütün siyasi partileri bir araya getirip, sivil toplum kuruluþlarýnýn görüþlerini alarak, üniversitenin deðerli bilim adamlarýnýn katkýsýný saðlayarak, 21. yüzyýlý kavrayan toplumsal dinamikleri kucaklayan ve toplumun taleplerine de karþýlýk bulabilen bir anayasayla Türkiye'yi yeni bir yüzyýlda lider bir ülke olarak hazýrlamak ve istikrar ve kalkýnmýþ bir Türkiye hedefine doðru gidebilmek için zaruri olduðunu herkes kabul etmektedir.''
-''UZLAÞMA ZEMÝNÝ ARAYACAÐI YERDE...''-
Bu anlayýþ içinde 1982 anayasasýnda 16 deðiþiklik teþebbüsü olduðunu belirten Bahçeli, þunlarý kaydetti:
''Bunlardan 15 tanesi gerçekleþtirilmiþ ve 1982 Anayasasý'nýn 85 maddesi bu 15 anayasa deðiþiklik paketi ile deðiþtirilmiþ ve yeniden yazýlmýþtýr. Bugün için halk oylamasýna sunulan anayasa deðiþikliði 17. deðiþiklik teþebbüsüdür. Þimdi burada hangi siyasi partiden olursak olalým, ülkede bütün siyasi partiler bir uzlaþmayla anayasa deðiþikliðinden yana olduðunu açýkça ifade ediyor, bunu parti görüþü olarak ortaya koyuyor ise yapýlacak olan anayasa deðiþikliði eðer anayasayý bir toplumsal uzlaþma belgesi olarak görüyor ve kabul ediyorsak uzlaþma zemininde, o iklimle bir anayasa deðiþikliðini düþünmenin ülkemiz için daha hayýrlý olacaðýný bugünden ifade etmek mümkün olabilir. Mecliste özellikle 2007 milletvekilliði seçimleri sonrasý yüzde 46 küsur oyla yani yaklaþýk yüzde 47 oyla 341 milletvekiliyle TBMM'de temsil edilen ve tekrar tek baþýna iktidar olma imkanýný bulan AKP yönetimi, böyle bir uzlaþma zemini arayacaðý yerde kendisine göre bir çalýþma baþlatarak bugünkü aþamaya Türkiye'yi getirmiþtir.''
-''ANAYASA METNÝ TASLAÐI ÜZERÝNDE HERHANGÝ BÝR UZLAÞMA ZEMÝNÝ ARANMAMIÞTIR''-
Bahçeli, 2007 yýlý sonrasý 7 bilimadamýyla oluþturulan bir bilim kurulunun yeni bir anayasanýn yazýmýyla görevlendirildiðini belirterek, þöyle devam etti:
''Bu 7 bilimadamýnýn uzun çalýþmalarý, sonrasý Sapanca'da bulunan bir motelde AKP yönetimine sunulmuþ ve böylelikle bir anayasa deðiþikliði Türkiye'nin gündemine taþýnmýþ, ancak o günden bu güne kadar bu bilim adamlarýnýn hazýrlamýþ olduðu anayasa metni taslaðý üzerinde herhangi bir uzlaþma zemini aranmamýþ, tartýþma birden durdurulmuþ ve ötelenmiþ, belli bir süre geçtikten sonra bu taslakla baðdaþmayan ufak tefek benzerlikler içeren ama AKP yönetimi tarafýndan aniden TBMM'ne sunulan baþlangýçta 29 maddeyle yeni bir anayasa deðiþikliði yani 1982 Anayasasý üzerinde 17. deðiþikliði yapmak üzere bir paket sunulmuþtur. Bu Anayasa Komisyonu'na gelmiþtir, oradan hýzlý geçmiþ Genel Kurula sunulmuþtur mart ayý içerisinde.''
Bu anayasanýn deðiþikliði kapsamý hakkýnda baþta AK Parti milletvekillerinin dahi bilgi sahibi olduðu kanaatini taþýmadýðýný öne süren Bahçeli, þu görüþlere yer verdi:
''Bir avuç parti yöneticisi, Sayýn Baþbakan ve bir kýsým danýþma heyetiyle böyle bir deðiþiklik aniden Meclis gündemine getirilmiþ, hiçbir þekilde diyalog kurma, uzlaþma arama hiç yapýlmamýþ, siyasi partilerin varlýðý kabul edilmemiþ, onlar hiç dikkate alýnmayarak Sayýn Recep Tayyip Erdoðan Bey'in dayatmasýyla, þiddetli isteðiyle bir anayasa deðiþikliðiyle Türkiye muhatap kýlýnmýþtýr. Þimdi bu gerçek üzerinde durduðumuz vakit, bu anayasaya uzlaþmaya dayalý bir anayasa diyebilir miyiz aziz Trabzonlular? Bu anayasaya sizin anayasanýz, milletin anayasasýdýr diyebilir miyiz? Öyleyse bu anayasanýn bir adý olacaksa bu Recep Tayyip Erdoðan anayasasý ve AKP dayatmasýdýr.''
|