|
Çocukluðumuzun meþhur sanatçýsý Cem Karaca’nýn söylediði bir þarký vardý hani hatýrlarsýnýz;
‘’Ben bir ceviz aðacýyým Gülhane Parký’nda
Ne sen bunun farkýndasýn ne de polis farkýnda’’
diye…Sözler Nazým Hikmet ‘e ait. O yýllarýn en güzel þarkýlarýndan biriydi. Eskiden beri bu þarkýyý içli ve hüzünlü bulur, kimsenin fark etmediði ceviz aðacýna içten içe yanardým. Yanmamak lazýmmýþ. Farkýndalýðý fark etmeyenlerin duyduklarý o hüznü geçenlerde yeniden yaþadým. Çok deðil bundan birkaç gün önce Gülhane Parký’nda çürüyen dev bir çýnar aðacý 3 kiþinin üzerine devrildi. Olayda ABD vatandaþý bir kadýn hayatýný kaybetti, 2 kiþi de yaralandý. Hayata nefes veren asýrlýk çýnar aðacý , ülkemize gezmek için gelmiþ olan bir hayatýn Azrail’i oldu. Onun ömrü bu ülkede sonladý. Kader iþte…Üstelik o gün fýrtýna da yoktu, deprem de, sel de. Sýradan, alelade bir gündü. Demek ki aðaç son demlerini yaþýyordu. Yýkýldý yýkýlacak gibi duruyor, ömrünün sonlanmasý için minicik bir hamleyi bekliyordu. Bekli de týpký Nazým Hikmet’in þiirinde dediði, Cem Karaca’nýn aðzýndan haykýrýp þarký söyler gibi ’Ben bir ceviz aðacýyým Gülhane Parký’nda
Ne sen bunun farkýndasýn ne de polis farkýnda’’diyordu. Kimse farkýna varamadý zaten. Öylece sessizce devrildi. Yaþý hakkýnda bir bilgisi yoktu aðacýn. Zaten yaþýný, durumunu, en küçük bir fýrtýna da bile devrilme olasýlýklarýný kontrol edenler var mýydý bu da belli deðil.
Peki ya diðer aðaçlar? Onlarýn durumu ne? Onlar da þarkýda baðýran ceviz aðacý gibi ‘’Biz kimseyi öldürmek istemiyoruz bizi fark edin ‘’diye baðýrýyorlar mý? Ýçlerinden kesilmesi, budanmasý gereken yok mu? Kontrolleri yapýldý mý? Baþka canlarýn baþýna rüzgarsýz devrilmeyi mi bekliyorlar yoksa. Kaç yýl daha Gülhane’de çakýlý kalýp, önlerinde yükselen sarayý gözleyecekler. Kim bilir?
|