10 Þubat 2012 Cuma

Gunluk Gazeteler

Anketler

YÜKSEKÖÐRETÝMDE REFORM NASIL YAPILIR? (3)

  Prof. Dr. Þaban ÞÝMÞEK

          
    Eðitimde genel durum
- Ýlk ve ortaöðretim:
. Gençleri eðitsel, psikolojik ve sosyal açýdan hayata ve üniversiteye hazýrlayamayan bir eðitim-öðretim süreci,
. Ve kaybolup giden asýl öðrenme çaðý (çocukluk-gençlik).
- Böyle bir zeminde yükseköðretim:
. Giriþ sorunlu; hepimizin bildiði þeyler.
. Okumak sorunlu; eðitim-öðretim süreci zor ve sonucu cazibesiz.
. Öðretim üyesi sorunlu; akademisyen kimliði kaybolmuþ, moral motivasyon yok; adeta üzerlerine ölü topraðý serpilmiþ!
. Yönetim sorunlu/sorunu: O zaten insanlarýn dýþýnda/üstünde!
. Mezun olduktan sonra sorun; kalite yok, aranýr olmak yok, iþ yok.
- Bütün bunlarýn sonunda insanlarýn kafasýnda bazý sorular oluþuyor;
. Okumanýn kiþiye faydasý ne?
. Okuyanýn, öðretim üyesinin, üniversitenin toplumdaki yeri ne?
. Üniversitenin kiþiye, topluma, ülkeye ve insanlýða katkýsý ne?
- Bu sebeplerle sonuç olarak;
. Aileler, çocuklarýna istediði eðitimi veremiyor ve onlarý, geleceklerini garanti altýna alacak “iþe yarar bir mesleðin” sahibi yapamýyor,
. Onca özveriye raðmen “ergin, sezgin, erdemli ve kendine yeten” insanlar olarak yetiþmelerini saðlayamýyor.
. Kýsaca, toplum iyi niyetinin ve verdiðinin karþýlýðýný alamýyor, topluma hizmet için kurulmuþ bir organizasyon olan “devlet”ten bu anlamda istifade edemiyor.
. Oysa þunu unutmamak gerekiyor: Bilim, teknoloji ya da baþka bir konuda, herhangi bir giriþimi baþarýlý kýlacak olan unsur; öncelikle finansal sermaye veya bir baþka deðer deðil, özelliklerine biraz önce kýsmen deðindiðimiz eðitimli bireylerin varlýðýdýr.
. Ancak, kabul etmek gerekiyor ki ülkemizde bugün, bu konuda ciddi sorunlar vardýr ve bu sebeple toplum ve ülke, yeterli temel kaynaklara sahip olmasýna raðmen bilim baþta olmak üzere özellikle bazý alanlarda arzu edilen baþarýyý gösteremiyor.

Eðitim ve bilimde neden baþarýlý olamýyoruz?
Genel sebepler:
Þüphesiz eðitimin geneline yönelik olarak hemen herkesçe bilinen;
- Eðitime yeterince kaynak ayrýl(a)mamasý, ayrýlan kaynaklarýn verimli kullanýl(a)mamasý,
- Eðitimin halk katmanlarýna yaygýnlaþtýrýl(a)mamasý, fýrsat eþitliðinin saðlan(a)mamasý,
- Özellikle ilköðretim ve ortaöðretimin kavrama ve çözümlemeci bir anlayýþta deðil, ezberci ve sýnavda soru çözmeye endeksli olmasý ve bu baðlamda “okullu olmak zenginliði yerine dershaneli olmak basitliðinin” giderek yaygýnlaþmasý,
- Verilen eðitimin günümüz gereksinimlerinden uzak olmasý, müfredat ve programlardaki eksiklikler-yanlýþlar,
- Gerek ortaöðretim, gerekse yükseköðretimde, yeterli eðitim-öðretim ve araþtýrma ortamýnýn saðlan(a)mamasý,
- Mezunlarýn istihdam edilememesi, bilimin ve bilim adamýnýn para etmemesi; dolayýsýyla insanlarýn baþka yönlere kaymasý,
- Ve beyin göçü gibi daha pek çok sebep sýralanabilir.

Özel sebepler:
Aslýnda, yukarýda sayýlanlarýn hepsi önemlidir ancak, bu genel sorunlar yanýnda, kanýmca üzerinde durulmasý gereken en önemli iki konu þunlardýr;
1) Eðitim-öðretim sürecinin bütünlükten yoksun oluþu.
2) Belli bir (milli) bilim politikasýnýn oluþturulmamýþ olmasý.

1) Eðitim-öðretim sürecinin bütünlükten yoksun oluþu
a) Yasal durum: Bilindiði gibi ülkemizde,
- Ýlk ve ortaöðretim; Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Anayasa ve yasalarla Milli Eðitim Bakanlýðý’nýn uhdesine verilmiþ,
- Yükseköðretim ise tümüyle, yine Anayasa ve 2547 sayýlý Yükseköðretim Kanunu ile YÖK’e teslim edilmiþtir.
b) Bugüne kadar yasalar nasýl iþlemiþ
- Bugüne kadar yaþananlara bir göz atýlacak olunursa; görev alanlarý ayrý gibi görünse de eðitimin bir bütün olduðu gerçeðinden hareketle, birbirlerini tamamlayan unsurlar olmasý gereken bu kurumlar; MEB’nin siyaseten kendisinin sorumlu olduðu savýyla “Yükseköðretimden soyutlanmamak”, YÖK’ün ise özerklik babýnda, “hükümetlerden baðýmsýz olmak” gerektiði düþüncesiyle bu iþbirliðini gerçekleþtirememiþlerdir.
- Bakanlýk “Ben gücümü halktan alýyorum, halka karþý sorumlu olan, hesap verecek olan benim, dolayýsýyla bu iþin dýþýnda kalmam söz konusu olamaz!”, YÖK ise “Yükseköðretim iþi benim iþimdir, Anayasa ve yasalar bu görevi bana vermiþtir” diyor.
- Bazen çýta daha da yükseklere çýkýyor ve çatýþma, Baþbakan’la YÖK Baþkaný’nýn atýþmasý þekline dönüþüyor. Tabii bu arada bazý çok cesur ve herkesten çok Cumhuriyetsever(!) rektörler de özelikle can alýcý zaman ve zeminlerde devreye giriyor, Türkiye’yi þer güçler(!) dedikleri bazý kiþi ve kurumlardan kurtarmaya(!) çalýþýyorlar. Güçlerinin yetmediði yerde ise malum bazý kurumlarý göreve çaðýrýyorlar.
- ...Evet, ne yazýk ki bu çatýþma YÖK kurulduðundan beri, yani çeyrek yüzyýldýr, bilhassa bazý hükümetler zamanýnda, hiçbir esneme olmadan, küçük de olsa herhangi bir ortak nokta bulunamadan bu minval üzere sürüp gidiyor.

Not: Bu bölümde yazýlanlar (bu makale serisinin aslýnýn yazýlmýþ olduðu) 3 yýl öncesine kadar olan durumu anlatýyor. Son 3 yýlda YÖK ile Hükümet arasýnda herhangi bir kavga yok. Hatta olmamasý gerektiði kadar, daha doðrusu “YÖK’ün, siyasilerin vesayeti altýna girdiði þeklinde yorumlanabilecek kadar” bir yakýnlýk dahi söz konusu. Kanýmca, eskisi ne kadar yanlýþsa, bu durum da ilmiye sýnýfý ve eðitim-öðretimin uzak geleceði açýsýndan o kadar yanlýþ.
c) Düzeltme Çabalarý
- Resmi çabalar:
. Yürürlüðe konduðu 1981 yýlýndan bu yana, neredeyse her gün düzeltme ihtiyacý duyulmasýna ve gelmiþ geçmiþ tüm hükümet ve parti programlarýnda deðiþtirileceði ifade edilmiþ olmasýna raðmen, Yükseköðretim Kanunu bugüne kadar, bir bütün olarak bir türlü deðiþtirilemedi.
. 2547’yi kaldýrýp yeni bir Yükseköðretim Kanunu çýkarmaya yönelik tüm giriþimler birtakým kesimlerce sanki Cumhuriyet’in temellerine dinamit konuyormuþ gibi algýlandý ya da öyle gösterildi. Bilim dünyasýndaki kýsýrlýk, akademisyenlerdeki sindirilmiþlik, yükseköðretim kurumlarýndaki çürümüþlük vs. bir yana, “kurumlar ya da insanlar arasýnda çýkabilecek çatýþmalarla ülkenin içine düþebileceði her türlü zor durum ihtimalleri” de hiçe sayýlarak pervasýzca engellendi.
- Sivil çabalar:
. Önce solcular, sonra da saðcýlar, zaman zaman (öðrenci, öðretim üyesi, dernekler ya da sendikalar düzeyinde) bu yasaya karþý çýktýlar,
. Ancak, “kutsal ve derin”(!) devlete karþý verdikleri bu savaþta herhangi bir baþarý elde edemediler.
Kýsmetse, haftaya bu konuya devam edeceðiz.

         YÜKSEKÖÐRETÝMDE REFORM NASIL YAPILIR? (3)

 
 
2010-08-13

SON YAZILARI

“Asker’e Son Mektup”un Ardýndan (1-2) “Vekil” mi seçiyoruz yoksa “liste seçimi” mi yapýyoruz? MHP’nin geldiði nokta Yahudi’yle Kürtleri, kardeþ göstermeye çalýþanlar! “Ýnsan Politik Hayvandýr”dan Nükleer Enerjiye!.. (1-4) Ecevit’in yaptýðýndan ne farký var? AK Parti’nin “ölçü” ile imtihaný Sayýn Baþbakaným! Sadece “Ýki Dakika”, Please!.. Çýktým erik dalýna anda yedim üzümü (1-4) BAÞBAKAN!?.

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

'Vatana Bir Kurban da Benden Olsun'
Baba Ahmet Çetin, oðlunun terhisine 75 gün kaldýðýný belirterek, Büyük oðlum askerden gelmeden

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

Rizespor TRT`nin Konuðuydu
Trt Spor ekranlarýnda yayýnlanan Berfu Haþýoðlu`nun sunduðu `Gerçek Futbol` programýnýn konuðu
TATÝLMERKEZÝ.COM

Erken Rezervasyon Fýrsatlarý Devam Ediyor.
Tatil Keyfi Burda Baþlar.
Ekonomik Ve Ucuz Tatil fýrsatlarýmýzý Kaçýrmayýn
Tatil Rezervasyon Ýçin 444 00 82

 

TERMAL OTEL
WEB HOSTING |