|
Hangi ölümü anlatayým size. Ya da hangisinden baþlamak daha kolay olur. Hangisini anlatýrken daha az dizilir kelimeler boðazýma. Diyarbakýr’da ölen 13 þehidimiz mi, Norveç’in Oslo kentinde sapýk bir zihniyetin iþlediði doksanýn üzerindeki insanýn ölümüne neden olan bombalama olayýný mý, ya da harika ses Amy Winehouse mi?
Norveçliler, kurbanlarýn yasýný tutarken terörizmin nasýl bir þey olduðunu asla bilmiyorlardý. Ülkelerinde ilk defa böyle bir durumla karþýlaþmýþlardý. Oysa biz yýllarca alýþkýndýk her akþam bültenlerinde onlarca gencimizin ya da sivil vatandaþýmýzýn ölüm haberini duymaya. Norveç Baþbakaný Jens Stollenberg ölenler için düzenlene ayinde yaptýðý konuþmada, “Hayatýný kaybedenlerin her biri yeri doldurulamaz birer kayýptýr’’ demiþ. Doðru söylemiþ. Hayatýný kaybeden her can yeri doldurulamaz bir kayýptýr.
Ya bizler… Bizim kayýplarýmýza ne demeli?
Peki, içki ve alkol bataðý içinde boðulurken belki de öleceðini hiç aklýna getirmeyen Amy Winehouse ne demeli?
Uyuþturucu ve alkol baðýmlýsý olduðu bilinen ve psikolojik tedavi gören Ýngiliz þarkýcýnýn, yüksek dozda uyuþturucudan öldüðü iddia ediliyor.
Yani bazýlarý bile bile gidiyor ölüme, bazýlarý bilmeden veriyor canýný, bazýlarý da ölümü göze ala ala vatan için çýkýyorlar sahneye.
Ölüm hangi þartta kim için olursa olsun acý bir olay. Konuþacak baþka söze yer yok. Çünkü ölüm karþýsýnda bulunacak bir kelime yok. Ateþin düþtüðü yeri yakan acýsýndan baþka….
|