“Futbol takýmý tutar gibi siyasi parti tutulmaz” diyen Baþbakan Erdoðan, “Biz þu anda genel seçim yapmýyoruz. Biz þu anda halk oylamasý yapýyoruz. Bu halk oylamasýnda partilerin amblemleri oylanmayacak. Bir taraftan bembeyaz 'evet', bir tarafta 'kahverengi'. Ben diyorum ki o bembeyaz 'evet'le ak sayfa açacaðýz. Bembeyaz bir sayfa açacaðýz. Burada AK Parti'yi oylamayacaksýnýz. Burada muhalefeti oylamayacaksýnýz. Burada kendinizin geleceðini oylayacaksýnýz. Çocuklarýnýzýn geleceðini oylayacaksýnýz. Özürlü yavrularýmýzýn geleceðini anayasal teminat altýna alacaksýnýz. Çetelere avukatlýk yapanlarýn karþýsýnda duracaksýnýz” dedi.
Bazý siyasi partilerin çetelere avukatlýk yaptýðýný ve bunun boþuna olmadýðýný söyleyen Erdoðan, “Darbe senaryolarýna bunlarýn çanak tutmasý boþuna deðil. Bunlarýn 27 Nisan bildirisinin altýna imza atmalarý boþuna deðil. Milletten teveccüh göremeyenler, milletten yüz bulamayanlar, çetelerden gidip medet umuyorlar, hukuksuzluktan, þantajdan, tehditten, iftiradan medet umuyorlar. Artýk öyle yaðma yok, bitti o iþ. Milletin emanetine sahip çýkan bir AK Parti var. Artýk yetimin hakkýný koruyan, kuruþun hesabýný soran bir AK Parti var'' diye konuþtu.
”SÝYASETTE DÜRÜST, ÝLKELÝ, TUTARLI, SORUMLU OLUNMALI”
Baþbakan Erdoðan, siyasette dürüst, ilkeli, tutarlý, sorumlu olunmasý gerektiðini vurgulayarak, konuþmasýný þöyle sürdürdü:
''Tekirdaðlýlarýn çok güzel bir sözü var: 'Acem kýlýcý gibi iki tarafý keser'... Bunlara bakýyorsun, Batman'a gidiyor 'genel af' diyor. Öyle mi? Ankara'ya geliyor, hemen çark ediyor. Tunceli'ye gidiyor, orada 'genel af' satýyor, Kayseri'ye gidiyor çark ediyor. 'Onu demek istemedim' diyor. Ýstanbul'a gidiyor, baþörtüsünü, çarþafý tezgaha sürüyor, çarþaflýlara rozet takýyor. Sonra bir de bakýyoruz ki çarþaflý vatandaþýmý, kardeþimi otobüsten atýyor.
"EÐER SAMÝMÝYSEN BUGÜNDEN TEZÝ YOK BÝRLÝKTE ÇÖZELÝM"
Bir de bunlar bu arada yeni bir þey daha baþlattýlar. Þimdi 'Baþörtü meselesini ben hallederim' diyor. Ýnandýnýz mý? Bu arada herkes baþladý vurmaya. 'Nasýl halledeceksin falan'. 'Efendim tasarýmcýya göndeririz' Þimdi olgunlaþtýrma enstitüsünde çalýþmalar yapýlýyor. Acaba bu baþörtüsünün rengi nasýl olsun, renkleri nasýl olsun, alttan mý baðlansýn, bone türü mü olsun, þöyle mi böyle mi olsun. Bu nasýl özgürlük? Sen bunu diðer kýzlarýmýz için de ayný þekilde belirliyor musun? Onlar için de streç pantolon mu olsun, þalvar mý olsun, askýlý mý askýsýz mý olsun, bu tür þeyler de söylüyor musun? Onun da sipariþini verdin mi? Yani seninle eðitim, inanç özgürlüðünü konuþuyoruz. Eðer dürüst ve samimiysen 13 Eylül gününden daha erkeni yok, bugünden tezi yok. Biz hazýrýz. Hemen birlikte oturalým, kararý verelim, adýmý atalým. Dürüst ol dürüst. Ýnsanýn aðzýndan söz bir kere çýkar, sonra patinaj yapmaya baþlamaz, farklý farklý konuþmaz. Siyasette karaya kara, aka ak diyeceksin. Karaya ak, aka kara denmez. Benim vatandaþým da bunu yutmaz.''