Hukuki Araþtýrma Derneði (HUDER) Genel Baþkaný Rizeli Hemþerimiz Avukat Mustafa Karaman, Referandum’un bir seçim süreci olmadýðýný belirterek yapýlan röportajda çarpýcý açýklamalar yaptý....
2010-09-10 - 11:03
GENEL BAÞKANI AVUKAT MUSTAFA KARAMAN ;
“Referandum seçim süreci deðildir”
“13 Eylül sabahý daha özgür bir Türkiye’ye uyanacaðýz”
Hukuki Araþtýrma Derneði (HUDER) Genel Baþkaný Hemþehrimiz Avukat Mustafa Karaman, Referandum’un bir seçim süreci olmadýðýný belirterek, Referandumda iktidar belirlemeyeceklerini söyledi. Anayasa deðiþikliðini bir dosya olarak ele almak gerektiðini kaydetti.
Referandumun günü yaklaþtý, vatandaþlar oy kullanmak için anayasa paketini inceliyor. Referanduma neden “HUDER Evet” neden “Hayýr” denileceði ise hala insanlarýn aklýnda bir soru iþareti. Vatandaþlarýn anayasa deðiþikliðine sýcak baktýðýný gözlemlediðini ifade eden Karaman, deðiþikliðin önemini anlattý.
* 12 Eylül’de yapýlacak Referandum’un önemi nedir?
— Referandum, bir seçim süreci deðildir. 12 Eylül'de yapýlacak anayasa deðiþikliðine iliþkin Referandumda biz bir siyasi partiyi oylamayacaðýz. Ýktidar belirlemeyeceðiz. Ancak Referandumda baskýn olacak anayasal düzenlemedeki maddelere iliþkin detaylar bu siyasallaþma süreciyle birlikte yok olduðunu görüyoruz. Anayasalar ülkelerin geleceðini önemli ölçüde belirleyen ve yön veren ana metinlerdir. Dolayýsýyla bir anayasa deðiþikliðinde bir maddenin bile ülke geleceði açýsýndan belki 30-50 yýl önemli ölçüde etki edecektir.
“Parti eksenli düþünmüyoruz”
* Sizce Referandumda neden “Evet” ya da neden “Hayýr” denilmeli?
- Anayasa deðiþikliðini bir dosya olarak ele almak gerekiyor. Biz olayý siyasi görmüyoruz. Parti eksenli düþünmüyoruz. Tamamen bir hukuk kuruluþu olarak hukukçu olarak, anayasa deðiþiklik paketinin ülke geleceði açýsýndan neleri getireceði ya da neleri götüreceði ekseninde olayý ele alýyoruz. Bu çerçevede bakýldýðýnda anayasa deðiþiklik paketinin demokrasileþmeye katkýsý var mý?, ülkeyi daha demokratik bir ortama mý götürür?, kiþi hak ve özgürlük alanýný geniþletiyor mu?, özgürlüklerin önünü açýyor mu?. Bir baþka boyutuyla da ülke geleceði açýsýndan demokratik standartlarda yükselmesi, devletin birey üzerindeki etik alanýnýn daraltýlmasý daha saðlýklý, daha iþleyen bir yargý sisteminin oluþmasý konularýný bir ölçek olarak ele alýyoruz.
* Anayasa deðiþikliðinde öne çýkan maddelerden bahseder misiniz?
- Anayasa deðiþiklik paketi toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren, kadýnlarý, çocuklarý ele alýyor. Þehitlerimizin, yetimlerimizi yakýndan ilgilendiren, pozitif ayrýmcýlýk ilkesi üzerine oturtulmuþ bir yaklaþýmýn varlýðýný görüyoruz. Bizce bu önemli bir düzenlemedir. Bunun dýþýnda kiþisel verilerin korunmasý yani kiþinin kendi hakkýnda tutulan devlet nezrindeki kayýtlarý, tutuluþ amacýna uygun olarak kullanýlýp kullanýlmadýðý, neleri içerdiði. Yani bir vatandaþ olarak sizinle ilgili ne gibi kayýtlar var bilmiyorsunuz ama bu deðiþiklikle öðrenebileceksiniz. Kendi sicil dosyanýzý görebileceksiniz. Bu kayýtlara müdahale edebilecek. Bu bilgilerin devlette bulunmasýný istemiyorum þunlar yanlýþ þu þekilde düzenlenmeli, beðenmediðiniz kýsýmlarýn kayýttan çýkarýlmasýnýn talep edebileceksiniz.
“Fiþlenme ortadan kalkacak”
* “Fiþlenme” konusuda maddelerde yer alýyor. Bu konudan bahseder misiz?
- Türk toplumunun en önemli sorunlardan bir tanesi de, insanlar herhangi bir mahkeme kararý verilmediði halde fiþlenmesi. Tecavüzcü, tarikatçý, cemaatçi, Kemalist gibi... Hem o insanlar hayatlarý ve geleceklerinde ciddi sorunlarla karþýlaþýyor, hem de ailesi. Bir çok çocuk babasýnýn ya da annesinin geçmiþteki yaþadýklarýndan dolayý, fiþlendiði için önemli görevlere getirilmiyor. Her zaman o çocuklara kuþkulu gözlerle bakýlýyor. Bunun ortadan kalkmasý o kadar önemli ki. Deðiþiklik paketini bu açýdan da deðerlendirmek gerek. Bu ortadan kalkmýþ olacak. Bir baþkasýnýn eksik, hatalý, kusurlu yaþamýndan dolayý yakýný etkilenmeyecek. Kurumlarýn gelecekleri de bu karardan etkileniyor çünkü çok zeki çocuklarýmýz ailelerinde bir kiþinin fiþlenmesi nedeniyle önemli konumlara gelemiyor. Bu anayasa deðiþikliði ile bu ortadan kalkacak.
* Yurt dýþýna çýkýþlarda yaþanan sorunlar hakkýnda yer alan madde hangi açýdan önemli?
- Bir baþka nokta yurt dýþýna çýkýþ yasaðý. Geçmiþti 5 bin lira borcu olan, hava alanlarýndan çevrilen ve göz altýna alýnan bir sürü insan var ve bu gibi olaylara bir çok kez þahit olduk. Yani sanki adam suç iþlemiþ yurt dýþýna milyon dolarlýk bir anlaþma yapmaya gidiyor, hava alanýnda polis göz altýna alýyor çýkamazsýn diyor, neden vergi dairesi adamýn haberi olmadan çýkýþ yasaðý koymuþ. Bu anayasa deðiþikliðiyle bunlar ortadan kalkacak.
* Anayasa deðiþikliði vatandaþlara özgürlüklerini ne ölçüde veriyor?
- Anayasa mahkemesinde insanlara baþvuru hakkýný tanýmýþ olmasý çok önemli. Þu anda 47 üyeli Avrupa Parlementosu’nun Avrupa insan haklarý mahkemesi tarafýndan mahkumiyet kararý en çok verilen ülke Türkiye. Oysa bizden çok daha geride kalmýþ ülkeler var. Ukrayna, Rusya, Moldovya, Arnavutluk gibi... Ýnsanlar kendi ülkemiz içerisinde Anayasa Mahkemesine baþvuru hakkýný kullanýp, hakkýný arayabilecek. Ben þu sebeplerle haksýzlýða uðradým, benim haklarým ihlal edildi gerinin yapýlmasýný istiyorum diyebilecek. Somut, elle tutulur bir gerekçe ortaya koymadýklarýný görüyoruz ve diyor ki þu andaki mevcut siyasal iktidar eðer "Evet" oyu alýrsa bir güven oyu almýþ olacak, iki bu evet oylarýyla kendini daha güçlü hissedecek ve sivil diktatoryanýn önü açýlmýþ olacak. Bunlar baþkanlýk sistemine geçiþin ilk adýmý olarak deðerlendiriliyor, yargý hükümetin denetimi altýna girecek, yargý siyasallaþacak gibi ifadeler kullanýlýyor. Hayýr denmesi için de bunlar neden gösteriliyor. Birincisi baþlama sistemine geçiþ için bir kelime bir harf bile yok, bunu çaðrýþtýracak, bunun altyapýsýný hazýrlayacak bir þey yok. Ýkincisi vatandaþýn özgürlük aðýný otoriter ve despot bir yapýda kurmak isteyen hükümetin vatandaþýn özgürlük alanýný geniþletmesi mantýksýz bir þey. Devletin müdahale alaný geniþlerse vatandaþýn alaný kýsýtlanýrsa ancak bu ancak bu despot ve otoriter yapý iþler. Vatandaþýn özgürlük alanýný geliþtirecek bir düzenleme devleti geriletiyor. Dolayýsýyla devlet etkisi ve gücünü kullanan insanlarýn da gücünü kýsýtlamýþ oluyor. Bu gerekçede bana göre saçma.
“Þuan yargý siyasi”
* Þu anki yargý hakkýnda ne düþünüyor sunuz? Yargý da ne gibi deðiþimler olacak?
- Bana göre þu andaki yargý tamamen siyasallaþmýþ. Birincisi Anayasa mahkemesinin vermiþ olduðu kararlara bakalým, siyasal kararlar. Gerekçelere dayanmýyor. Bunlarýn o kadar çok örnekleri var ki kurcalamaya bile gerek yok. Ayný þekilde bakýyoruz mevcut düzen içerisinde, yani yargý baðýmsýzlýðý çok önemli ama yargýnýn tarafsýz olmasý yargý baðýmsýzlýðý kadar önemlidir. Yargýnýn tarafsýz olmasý baðýmsýz karar vermektir. Kalkýp da yargýnýn hükümet uygulamalarýna karþý cephe almasý belli konularda taraf olmasý yargý baðýmsýzlýðýný da zedelemektedir. Bugün siyasi parti temsilcisi gibi açýklama yapan yargý mensuplarý hemen hemen her gün herkes tarafýndan izlenmekte. Siyasal sebeplerle, gerekçelerle ifade edilmekte.
*Bunun daha önce baþka ülkelerde örnekleri görüldü mü?
- Amerika’da bunun çok büyük bir örneði var. En çarpýcý örnek Amerika’daki Roosevelt dönemidir. 1929 yýlýndaki büyük ekonomik buhranýn ardýndan Roosevelt Amerikan baþkaný seçildi. Ve reform yapmak istedi. “New Deal adlý bir adlý bir paket hazýrladý. Amerika Yüksek Mahkemesi bu paketin içindeki maddelerin tamamýný iptal etti. Hiç birine bakmadý. Ne gelirse iptal etti ve Yüksek Mahkeme Roosevelt’in elini kolunu baðladý. Roosevelt 1936 yýlýndaki ikinci seçim döneminde tüm kampanyasýnýn tamamýný Yüksek Mahkemeyi ve yargý sistemini eleþtirerek yaptý. Yargýnýn siyasallaþtýðýný, cumhuriyetçi partinin bir uzantýsý olduðunu ifade ederek bir kampanya yürüttü. Bu kampanya sonucunda o zamana kadar görülmemiþ bir oy ile kazandý. Ýnanýlmaz bir oy patlamasý yaþandý. Ýkinci dönem seçildikten sonra Roosevelt þunu ifade etti: ‘Ben bu ülkeyi 9 kimonolu ihtiyara teslim etmem’ dedi. Yani yüksek idari mahkemesinden bahsediyor. Amerika Yüksek Mahkemesini deðiþtirecek bir yasa tasarýsýný kongreye sundu. O dönemde Roosevelt çok eleþtirildi. Tek adam iktidar, yargýyý etki altýna alýyor, kuþatýyor, baský altýna alarak etkisiz hale dönüþtürüyor gibi bire bir cümlelerle ciddi eleþtirilere maruz kaldý. Bu eleþtirilerin de neticesinde Amerikan Yüksek Mahkemesi geri adým attý. Reform yasalarýn üçünü önce, gerisini de daha sonra onayladý. Bu çok önemli bir süreçti.
* YSK’nýn þu anda etki altýnda olduðunu mu düþünüyorsunuz?
- Tabii ki etki altýnda olduðunu düþünüyorum. YSK’da artýk toplantý bile yapýlamýyor. Müþteþar toplantýya gelmiyor. YSK’nýn varlýðýnýn anlamý kalmýyor. Yýllardýr bunun mücadelesi eriliyor. Bir baþka nokta ise adalet bakanýnýn HSYK’nýn baþkaný olmasýdýr. Adalet bakanýnýn belirlemediði bir gündem görüþülemiyor. Bu siyasal etkinin altýnda olduðunu göstermez mi? Müsteþar toplantýya katýlmýyor, katýldýðý zaman bakan gündem vermezse gündem oluþturulamýyor. Demek ki YSK þu arda ciddi bir etki altýnda. Mevut düzenlemeye göre Hakimler ve savcýlarýn tamamý teftiþ kurulu adalet bakanlýðýna aðlý. Bakana baðlý. Þimdiki düzenleme ise, müsteþar herhangi bir kurum üyesi haline dönüþüyor. 22 kiþiden biri oluyor. Adalet Bakanýnýn gündem belirleme yetkisi de alýnýyor. Bakan, dairelerinin çalýþmalarýna da katýlamýyor. Þu anki duruma göre HSYK’nýn binasý yok, bütçesi yok hiçbir þeyi yok. Son derece zayýf sembolik bir kurummuþ gibi…Yeni anayasa deðiþikliði ile HSYK’ya yeni bir yapý getiriliyor. Binasý, sekretaryasý, bütçesi olacak HSYK’ya kurumsal bir kimlik kazandýrýlacak. En önemli þeylerden biri de teftiþ kurulu HSYK’ya baðlanacak. Personel Genel Müdürlüðü HSYK’ya baðlanýyor. Adalet Bakanlýðý ceza evleri, gardiyanlar ve mahkumlar, noterler ve icra daireleriyle ilgilenecek. Yeni düzenlemeyle HSYK’nýn ilgili dairesi teftiþ etmeden bakan soruþturma açma hakkýna sahip olamýyor. Ýlgili daire ilk önce teftiþ yapacak, inceleme yapacak, yanlýþlýðý olduðuna dair bilgiler bulacak, ondan sonra Bakanýn buna onay verip vermeme noktasýnda yetkisi söz konusu olacak. Yaklaþýk 12 bin hakim, savcý var Türkiye’de bir tane bilir temsilcileri yok.Bütün yargýnýn yükünü omuzlarýnda taþýyorlar ama kendilerini HSYK’da temil ettiremiyorlar. Bu da demokratik ilkeler noktasýnda sýkýntýlar yaratýyor.
“Yargý konusunda yapýlmasý gereken çok þey var”
* Anayasa deðiþikliði sizce yeterlimi? Ýhtiyaçlara cevap veriyor mu? Yargý problemlerini çözecek mi?
- Hayýr deðil. Ýhtiyaçlara cevap vermiyor. Yargý problemlerini tek baþýna çözecek nitelikde deðil. Ama bu Anayasa deðiþikliðiyle vatandaþýn hak ve özgürlüklerinin geliþmesi yönünde çok önemli. Yargýdaki problemlerin çözülmesi noktasýnda bir kapý aralanmýþ oluyor. Ýyileþtirmelerin önü açýlmýþ oluyor. Yargý konusunda yapýlmasý gereken çok þey var. Ülkemizde mevcut yargý sisteminden memnun olan kimse yok. Yargý týkanmýþ durumda, insanlar haksýzlýða uðradýklarýnda mahkemeye gitmek istemiyor.
“Ýnsanlar korkuyor”
* Neden insanlar haklarýný aramýyorlar?
- Çünkü insanlar mahkemelere gitmekten çekiniyor, korkuyor, kötü muamele göreceðini zannediyor. Saat 9’dan akþam 17.00’a kadar kapýlarda bekletiliyor vatandaþlar. Ýtiliyor, otur kalk, konuþma, ne diyorsam o þeklinde muamele ediliyor. Bizim yargýlama sistemimizde ne yazýk ki insan unsuru yok. Þu anda henüz hakkýnda mahkeme kararý verilmemiþ, suçlu mu suçsuz mu belli olmayan yaklaþýk 50 bini aþkýn insan ceza evlerinde yatýyor. Daha birçoðu mahkemeye çýkmamýþ. Ýnsanlar yargýlanmadan infaz ediliyor, cezalandýrýlýyor. Bunun önüne geçilmesi gerek. Þu andaki ceza evlerindeki tutuklularýn yarýdan fazlasý hükümlü deðil. Dünyanýn hiçbir yerinde böyle uygulamalar yok. Davalar çok uzun yýllar alýyor. Hak, adalet üretmiyor. Bu deðiþimin bir yerden baþlamasý gerek.
“Karadenizliler olumlu bakýyor”
Karadenizliler Anayasa deðiþikliðine olumlu mu, olumsuz mu bakýyor? Gözlemleriniz neler?
- Karadeniz insanýnýn Anayasa deðiþikliði paketine olumlu baktýðýný gözlemledim Özellikle deðiþikliðin içeriði anlatýldýðý ölçüde daha sýcak baktýklarýný gördük. Ama bütün bunlarýn dýþýnda Karadeniz bölgesinin geliþmesi kalkýnmasý refahýnýn yükselmesi yaþam kalitesinin arttýrýlmasý için daha yapýlacak çok þey var.
Karadeniz turizm cenneti olacak !
Kendisinin de Rize’nin Çamlýhemþin ilçesinde doðduðunu ve liseye kadar orada büyüdüðünü belirten Avukat Karaman, Karadeniz bölgesinin gelecek 10 yýl içinde turizm cenneti olacaðýný soyledi. Bölgenin kalkýnma planlarýnýn turizm öncelikli yapýlmasý gerektiðini belirten Karaman “küresel ýsýnma ve beraberindeki tüm sorunlar Karadeniz Bölgemizi turizm ve yaþam alaný açýsýndan dünyanýn sayýlý bölgeleri arasýna sokacak,bunu uzmanlar sýk sýk dile getiriyor.yatýrým planlarý buna göre yapýlmalý” þeklinde konuþtu..
MUSTAFA KARAMAN KÝMDÝR
1970 YILINDA RÝZE’NÝN ÇAMLIHEMÞÝN ÝLÇESÝNDE DOÐAN MUSTAFA KARAMAN,ÝLK,ORTA VE LÝSE ÖÐRENÝMÝNÝ ÇAMLIHEMÞÝN’DE TAMAMLADIKTAN SONRA 1993 YILINDA ANKARA ÜNÝVERSÝTESÝ HUKUK FAKÜLTESÝNDEN MEZUN OLARAK SERBEST AVUKATLIÐA BAÞLADI. ÇEÞÝTLÝ SÝVÝL TOPLUM KURULUÞLARINDA YÖNETÝM KURULU ÜYELÝÐÝ,BAÞKAN YARDIMCILIÐI VE GENEL SEKRETERLÝK YAPAN AVUKAT KARAMAN,TÜRKÝYENÝN ÖNDE GELEN HOLDÝNG VE KAMU KURULUÞLARINA DA HUKUK DANIÞMANLIÐI VE YÖNETÝM KURULU ÜYELÝÐÝ GÖREVÝNÝ SÜRDÜRMEKTEDÝR. KARAMAN&ÖZCAN HUKUK OFÝSÝNÝN ÝKÝ KURUCUSUNDAN BÝRÝ OLAN MUSTAFA KARAMAN EVLÝ VE 3 ÇOCUK BABASIDIR. KARAMAN 2009 YILINDAN BERÝ HUKUKÝ ARAÞTIRMALAR DERNEÐÝ (HUDER) GENEL BAÞKANLIÐI GÖREVÝNÝ YÜRÜTMEKTEDÝR.
|