|
Ölüm ansýzýn gelebilen bir olgudur. Çalýþýrken, eðlenirken, gezerken, çalýþýrken ölüm kapýmýza gelip dayanýr. Otobüste veya sokakta hiç tanýmadýðýmýz bir yardýmsever vatandaþýn kollarýnda veya evinde ölebiliriz.
Aile için bir travma olan ölüm, kaldýrýlmasý ve alýþýlmasý zor bir süreçtir. Bir de ölenin arkasýndan konuþup kiþiyi karalamak insancýl bir davranýþ deðildir.
Bir arkadaþýnýn evinde ölen ünlü sunucu Defne Joy Foster bu acýmasýz ve insancýl olmayan davranýþýn pençesine düþmüþ, ölümüyle herkesi üzmüþ, basýnda çeþitli polemiklere neden olmuþtur.
Ýnsanýn baþkasýnýn evinde ölmesi onun adýný karalamayamaz. Önemli olan kiþinin nasýl yaþadýðýnýn deðerlendirilmesinin yapýlabilmesidir. Kaldý ki ölen kendi savunmasýný yapamayacaðý için zaten olayý baþtan bir sýfýr yenik bitirmiþtir. Dinimiz de ölenin arkasýndan konuþulmasýný bir çeþit dedikodu saymýþ ve kul hakký baðlamýna almýþtýr. Günahý da sevabý da irademize yükleyen Ýslam dini kul hakký konusunda araya yaratýcýyý koymamýþ ve hak alýp vermeyi kiþilere býrakmýþtýr.
Bu denli aðýr bir külfeti bulunan kul hakký beyinlere dank etmeli ve söylemler bu yönde gerçekleþmelidir.
Ayrýca bizim ne olacaðýmýz belli mi? Kader herkes için kapalý bir kutudur.
Nasýl yaþarsak öyle ölürüz, nasýl ölürsek öyle diriliriz diyor ve yine de son sözün yaratýcýnýn elinde olmasýna dikkat çekmek istiyorum. Tabi bu sözlerim inanlar için…
|