|
Kýþ bitince, cemreler içimize düþünce can sýkýntýsý yeni yetme ot gibi girer beynimize. Bahar gelince nedense hafif depresyon tatarýz. Bu duygu ‘’ yeter artýk sýkýldýk gri göklerden, bahar artýk gelsin ‘’demektir. Güneþin battýðý yerden sabahlar doðar ya; artýk sondasýndýr iþte, o doðuþu beklersin. Sýcak günleri beklersin, ümidi beklersin. Sýkýntýlarýn havada asýlý kalsýn istersin. Hayata sarýlabilmek için kapý arasýndan bir umut aralarsýn.
Yarýnlarýn ne getireceðini bilemeyiz. Kimse bilemez. Yarýnlara güvenle ve umutla bakmamýz lazým ama bunu söylerken de alt paragrafta anlatacaklarýma deðinmeden de yapamayacaðým.
Hani þu satýþ rekorlarý kýran, Amerikanvari beyin yýkayan kitaplarda anlatýlýr ya ‘’Düþünenin gücü’’diye… Neyi düþlersen onu yakalarsýn fikrine çok sýcak bakamayacaðýmý söylemek istiyorum. Umut etmek, sadece yaþama sarýlmak için sonu belli olmayan dünyamýza bir kandil yakar. O kitaplarda anlatýlanlarda kaderi deðiþtirmek sanki bizim elimizdeymiþ gibi sunuluyor. Ýyi düþünmek, iyi kaderler getirmiyor. Hatta aptallýðýmýza doymayalým diye bir de polyanacýlýk tutturmuþlar. Doðrusu bu düþüncede olan yazarlara çizerlere hayretle bakýyorum. Onlar köþeye sýkýþmýþ, bunalmýþ insanlara fallardan büyülerden arta kalan benzer yalanlar sunuyorlar. Kaderi düþünce gücüyle deðiþtiremezsiniz. Sadece baþýnýza geleni daha sabýrlý maðrur ve aklý baþýnda karþýlamak için düþünce gücünüzle biraz daha kendinize telkinde bulunmuþ olursunuz. Daha az delirir, daha az sinir harbine girer, kendinizle daha az çatýþmaya düþer, duruma göre daha aklý baþýnda kararlar alýrsýnýz. Düþündüðümüz için kýþ gelmez, güneþ batmaz, karanlýklar aydýnlýklara bulanmaz. Gelen gelir, giden gider. Zaman olgusunda olanlar olur. Neye ne kadar hazýrsak, baþýmýza da o kadarý gelir.
Tüm bunlarý sizlerle paylaþýrken gri gökyüzündeki bulutlar daðýlmadan öylece gülümsüyorlar. Þakasý bol olan hýnzýr çocuk gibi can sýkýntýsýný daha da artýrýyorlar. Mevsimsel duygu durumu deyip güneþli günleri bekliyorum. Herkes gibi.
|