23 Mayýs 2012 Çarþamba

Gunluk Gazeteler

Anketler

MHP’NÝN GELDÝÐÝ NOKTA

  Prof. Dr. Þaban ÞÝMÞEK

          
         MHP’NÝN GELDÝÐÝ NOKTA

Yýl; 1974, gün; 18 Mart’ýn hemen öncesi... Týp fakültesi birinci sýnýftaydýk. Yeni tanýþtýðýmýz bir arkadaþ Çanakkale þehitlerini anmak için bir gezi düzenlendiðini, gemiyle gidileceðini söylemiþti bana... Doðrusu o zamana kadar Gelibolu’yu, Conk Bayýrý’ný, tabyalarý, Þehitler Anýtý’ný vs. hiç görmemiþtim; Anzak Koyu’nu, Nusret Mayýn Gemisi’ni, Seyit Onbaþý’yý, boðazýn bir yanýndaki o muhteþem “Dur yolcu...” yazýsýný da. Gemi yolculuðu ise her zaman özlem duyduðum bir þeydi. Bu teklifi reddedemezdim yani.

Ertesi gün, toplanacaðýmýz Sirkeci (Ýstanbul) meydanýna doðru yürürken, rýhtýmda, yolculuk yapacaðýmýz gemiyi (Ayvalýk) gördüm; heyecanlandým. Saða sola, ne var ne yok diye bakýnmaya baþlamýþtým ki, gurup baþý olan arkadaþtan bir uyarý geldi: “Arkadaþlar birazdan ülkücüler gelecek, onlarla herhangi bir þekilde temas etmeyin.”

Ne demek istediðini anlamamýþtým; yanýmdakilere sordum. Onlar da ülkücülerle konuþmamýzýn istenmediðini söylediler... Þaþýrdým: “Allah Allah, yani þimdi biz hep beraber, ayný amaç uðruna ve ayný yere gitmiyor muyuz? Niçin görüþmeyelim?.. “ Doðrusu hiç içime sinmedi bu sözler.

Bizler (biraz da uyumsuz korolar gibi) “Ceddin deden neslin baban...” marþýný söylerken (aslýnda o zaman için benim bildiðim dizeler deðildi bunlar), sesimiz, bir baþka grubun okuduðu “Çýrpýnýrdý Karadeniz...” türküsüyle bastýrýldý. Anlaþýlan, bir üstünlük kurma çabasý vardý ortada!

Ülkücü grup bize göre çok daha disiplinli idi. Adeta askeri bölükler halinde dizilmiþ, ikiþerli sýralar oluþturmuþlardý. Her bölüðün önünde bir kýz ve bir erkek duruyordu. Ýlgimi çeken iþte en öndeki o kýzýn elinde tuttuðu pankarttý: “Tanrý daðý kadar Türk, Hira daðý kadar Müslümanýz”.

Bu elbette çarpýcý bir mesajdý ama daha çarpýcý olan ve beni fena halde þaþýrtan (aslýnda biraz da kendime getiren!) o kýzýn kýyafetiydi; apartman topuk, çaðla yeþili tiþört ve siyah mini (sayýlabilecek) etek!?.. Aklýmdan Türklük, Müslümanlýk, Türk-Ýslam sentezi, ülkücülük vs geçti!?.. Olduðum yerde kalmaya karar verdim!

Sonraki yýllarda fakültemizdeki iki baþörtülü kýzdan birinin ülkücü olduðunu öðrenmiþ ve “galiba anlayýþlarýnda bir deðiþiklik oldu” diye düþünmüþtüm. Ülkücü erkek arkadaþlarýn, ibadette epeyce eksik olsalar da (çoðunlukla) imanlý ve ahlaklý insanlar olduklarýný görüyordum. Yine de 1980’lere kadar tenakuzlar yaþandý. Özellikle üst yönetimde, Ýslâm’la-Türk’lük arasýnda, sürekli gidip gelmeler oldu, yani ideologlarýn söylediði o sentez oluþturulamadý.

Nihayet 1980’lerin baþýnda, ülkücülük “Bozkurtlar” ve “Üç Tuð- Hilal Hareketi” (Alperenler) olarak ikiye bölündü. Büyük grup olan Bozkurtlar daha çok Türk’lük, Alperenler de Ýslam aðýrlýklý bir kimlik kazandý. Siyasi anlamda Alperenler ülke çapýnda, bir baþarý elde edemediler. Bozkurtlar ise MHP’nin kuruluþundan sonraki 30 yýlda, % 8’lik oy oranýna ulaþabildi ancak.

Kaba olarak bakýldýðýnda, MHP’nin baþarýsýzlýklarýndaki asýl sebep kanýmca; (elbette millete umut verecek ekonomik politikalarýn yetersizliði, sertlik yanlýsý görünümleri vs. de söz konusudur ama) parti üst yönetiminin Ýslami yaþantýya hassasiyet göstermemesi yani söylemdeki Türk-Ýslam sentezini oluþturamamasý idi.

Sonraki % 18 (1999), ve % 14 (2007) civarýndaki oy oranlarýndaki baþarýnýn altýnda yatan sebebe gelince... MHP yöneticileri alýnmasýn ama bu, partinin iyi yönetilmesinden filan deðil 28 Þubat sürecinde, Erbakan ve siyasi Ýslam’ýn gözden düþürülmesi ile birlikte PKK’nýn üniter devleti böleceðine dair yüreklere salýnan korku idi. 2007 seçimlerindeki % 14’lük oy oranýnda, Ak Parti’nin Kürt sorununun çözümünde yeterli ilerlemeyi saðlayamayýþýnýn da rolü olduðunu düþünüyorum. Bir de arada (2002) yaþanan baraj altý var tabii.

Bugün MHP’nin adý yine barajla anýlýr olmuþ durumda; geçecek mi, kalacak mý?.. Kafalar çok karýþýk. Temel meselelerde somut, inandýrýcý, umut verici politikalar oluþturulamýyor. Kanýmca ülkemizin en önemli sorunu olan Kürt meselesinde de (silahtan baþka) bir çözümleri(!) yok.

Bütün bunlarýn yanýnda MHP’nin kendi içinde sorunlarý var. Ahlaken bir çürümüþlük söz konusu sanki... “Nitelikli beraberlik” ya da “duyurusuz nikah(!)” benzeri konulara girmeyeceðim. Bu husustaki fikirlerimi, Baykal için yazdýðým makalelerde belirtmiþtim... Ama hiç olmazsa þunlarý söylemek gerekiyor: Mesele, insanýn “güvenilir” olmasýdýr. Eðer (özellikle) yönetici herhangi bir davranýþýyla insanlarýn güven duygusunu zedeleniyorsa, o zaman bu iþ onun özel hayatý olmaktan çýkar. Ýnsanlarýn, kendisini idare edecek olanlarý sorgulama hakký doðar çünkü. Nihayetinde seçecekleri insanlar, kendilerini doðrudan etkileyecek kararlar alacak ve uygulayacaklardýr.

Türk-Ýslam sentezi söylemleriyle gelinen nokta, ne yazýk ki burasý. Onca acý çeken, bedel ödeyen ve söylemek gerekiyor davasý uðruna maalesef büyük günahlar da iþleyen bu insanlar þimdi de idarecilerinin bu uygunsuz davranýþlarýyla mahcup olmuþ durumdalar.

Üst yönetim tabanýn özüne uygun bir yaþamý benimsemedikçe ve dolayýsýyla milletin güvenini kazanmadýkça, MHP bu baraj sorununu hep yaþayacakmýþ gibi geliyor bana.

2011-06-25

SON YAZILARI

“Asker’e Son Mektup”un Ardýndan (1-2) “Vekil” mi seçiyoruz yoksa “liste seçimi” mi yapýyoruz? MHP’nin geldiði nokta Yahudi’yle Kürtleri, kardeþ göstermeye çalýþanlar! “Ýnsan Politik Hayvandýr”dan Nükleer Enerjiye!.. (1-4) Ecevit’in yaptýðýndan ne farký var? AK Parti’nin “ölçü” ile imtihaný Sayýn Baþbakaným! Sadece “Ýki Dakika”, Please!.. Çýktým erik dalýna anda yedim üzümü (1-4) BAÞBAKAN!?.

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Artvin'de Ayý Saldýrýsý
Artvin’in Yusufeli ilçesinde ayýnýn saldýrýsýna uðrayan bir kadýn hastanede tedavi altýna alýnd

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

Rizespor TRT`nin Konuðuydu
Trt Spor ekranlarýnda yayýnlanan Berfu Haþýoðlu`nun sunduðu `Gerçek Futbol` programýnýn konuðu
TATÝLMERKEZÝ.COM

Erken Rezervasyon Fýrsatlarý Devam Ediyor.
Tatil Keyfi Burda Baþlar.
Ekonomik Ve Ucuz Tatil fýrsatlarýmýzý Kaçýrmayýn
Tatil Rezervasyon Ýçin 444 00 82

 

TERMAL OTEL
WEB HOSTING |