Tüm kavramlarý küçümsemeyi adet edinmiþ olan insanoðlu, zaman kavramýný hiçe saymaya hali hazýrda devam ediyor.
Ýnsanoðlunun tek sermayesinin yaþam ve zaman olduðunu akýl süzgecinden geçirirken, zamaný doðru kullanmayý yaþam çerçevesinde ihmal ediyoruz. Bir ay önce doðan ya da birkaç gün gecikmeyle doðan bebeðin saðlýk sorunlarýyla beraber doðduðunu, birkaç dakika önce kaçýrýlan uçakla ölümden dönüldüðünü, bir saniyelik minik hareketle ansýz bir kurþuna hedef olunduðunu ya da ýskaladýðýný, erken yaðan yaðmurun tarlayý mahsulsüz býrakacaðýný, söylenmemiþ itiraflarýn, bir sonraki saate ertelenen cevaplarýn, hayatýmýzý altüst edeceðini unutuyoruz. Ölümle yaþam arasýndaki ince çizgiyi belirleyen zaman, bir anlamda kader çizgimizi de belirler.Biz zamaný acýyarak kullanýrken, o bize acýmadan, akacaðý kaynaktan , gideceði yoldan þaþmadan , mola vermeden yürümeye devam eder.Onun iþi yürümek bizim iþimiz de onun peþinden takýlýp gitmektir.Ne onun önünde olmalýyýz, ne de arkasýnda yol almalýyýz.Onunla ayný safta yer almak durumundayýz.Zamanýn önünde yer almak, mevsimsiz açan çiçeðin kar bastýrýnca solmasýna, gerisinde kalmak ise, köhne bir mahzende çürüyen, açýða çýkmak için ona uzanan bir eli bekleyen renkli þiþelere benzer.Her iki durum güçsüzlük þarkýlarý söyleyen aciz seslere iþaret eder.Ýnsanoðlu ne yapýp edip, zamanýn sýký takipçisi olmak zorundadýr.Üstelik zaman; eþittir yaþamdýr.Yaþamýmýza kýymak ne ise zamanýmýzýn da hakkýný vermemek odur.Bizler zamaný anlamadan yaþarken ahlar, keþkeler ,tühler günlük hayatýmýzýn en çok kullanýlan kelimeleri oluverir.Kaçan balýðýn büyük olmasý bundandýr. Fýrsatlar denizinin sahilinde güneþlenebilmek için zamanýn deðerine önem vermeliyiz çünkü zaman, yaþamýn ta kendisidir.
|