Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan Dörtyol'da yaþanan gerginliklere karþý saðduyu çaðrýsý yaptý. Muhalefetin sokaklarý kýþkýrttýðýný savunarak ilçeye gitmek isteyen BDP'ye yüklenerek 'sen polis misin?' diye seslendi.
2010-07-31 - 17:35
AK Parti Genel Baþkaný ve Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, ''(BDP) Çýkýyor, bir konvoyla beraber Dörtyol'a gelecekmiþ. Ne yapacaksýn sen Dörtyol'a gelip? Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mý kaldý bu iþ? Býrak ilgililer yapsýn bunu. Ýlgililer yapsýn, sen iþine bak'' dedi.
Erdoðan, Emlakbank Evleri Kavþaðý'nda partisince düzenlenen mitingde yaptýðý konuþmada, Hatay'ýn Türkiye'nin ve dünyanýn gözbebeði olduðunu söyledi. Dünyanýn neresine gittiyse orada Hatay'ý anlattýðýný ifade eden Erdoðan, dünyada eþi benzeri olmayan bir hoþgörü þehri olan Hatay'ýn farklýlýklarýn kardeþlik içinde yaþadýðý, dayanýþma içinde yaþadýðý örnek bir þehir olduðuna iþaret etti.
Hatay'daki Habib-i Neccar Camisine ismini veren kiþiden Yasin suresinde bahsedildiðini vurgulayan Erdoðan, þöyle konuþtu:
''Habib Neccar, bizim peygamberimizden önce, Ýslam'dan önce yaþamýþ, bir Hristiyan'dý, deðerli bir Hristiyan'dý. Habib-i Neccar Camisi, Anadolu'da yapýlmýþ ilk camidir ve çok ilginçtir, caminin adýný taþýdýðý kiþi bir Hristiyan'dýr. Ýþte biz böyle bir medeniyetin mensuplarýyýz. Ýþte biz böyle engin bir hoþgörü medeniyetinin, böyle kucaklayýcý bir sevgi medeniyetinin mensuplarýyýz. Bin yýldýr bu topraklarda, camiler, kiliseler, havralar ayný sokak içinde, yan yana, barýþ içinde var oldular. Komþumuza hangi dinin mensubudur diye bakmadýk. Arkadaþlarýmýzýn mezhebini soruþturmadýk. Kimseyi etnik kökeniyle deðerlendirmedik. Zira biz, Yunus'un deyimiyle, yaratýlaný, Yaradan'dan ötürü sevdik. Herkesi önce insan olarak gördük, herkesin temel haklarýný kutsal bildik, her türlü farklýlýðý zenginlik olarak kabullendik.''
''HÝÇ KÝMSE ÖFKEYLE HAREKET ETMESÝN, ÞÝDDETE BAÞVURMASIN''
Erdoðan, Hatay üzerinde bugünlerde bazý oyunlar oynanmak istendiðini belirterek, Dörtyol'da bir polis otosuna düzenlenen saldýrýda 4 polisin þehit edildiðini hatýrlattý. Þehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine, yakýnlarýna, polis teþkilatýna bir kez daha baþ saðlýðý dileyen Erdoðan, polisin, askerin ve tüm güvenlik güçlerinin hainleri bulmak noktasýnda son derece özverili þekilde çalýþtýðýndan herkesin emin olmasýný istedi.
Terörün bugüne kadar hiçbir emelini gerçekleþtiremediðine iþaret eden Erdoðan, ''Bundan sonra da Allah'ýn izniyle gerçekleþtiremeyecek. Hiçbir hedefine ulaþamayacak. Kahraman polisimiz, kahraman Mehmetçiðimiz bu hainlere vatan topraklarýný cesaretle savunarak en güzel cevabý vermeye devam edecek'' dedi.
Terör örgütünün sadece güvenlik güçlerine saldýrmakla kalmadýðýný, ülkenin kardeþliðine, bu birlik ve bütünlüðüne kastettiðini, ülke topraklarýna nifak tohumlarý, fesat tohumlarý ekmek istediðini vurgulayan Erdoðan, ''Biz Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ýyla, Laz'ýyla, Gürcü'süyle, Boþnak'ýyla, Roman'ýyla, hep birlikte yaratýlaný Yaradan'dan ötürü seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, kardeþiz. Benim polisime silah sýkan el ne derece hainse alçaksa vahþiyse, teröristse, kusura bakmayýn, cam çerçeve indirenler de ayný durumdadýr'' diye konuþtu.
Terör örgütünün, gençleri sokaða dökmek, milleti galeyana getirmek ve arbede istediðine dikkati çeken Erdoðan, ''Ýþte onun için, öfkesine hakim olamayýp sokaða dökülen, camý çerçeveyi indiren, polis araçlarýna, karakollara dahi ateþ açanlar, polis araçlarýný ateþe verenler sivil araçlarý ateþe verenler terör örgütünün tuzaðýna düþüyorlar. Öfke gelir, göz kararýr. Öfke gider, yüz kýzarýr'' dedi.
''BU TUZAÐA DÜÞMEYÝN, BU OYUNA GELMEYÝN''
Erdoðan, bu günlerin gelip geçeceðini ve bin yýldýr olduðu gibi yine yüz yüze bakýlacaðýný, bin yýldýr olduðu gibi, ebediyen bir arada yaþanacaðýný ifade ederek, þöyle devam etti:
''Ben, Hataylý kardeþimin, Hatay'ýn ilçelerindeki tüm kardeþlerimin, tüm vatandaþlarýmýn uyanýk olmasýný, dikkatli olmasýný rica ediyorum. Tekrar ediyorum: Terör örgütü, nümayiþ olsun istiyor, halk sokaða dökülsün, hak hukuk tanýmasýn istiyor. Kesinlikle bu oyuna gelmeyelim. Terör örgütü sizin öfkelenmenizi, hiddetlenmenizi istiyor, lütfen saðduyudan ayrýlmayýn. Terör örgütü, sokaklarý bir çatýþma alanýna, bir kaos ortamýna çekmek istiyor, lütfen bu tuzaða düþmeyin. Kim ki eline taþý alýr, komþusuna, komþu sokaða, komþu mahalleye fýrlatýrsa, emin olun o kaybetmiþtir, o terör örgütünün tuzaðýna düþmüþtür. Kim ki komþusuna husumetle bakarsa, kem gözle bakarsa, o, terör örgütünün kirli senaryosunda figüran olmuþtur. Bu oyuna gelmeyin.
Güvenlik güçlerimiz, mülki amirlerimiz, valimiz, kaymakamlarýmýz, yerel idarecilerimiz gerekeni yapýyorlar. Lütfen hiç kimse kendisini polis yerine koyup, kendisini hakim savcý yerine koyup, öfkeyle hareket etmesin, þiddete baþvurmasýn.''
''ALTINDAKÝ KOLTUÐU SAÐLAMA ALMAK UÐRUNA SOKAKLARI GERMEYE DEÐER MÝ?''
Erdoðan, terör saldýrýlarýnýn, olaylarýn zamanlamasýna da dikkat çekmek istediðini dile getirdi ve Türkiye çok önemli bir halk oylamasýnýn arefesindeyken saldýrýlarýn yapýldýðýný, olaylarýn meydana geldiðini söyledi.
Baþbakan, þunlarý söyledi:
''Türkiye, geleceði adýna, demokrasi adýna, özgürlük adýna çok önemli bir kararýn arefesindeyken, birileri sokaklarý tahrik etmeye çalýþýyor. Bu bir senaryodur sevgili Hataylý kardeþlerim, bu kirli bir oyundur, bu sinsi bir tuzaktýr.
Ne yazýk ki, böyle bir dönemde, böyle hassas bir dönemde saðduyu çaðrýsý yapmasý gereken, ben saðduyu çaðrýsý yapmasý gereken, sorumlu açýklamalar yapmasý gereken muhalefete sesleniyorum: 'Siz tam tersine sokaklarý daha da kýþkýrtmanýn peþindesiniz'. Geçen gün Ýngiltere Baþbakaný buradaydý. Ne dedi biliyor musunuz? 'Biz terörle mücadeleyi muhalefetle beraber yaptýk' dedi. Ýspanya Baþbakaný ayný þeyi söyledi. Bizde ise muhalefet, 'Ýktidar yýpransýn, ülke kaybetsin önemli deðil, ama biz kazanalým' diye hesap yapýyor. Böyle 3-5 kuruþluk hesabýn içine girme. Bu tür hesaplarýn içine girdikçe benim Hataylý kardeþim hiçbir zaman sana sandýkta evet demeyecek. Altýndaki koltuðu saðlama almak uðruna sokaklarý germeye deðer mi? Sýrf þahsi hýrslarýný tatmin etmek uðruna, gençleri tahrik etmeye, kýþkýrtmaya deðer mi? AK Parti'yi karalayacaðým, AK Parti'yi suçlayacaðým, itham edeceðim diyerek terör örgütünün oyunlarýna gelmeye deðer mi?''
''BUNLARIN MANTIÐI ÞU: AK PARTÝ KAZANMASIN DA, ÜLKEYE NE OLURSA OLSUN''
''Terör örgütü Þemdinli'den vuruyor, Çukurca'dan vuruyor, Reþadiye'den vuruyor, Samsun'dan vuruyor, Dörtyol'dan vuruyor; eþ zamanlý olarak muhalefet partileri Ankara'dan taarruza geçiyor'' diyen Erdoðan, BDP'nin, saðduyu çaðrýsý yapmasý gerekirken, Dörtyol'daki olaylarý adeta fýrsat bilerek, bunu kendisini için bir ranta çevirmek gayesiyle, gerginliði artýracak sorumsuzca açýklamalar, sorumsuzca eylemler yaptýðýný ifade etti. Erdoðan, sözlerini þöyle sürdürdü:
''Çýkýyor, bir konvoyla beraber Dörtyol'a gelecekmiþ. Ne yapacaksýn sen Dörtyol'a gelip? Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mý kaldý bu iþ? Býrak ilgililer yapsýn bunu. Ýlgililer yapsýn, sen iþine bek. Sen demokratik yollardan iktidara gelmenin yolunu ara, antidemokratik yollardan deðil. Önce bir defa demokrasiyi kendine sindir, bunu benimse. Daha bunu benimseyemedin.
MHP, Dörtyol'daki gerginliði bir fýrsat gibi görüyor. Buradan kendisine rant devþirmenin fýrsatçýlýðýna giriþiyor. CHP, gerginliði yatýþtýrmak yerine, bu kargaþadan, bu kaostan ne koparabilirim diye o da meseleye bakýyor, sokaklarý daha da tahrik etme gayreti içine giriyor.
Bunlarýn mantýðý þu: 'AK Parti kazanmasýn da, ülkeye ne olursa olsun. AK Parti baþarýlý olmasýn da, millete ne olursa olsun. AK Parti yýpransýn da, bu ülke, bu millet kaybederse kaybetsin'. Ben de bunun tam tersini söylüyorum. Hatay'dan, Hataylý kardeþlerimin içinden söylüyorum: Þehidimin bir damla kanýna, bir karýþ vatan topraðýna býrakýnýz iktidarý, bütün varlýðýmýzý feda etmeye hazýrýz. Biz buyuz. ama bu terör 26 yýldýr bu ülkede var. Bunun 7 yýlýnda biz iktidardayýz. Peki 19 yýlda bu terör ne oldu?''
''ANAYASA DEÐÝÞÝKLÝÐÝNE HAYIR DÝYECEK MUHALEFETÝN KAFASI KARIÞIK. ESASEN BUNLARIN BÝR ANA FÝKRÝ BÝLE YOK. BUNLAR GÝRÝÞÝ, GELÝÞMEYÝ, SONUCU BÝRBÝRÝNE KARIÞTIRMIÞ DURUMDALAR''
AK Parti Genel Baþkaný ve Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, ''CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü hepsi bir araya toplanmýþlar, kime karþý, milletin anayasasýna evet diyenlere karþý. Soruyorum size, bu ittifaktan Türkiye menfaat saðlayabilir mi? Bunlar, memleketin hiçbir meselesinde bir araya gelmezler, ama bugün bu deðiþikliðe karþý çýkýyor, þerde ittifak ediyorlar'' dedi.
Emlakbank Evleri Kavþaðý'nda partisince düzenlenen mitingde vatandaþlara hitap eden Erdoðan, Medeniyetler Ýttifaký zirvelerinde Hatay'ý tüm dünyada örnek olarak gösterdiðini ve dünya ülkelerine Hatay'ý iþaret etmeye devam edeceðini söyledi.
Atatürk'ün ''Hatay benim namusumdur'' dediðini anýmsatan Erdoðan, ''Biz de diyoruz ki Hatay bizim namusumuzdur, Hatay bizim gururumuzdur, Hatay bizim övünç kaynaðýmýzdýr'' diye konuþtu.
Baþbakan Erdoðan, 12 Eylül 2010 tarihinde Türkiye'nin, geleceði ve çocuklarý için son derece önemli bir karar vereceðini vurgulayarak, Hataylýlardan uyanýk olmalarýný, her türlü tahrike, kýþkýrtmaya karþý dikkatli olmalarýný rica etti.
''12 Eylülde darbelerin anayasasýna dur diyecek, milletin anayasasýna evet diyeceðiz'' diyen Erdoðan, meydanda Eðitim-Bir-Sen Hatay þubesi tarafýndan asýlan ''Nikah masasýnda bile bu kadar iþtahla evet dememiþtim'' pankartýna atýfta bulunarak, ''Bu arkadaþlar çok zeki, 12 Eylülde nikah masasýna oturacaðýz. Milletin anayasasýyla kim nikah ahdetmez, darbe anayasasýna evet kim diyebilir'' diye konuþtu.
''ÞERDE ÝTTÝFAK EDÝYORLAR''
"Anayasa deðiþikliðine CHP, MHP, bir kýsým medya, karanlýk ortamdan medet uman çeteler, vesayet düzeninin devamýndan yana olan þebekeler, statükoya, vesayete sýrtýný dayamýþ, tuzu kuru seçkinlerle terör örgütünün karþý çýktýðýný" söyleyen Erdoðan, þunlarý kaydetti:
''CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü hepsi bir araya toplanmýþlar, kime karþý, milletin anayasasýna evet diyenlere karþý. Soruyorum size, bu ittifaktan Türkiye menfaat saðlayabilir mi? Bunlar, memleketin hiçbir meselesinde bir araya gelmezler. Bunlar demokrasiden kaçar, özgürlükten kaçar, milletin yararýna olacak ne varsa ondan kaçarlar. Ama bugün, milletin ufkunu açacak, ülkenin vizyonunu güçlendirecek bu deðiþikliðe karþý çýkýyor, þerde ittifak ediyorlar.
Ben, Hatay'da özellikle CHP'ye oy vermiþ kardeþimi CHP yönetiminden, MHP'ye gönül vermiþ kardeþlerimi MHP yönetiminden ayrý tutuyorum. Ne yazýk ki CHP de MHP de BDP de kendi kitlelerinin iradesini yansýtmýyor, kendi kitlelerine kulak vermiyorlar. Dikkat edin. Bunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kendi milletvekillerine, kendi arkadaþlarýna güvenemediler. Onlara oy kabinine girme müsaadesi vermediler. Niye? Olur ki vicdanýnýn sesini dinler, gelir de oy kabininde bu anayasa deðiþikliðine evet der diye. Þimdi çýkmýþ, milletten hayýr demesini istiyorlar. Þimdi milletin vekiline deðil, aslýna diyorsun ki oy kabinine git. Ben inanýyorum ki milletin kendisi ben 'anayasama evet' diyorum diyecek, darbe anayasasýna evvelallah hiçbir zaman evet demedi, demeyecek. Anayasa deðiþikliðine hayýr diyecek muhalefetin kafasý karýþýk. Esasen bunlarýn bir ana fikri bile yok. Bunlar giriþi, geliþmeyi, sonucu birbirine karýþtýrmýþ durumdalar.''
''ANAYASA METNÝYLE YEMEK KÝTABINI BÝRBÝRÝNE KARIÞTIRIYORLAR''
CHP Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu'nun Malatya'da ''Anayasa deðiþikliði kayýsýya çare olacak mý?'', Ordu'da 'Anayasa deðiþikliði fýndýða çare olacak mý?'' diye sorduðunu hatýrlatan Erdoðan, ''Yarýn öbür gün buraya, Hatay'a gelirse, eminim size de þunu soracaktýr, 'Bu Anayasa deðiþikliði Hatay künefesine çare olacak mý?' Böyle bir liderlik, genel baþkanlýk olur mu? Sen ne anlarsýn Hatay künefesinden? Bu anayasa deðiþikliðine sokulur mu? Çünkü bunlar anayasa metniyle yemek kitabýný birbirine karýþtýrýyorlar'' dedi.
Baþbakan Erdoðan, Cemil Meriç'in Hataylý olduðunu ve Hatay'dan çýkmýþ çok büyük bir düþünür olduðunu ifade ederek, Meriç'in muhalefet partilerini tarif eder nitelikte, ''Onlar Türkiye'nin insanýndan þikayetçi. Ýnsanýndan, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok...'' sözünü söylediðini belirterek, þöyle konuþtu:
''Evet. Bunlarýn aynaya dahi tahammülleri yok. Çünkü aynaya bakarlarsa baþörtüsü konusundaki tutarsýzlýklarýný görecekler. Ne diyor, 'baþörtüsü konusunu biz hallederiz' diyorlar. Ciddi ol, dürüst ol, bu sululuklarý artýk milletim affetmiyor. Baþýný örterek üniversiteye gitmek isteyen yavrularýmýz için parlamentodan 411 oy çýkardýk. Bunu Anayasa Mahkemesine kim götürdü, CHP götürdü. Senin de bunun altýnda imzan yok muydu? Þimdi hangi yüzle bunu söylüyorsun, bu milleti enayi yerine koymaya kimsenin hakký yok, bu milletin ferasetiyle dalga geçmeye kimsenin hakký yok. Onun için 12 Eylül onlara ders vermenin, özgürlüklerin günü.
Eðer bunlar aynaya bakarlarsa, Tam Gün Yasasýný iptal ettirerek milleti nasýl maðdur ettiklerini görecekler. Bunlar aynaya bakarsa, 367 saçmalýðýna sahip çýktýklarýný, çetelere avukatlýk yaptýklarýný görecekler.''
AK Parti Genel Baþkaný ve Baþbakan Erdoðan, Danýþtay'ýn 1990'lý yýllarda Türk Telekom'un özelleþtirilmesine izin vermediðini ve bundan dolayý Türkiye'nin tam 25 milyar dolar zarar ettiðini ifade ederek, bu zararýn bedelinin millete ödettirildiðini söyledi.
AK Parti iktidarý döneminde Danýþtay'ýn yasalara aykýrý olarak geç karar vermesinin bedelinin de bazý ihalelerde yaklaþýk 3 milyar dolarý bulduðunu belirten Erdoðan, Danýþtay'ýn Ýzmir Limanýyla ilgili görüþünü tam 30 ay beklettiðini ve bu yüzden Türkiye Hazinesinin 1,5 milyar dolar kaybettiðini anlattý.
Danýþtay'ýn, Saðlýk Bakanlýðýnýn internet sitesinde Tam Gün Yasasýyla ilgili yayýmladýðý görüþüne de ''ýþýk hýzýyla'' karar verdiðini ve uygulamayý durdurduðunu dile getiren Erdoðan, ''Anayasa deðiþikliðiyle bu dönem artýk sona eriyor. Tuzu kuru bürokratlarýn millete bedel ödetme, millete fatura ödetme devri kapanýyor. Anayasa deðiþikliði ile yargýdaki ideolojik kamplaþmaya, kast sistemine, kapalý devre dönemine son vereceksiniz'' dedi.
ANAYASA DEÐÝÞÝKLÝÐÝ MADDELERÝ
Suriye ile vizelerin kaldýrýldýðýný, AK Parti iktidarý döneminde birçok sýnýr kapýsýnýn açýldýðýný ve bu yolla Hatay'ýn ekonomisinin canlandýðýný söyleyen Erdoðan, anayasa deðiþikliðiyle vergi borcu olduðu gerekçesiyle yurt dýþýna çýkma yasaðý uygulamasýnýn da sona erdiðini kaydetti.
Anayasa deðiþikliði ile kadýnlara pozitif ayrýmcýlýk yapýldýðýný, kadýn haklarýnýn daha üst seviyelere taþýndýðýný, iþçi, memur, emekli haklarýnýn korunduðunu, hak mücadelesine güç katýldýðýný anlatan Erdoðan, yine deðiþiklikle çocuk istismarýnýn önüne geçildiðini, yaþlýlarýn, özürlülerin, þehit eþ ve çocuklarý ile gazilerin haklarýnýn geniþletildiðini, bu kesimlere yönelik yeni hizmetlerin önünün açýldýðýný ifade etti.
Devlet dairesindeki iþlerin daha kolay ve rahat yapýlmasý için, ''bugün git, yarýn gel'' zihniyetinin deðiþtirilmesi için düzenlemeler yapýldýðýný, Kamu Denetçiliði Kurumunun kurulacaðýný ve vatandaþlarýn mahkemeye gitmeden, kamu denetçisine giderek, þikayetlerini ileteceðini, çözüm bulacaklarýný vurgulayan Erdoðan, Anayasa Mahkemesinin de bireysel baþvuru hakký getirilerek, ''Türkiye Ýnsan Haklarý Mahkemesi''ne dönüþtürüleceðini kaydetti.
Hatay'a eðitim, saðlýk, adalet, emniyet, ulaþým, konut gibi alanlarda çok büyük ve tarihi nitelikte yatýrýmlar kazandýrdýklarýný, Hatay'daki sulanabilir arazileri geniþletmek için 3 büyük proje yürütüldüðünü ifade eden Erdoðan, Büyük Karaçay Barajý projesinin yüzde 25'inin tamamlandýðýný, projenin 2013 yýlý sonunda bitirileceðini, Reyhanlý Barajý için Mart ayýnda ihale yapýldýðýný, 15 gün içinde de Reyhanlý Barajý'nýn temellerinin atýlacaðýný, bu proje ile de 11 bin kiþiye iþ imkaný doðacaðýný belirtti.
Erdoðan, Hatay'daki üçüncü büyük projenin de Türkiye ile Suriye arasýndaki Asi nehri üzerinde iki ülkenin ortak inþa edeceði Dostluk Barajý olduðuna iþaret ederek, baraj inþaatýna bu yýlýn sonunda baþlanacaðýný bildirdi.
Bu üç proje ile Orta Ceyhan Projesi'nin ilerlediðini kaydeden Erdoðan, projeler tamamlandýðýnda Hatay'ýn sulanabilir arazilerinin yüzde 95'inin suya kavuþacaðý bilgisini verdi.
AK Parti Genel Baþkaný ve Baþbakan Erdoðan, AK Parti iktidarý döneminde Hatay'a yapýlan yatýrýmlarý anlattý.
12 Eylülün Türkiye ve Hatay için bir milat olacaðýný belirten Erdoðan, ''Gelin hep birlikte evet diyelim, bembeyaz yeni bir sayfa açalým. Her evet demokrasiye davettir. Her evet adalete davettir. Her evet özgürlüðe davettir, hukuka davettir'' dedi.
Erdoðan, meydanda toplanan vatandaþlarýn Ramazan ayýný da kutladý.
HATAY'DA ORTAK AÇILIÞ TÖRENÝ
Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, ''Kadýn-erkek fýrsat eþitliði diyoruz. Haklar konusunda eþitlik diyoruz. Yoksa fiziki eþitlikten bahsetmiyoruz. Kadýn-erkek fiziki olarak hiçbir zaman eþit olamaz. Bu mümkün deðil. Mümkün olur mu? Erkek erkektir, kadýn kadýn. Ama bunlar birbirinin tamamlayýcýsýdýr'' dedi.
Baþbakan Erdoðan, Hatay'da Þehit Süleyman Yýlmaz Lisesi, Þehit Ömer Faruk Adaþ Ýlköðretim Okulu ve Þehit Mustafa Dolunay Anaokulu ile Hatay'ýn ilçelerinde bulunan toplam 15 okulun resmi açýlýþ törenine katýldý.
Erdoðan, törende yaptýðý konuþmada, bugün açýlýþý yapýlan okullarda toplam 330 derslik bulunduðunu ve bu okullarýn 23 milyon TL'ye mal olduðunu bildirdi. Erdoðan, ''Tüm bunlar insanýmýzýn hayat standardýný yükseltecek, cehaletle mücadelede bizi baþarýlý kýlacak adýmlar'' dedi.
Türkiye'nin kalkýnmasý için AK Parti Hükümeti'nin 4 temel unsur konusunda adýmlar attýðýný kaydeden Erdoðan, bu alanlarýn adalet, saðlýk, eðitim ve güvenlik olduðunu söyledi.
Hükümet'in bu alanlarda attýðý adýmlardan örnekler veren Erdoðan, þöyle konuþtu:
''Saðlýkta Türkiye'nin dört bir yanýnda hastanelerimizde artýk insanca saðlýk hizmeti veriliyor, tedaviler gerçekleþtiriliyor. Hastanelerde koðuþ sisteminden tek odalý, çift odalý banyolu tuvaletli odalara geçiþ yaptýk. Önceden böyle bir sistem yoktu. Saðlam girseniz hastanelerden hasta çýkardýnýz. Böyle bir durum vardý. Ama þimdi sistem deðiþti. Vatandaþlar tedavinin yaný sýra ilaçlarýný da çok rahat bir þekilde alýyor.''
Ýlköðretimde erkek öðrencilere 20, kýz öðrencilere 25 lira, ayný þekilde orta öðretimde erkek öðrencilerE 35 lira, kýz öðrencilere de 45 lira destek verdiklerini anlatan Erdoðan, þöyle devam etti:
''Bu yardýmý, bu desteði anneye veriyoruz, babaya deðil. Ýþte kadýn-erkek eþitliðinin istismarýný yapanlara söylüyorum. Bak bu sadece bir tanesi. Biz burada anneyi ön plana çýkarýrken þefkatte anne, babaya göre daha farklý olduðu için bu adýmý, bu tercihi yapýyoruz, istismarýný deðil. Cennet annelerin ayaklarý altýna boþuna konmadý. Kadýn-erkek fýrsat eþitliði diyoruz. Haklar konusunda eþitlik diyoruz. Yoksa fiziki eþitlikten bahsetmiyoruz. Kadýn-erkek fiziki olarak hiçbir zaman eþit olamaz. Bu mümkün deðil. Mümkün olur mu? Erkek erkektir, kadýn kadýn. Ama bunlar birbirinin tamamlayýcýsýdýr. Her ikisi bir arada olduðu zaman birbirini tamamlar ve o zaman aile meydana gelir.''
Baþbakan Erdoðan, konuþmasýnýn ardýndan Milli Eðitim Bakaný Nimet Çubukçu, Ýçiþleri Bakaný Beþir Atalay, Adalet Bakaný Sadullah Ergin, AK Parti Genel Baþkan Yardýmcýsý Ömer Çelik, TOKÝ Baþkaný Erdoðan Bayraktar, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz ve milletvekilleri ile kurdele keserek okullarýn ortak açýlýþýný yaptý.
Erdoðan, 3 okula ismini veren þehitlerin ailelerine de plaket takdim etti. Erdoðan, açýlýþýn ardýndan Þehit Ömer Faruk Adaþ Ýlköðretim Okulu'nda incelemelerde bulundu.
|