10 Þubat 2012 Cuma

Gunluk Gazeteler

Anketler

GERÝ KALMIÞLIÐIN TARÝHÝ VE KILIÇTAROÐLU (1)

  Prof. Dr. Þaban ÞÝMÞEK

          
         GERÝ KALMIÞLIÐIN TARÝHÝ VE KILIÇTAROÐLU (1)

Rüzgarlar gelip geçicidir; esintiye kapýlmamak gerek. Uzun ömürlü gerçek bir baþarý için mümkünse genel hava deðiþtirilmeli, hatta  çoðu zaman bu da yetmez onu sürekli kýlacak uygun iklim yakalanmalý… Bu tespit, kanýmca hayatýn her alanýnda geçerlidir ama belki de en çok öne çýkarýlmasý gereken yer de siyasettir… Bunlarý niye yazdýðýmýn cevabýný sonraki makale(ler)de bulacaksýnýz. Bugün konumuzun alt yapýsýný hazýrlýyoruz.

“Kurallarý, gelenekleri ve düþünceleriyle ortaçaðý aydýnlatan, yeniçaða ýþýk tutan bir kültür. Mevlanalar, Yunus Emreler, Evliya Çelebiler, Mimar Sinanlar. Dayanýþmanýn, kardeþliðin en güzel örneklerini veren Fütüvvetnameler.

 Toplumun ve ekonominin gerekleri uyarýnca dini yorumlayan, ileriye dönük bir kurum gibi ondan yararlanmasýný bilen Osmanlý akýlcýlýðý. Ve geri kalmýþ Türkiye! Her biri devlet yönetme sanatýnýn belgesi olan mühimme defterleri. Çaðýn koþullarý çerçevesinde baþlý baþýna bir þaheser olan devlet, devlet kurma alýþkanlýðý, devlet yönetme ustalýðý. Çaðýn en ileri ekonomik ve sosyal yapýsý.

…Baþka bir milletin ortak çabayla  meydana getirdiði folklor ve sanat özelliðini hemen her köyünde, ayrý ayrý ve deðiþik þekilde yaratabilmiþ Türkiye. Sanatýnýn inceliðini ve görülmemiiþ çeþitliliðini aþýklarýnýn sözünde, halýlarýnýn ilmiðinde, çevrelerinin nakýþýnda yaþatan Türkiye.”

Bu cümleler bana ait deðil; eski sosyal demokrat lider politikacýlarýmýzdan (merhum) Ýsmail Cem’in “Türkiye’de Geri Kalmýþlýðýn Tarihi” adlý eserinin “Giriþ” bölümünden. 1978’de satýn aldýðým, epeyce gecýkmeli olarak 1986’da ama altýný çizerek bir ders kitabý gibi okuduðum bu deðerli kitapta (Ýlk baskýsý 1970) Cem “Geri kalmýþlýðýn incelenmesi, varoluþ nedenleri ve çözümlerinin aranmasý ancak olgunun dinamik özelliklerine uygun, tarihten günümüze, hatta yarýna kadar uzanan bir metodla mümkün olabilir” diyor ve geri kalmýþlýðýn evrensel mekanizmasýný hareket ve deðiþim süreçlerinde açýklayan dinamik bir modeli kullanýyor.

Ýsmail Cem kitabýnda eski toplumlarýn alýþkanlýklarýndan, nüfus ve gelir kaynaklarýndan, vergi sistemlerinden, Ahi-Lonca teþkilatlarýndan, üretim metodlarý ve üretimin toplumsal organizasyonlarýndan, sömürgecilikten ve sömürgecinin halkýn saðlýðýyla ilgilenmek durumunda olduðundan (sayfanýn kenarýna not düþmüþüm: “Bu herhalde, saðmak için ineðin saðlýklý olmasý gerekir prensibindendir!” diye), ekonominin dýþa açýlmasýyla bireyciliðin oluþtuðundan ve bunun toplumsal dayanýþmayý yok ettiðinden, ülkelerin ekonomik kalkýnmasýný engelleyen “tek ürün” sorunundan (sayfa kenarýna yine “Bunu en iyi uygulayan Sovyetlerdi; Türki Cumhuriyetlere” diye not düþmüþüm), yabancýlarýn amacýnýn en kýsa zamanda en büyük kârý elde etmek olduðundan, bu sebeple gittikleri ülkenin tabii kaynaklarýný hoyratça tükettiklerinden vs. etraflýca bahsetmekte, bir devletin geri kalmýþlýðýný konu edinirken ona sebep teþkil edecek pek çok temel konuyu derinlemesine incelemektedir.  

Cem’in tarih konusundaki, sol cenahta yer almasý babýnda sað eðilimli bir insana göre önemi çok daha yüksek olan sözleri dikkate þayandýr. Yazar bu deðerlendirmesinde Osmanlýnýn o mükemmel toprak ve Ordu düzenini tafsilatlý bir þekilde anlatmakta ve Osmanlýnýn yükseliþinýn “kýlýcýnýn gücünden” olduðunu ileri sürenleri þiddetle eleþtirerek Cumhuriyetin ilk dönemlerinde geriye dönüþ eðilimlerini kýrmak için alýnan tedbirleri yanlýþ yorumlayan kimi iþgüzarlarýn (burada sayfanýn kenarýna “Evet am ya eðilimleri kýrarken yapýlanlar?..” diye not düþmüþ ve yazarý eleþtirmiþim) bütün Osmanlý tarihini kötü göstermek çabasýna düþtüklerini vurgulamaktadýr.

Yazar, Osmanlýnýn ekonomi modelini ele alýrken, bugünkü tasniflere göre de büyük ölçüde geçerli bir deðerlendirme yapmakta ve sistemin devletçi bir yapýda olduðuna, ancak devletin buradaki iþlevinin “tarýmda mülk sahipliði, ticarette düzenleyicilik ve denetim yapmak” la sýnýrlý bulunduðuna, dahasý bu düzeltme ve denetimin de daha çok sivil toplum (Ahilik-Lonca sistemi) eliyle yürütüldüðüne iþaret etmektedir.

Kitabýn ilerleyen bölümlerinde, müthiþ bir tarih ve misyon bilinci içinde ve ancak münevver ve cesur bir evlâdý fatihanýn dile getirebileceði yorumlarla çok önemli tespitler yapýlmaktadýr: “…Lakin, bu düzen bozulunca sosyal ve ekonomik yapý çökmüþ, isyanlar ve gerileme baþlamýþtýr. 1939 Tanzimat ve 1956 Ýslahat fermaný aslýnda Batý kapitalizminin çýkarlarýna uygun üst yapý kurumlarýný Osmanlý memleketine bina etmek amaçlý idi. Ýslahat Fermaný’nda açýkça beliren durum, yabancýlarýn kendi çýkarlarý için maþa olarak kullandýklarý (ve kullanacaklarý, ÞÞ) zümreleri güçlendirmek, onlarýn aracýlýðýyla hem ekonomik hem de siyasal konularda iç iþlerimize hakim olmak istemeleridir.”  Gerçekten ezber bozan cümleler… Doðrusu bir solcunun aðzýndan bunlarý duymak çok þaþýrtýcý gelmiþti bana o zamanlar.

Ýsmail Cem 556 sayfalýk bu kapsamlý eserini, “Türkiye, ancak kendi halkýnýn yapýsýna uygun olan, dünyadaki, memleketteki ekonomik gerçeklere ters düþmeyen bir yöntemle geri kalmýþlýk zincirini kýrabilir, kültür ve tarih açýsýndan hakký olan yere, ekonomik ve sosyal düzeye eriþebilir.” diyerek bitiriyor… Gerçekten benim için çok öðretici bir kitaptý. Ancak þunu da belirtmem gerekiyor ki o kadar genç yaþta Osmanlý arþivlerinde vs. onca araþtýrma yapýp böyle bir kitabý yazmak, kanýmca çok ciddi bir destek olmadan gerçekleþemezdi. Muhtemeldir ki Ýsmail Cem’in mensup olduðu cemaat ileride Türkiye’nin baþýnda görmek istedikleri bir insan için bütün imkanlarýný kullanmýþlardý!..

…Bu kitabýn yayýmlanmasýndan bu yana onyýllar geçti. Türkiye deðiþti, geliþti ve kanýmca pek çok alandaki geri kalmýþlýðýný yendi. Yani bugünün Türkiye’si Ýsmail Cem’in bahsettiði o “Geri Kalmýþ Türkiye” deðil artýk. Ama bazý sol politikacýlar, özellikle ulusalcý olanlar hala bu illetten muzdarýpler ve maalesef kendi içlerinden çýkan o insanýn fikirlerinden hiç istifade etmemiþler. Daha açýk bir ifadeyle, okumuþ yazmýþ, alt yapýsý kuvvetli, pek kültürlü bildiðimiz bu insanlar o genç delikanlýnýn kýrk yýl önceki seviyesinde bile deðiller.

Bunun nereden mi çýkarýyorum? Hemen söyleyeyim: Kýlýçtaroðlu’nun Kurultay konuþmasýndan… (Belki “Kemal Bey” desek daha memnun olacak, çünkü herkesin “Tayyip Bey” olarak bildiði Sayýn Baþbakana “Recep Bey” demesinde sanki onu istiyormuþ havasý var!)

 

2010-07-06

SON YAZILARI

“Asker’e Son Mektup”un Ardýndan (1-2) “Vekil” mi seçiyoruz yoksa “liste seçimi” mi yapýyoruz? MHP’nin geldiði nokta Yahudi’yle Kürtleri, kardeþ göstermeye çalýþanlar! “Ýnsan Politik Hayvandýr”dan Nükleer Enerjiye!.. (1-4) Ecevit’in yaptýðýndan ne farký var? AK Parti’nin “ölçü” ile imtihaný Sayýn Baþbakaným! Sadece “Ýki Dakika”, Please!.. Çýktým erik dalýna anda yedim üzümü (1-4) BAÞBAKAN!?.

YORUMLAR

Altun Altun 2010-12-24
örnek bir siyasi lider ve entelektüel Ýsmail Cem'
Ýsmail Cem bu eserini daha 29-30 yaþlarýnda askerlik yaptýðý sýrada yazmýþ herhangi bir cemaatten destek aldýðýný sanmýyorum çünkü kendisi çok okuyan, araþtýran, düþünen iyi eðitim almýþ, gazetecilik geçmiþi olan birisiydi.Osmanlýyý çaðýnýn þaheseri olarak kabul eden Cem'in tarih ve kültüre verdiði önemin izlerini yazdýðý 15 kitabýnda ve gazetecilik, trt genel müdürlüðü,kültür bakanlýðý, dýþiþleri bakanlýðý gibi aldýðý tüm görevlerindeki uygulamalarýnda görebiliriz. Gerçekten örnek bir siyasi lider ve entelektüel olan Cem'in fikirlerinden saðýn da solun da faydalanacaðý çok þey var.
KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

'Vatana Bir Kurban da Benden Olsun'
Baba Ahmet Çetin, oðlunun terhisine 75 gün kaldýðýný belirterek, Büyük oðlum askerden gelmeden

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

Rizespor TRT`nin Konuðuydu
Trt Spor ekranlarýnda yayýnlanan Berfu Haþýoðlu`nun sunduðu `Gerçek Futbol` programýnýn konuðu
TATÝLMERKEZÝ.COM

Erken Rezervasyon Fýrsatlarý Devam Ediyor.
Tatil Keyfi Burda Baþlar.
Ekonomik Ve Ucuz Tatil fýrsatlarýmýzý Kaçýrmayýn
Tatil Rezervasyon Ýçin 444 00 82

 

TERMAL OTEL
WEB HOSTING |