10 Þubat 2012 Cuma

Gunluk Gazeteler

Anketler

YÜKSEKÖÐRETÝMDE REFORM NASIL YAPILIR? (2)

  Prof. Dr. Þaban ÞÝMÞEK

          
         YÜKSEKÖÐRETÝMDE REFORM NASIL YAPILIR? (2)

Özellikle akademik anlayýþ, kiþisel hak-özgürlükler, üniversite tarihi ve yükseköðretim mevzuatý anlamýnda yükseköðretim dünyamýzýn duayeni olarak kabul ettiðim Prof.Dr. Tahir Hatipoðlu, bir gazetedeki makalesinde özetle þunlarý söylüyor:
“- Yeni zihniyet YÖK’çüler her gün yeni bir görüþ ortaya atýyorlar. Çoðu da öylece kalýyor. Bu kez YÖK Baþkaný Yusuf Ziya Özcan ‘Rektör seçimlerine veda’ diye bir açýklama yaptý.
- Baþkan Özcan, ‘Vakýflarda kavga çýkmýyor’ gibi tuhaf bir söz söylemiþ… Sözünü ettiði kurumlarýn üniversite olduðunu unutuyor. Bir kere vakýf kurumlarý üniversite deðildir. Bunlar adý üniversite olan yükseköðretim kurumlarýdýr… Buralarda rektör ve dekan sekreter konumundadýr. Þimdi siz üniversiteyi böyle tanýmlarsanýz kavga olmaz..
- …Kaldý ki üniversitede tam huzur olmaz, olmamalýdýr. Olmamasý iyiye iþaret deðildir. Üniversitede huzur demek sessizlik demektir. Düþünce ve düþünce çatýþmasý yok demektir. Vakýf üniversitelerinde vakýf sahibinin ruhu çerçevesinde düþünüldüðü için kavga yoktur.
- Baþkan Özcan her üniversiteye mütevelli atayacak, bu heyet de rektörü belirleyecekmiþ!.. Oysa geçmiþte çok tartýþýldý; ‘Devlet malýna mütevelli olmaz, tehlikelidir’ diye. Þu anda üniversiteleri kral yetkisiyle donatýlmýþ rektörler yönetiyor. Þimdi bunlara dokuz mütevelli eklenecek, kayýrmacýlarýn sayýsý artacak. Bir süre sonra da mütevelliler kendilerini üniversitenin sahibi sanacak.
- Var olan sistemi savunmak yok. Bu kadar kötü bir sistem olamaz. Ancak kötünün karþýlýðý önerilen sistem bu mu olmalý? Sorun burada.”
Yine bu köþede yazýlarý yayýmlanan deðerli hocamýz Prof.Dr. Þefik Dursun da Yükseköðretime olan ilgisini devam ettiriyor. Sayýn Dursun; “Üniversitelerin rehabilitasyonu ve rehabilitasyonda önemli hususlar” baþlýklý makalesinde “Rehabilitasyondan kastýmýz Türkiye’nin üniversitelere verdiði imkânlarýn ülke yararýna en iyi þekilde kullanýlmasýdýr… Üniversitelerin teknolojiye katkýlarý yanýnda sosyal konularda etkinliðine de ülkenin ihtiyacý bulunmaktadýr; Anayasa meselesine de sahip çýkýlmalýdýr… Avrupa Birliði’ne girmek isteyen bir ülkenin ihtiyacý olan Yükseköðretim Kanunu yeniden düzenlenmeliydi…” diyor.
Elbette baþkalarý da var.
Yani sanal ya da yapay gündemden çýkýp bir temel meselemizin özüne bakabilen insanlarýmýz yok deðil. Ve söylenilenlerden, yazýlanlardan, yaþanýlanlardan kolayca anlaþýlýyor ki eðitim, özellikle de yükseköðretim meselesi çetrefil bir fenomen. Hele hele devlet üniversitelerinin Çemiþkezek’e kadar uzandýðýný, vakýf üniversitelerinin de dershane boyutuna kadar çekildiðini düþünürsek; akademiya penceresinden bakýldýðýnda gidiþat tam bir felaket.
Burada yazacaklarýmýz meselenin zorluðuna uygun olarak yapýlan ciddi bir çalýþmanýn ürünü. Bu yazý serisi, ilk bakýþta sadece bir kanun çalýþmasýymýþ gibi görünüyor olsa da özünde yükseköðretime yeni bir bakýþý yansýttýðý için; “reformlarýn önce kafalarda gerçekleþtirilmesi gerektiði” savýndan da hareketle, “yükseköðretimde reform nasýl yapýlýr” baþlýðýný aldý. Elbette ki üzerinde daha çok çalýþmak ve önereceðimiz sistemin ayrýntýlarýný ortaya koymak gerekiyor. Ama takdir edilecektir ki yerimiz buna müsait deðil ve okuyucunun seri yazýlarý takip etmesi de zor. Biz yine de, konuyla yakýndan ilgilenmeyen okuyucularýmýzdan özür dileyerek meseleye dair fikirlerimizi bir yazý dizisiyle kamuoyuna sunmak istedik.
Daha kolay okunmasý ve daha iyi anlaþýlmasý için konuyu, üç yýl önce yükseköðretimle ilgili bir platformda konferansýný verdiðim þekilde; “satýr satýr” iþlemeyi uygun gördüm. Umarým ilgi çeker ve akademik hayatýn “olmazsa olmaz”larýndan olan bir “tartýþma konusu” yaratarak meseleyi tekrar Türkiye’nin gündemine getirir.
Uzun bir yazý dizisi olacaðý için öncelikle yazý planýný sunmak istiyorum:
I- Eðitim, bilim ve yükseköðretimin geneline bakýþ,
Yeni bir yükseköðretim kanununun ruhu ne olmalý?
a) Ýlk söz
b) Eðitimin önemi
c) Sosyo-psikolojik zemin
d) Genel durum
e) Bilimde neden baþarýlý olamýyoruz?
- Eðitim-öðretim sürecindeki sýkýntýlar
- Bilim politikalarýnýn olmayýþý
f) Çözüm için ne yapalým?
- Önce; doðru taný
- Ýþin gereði ve yolu
- Temel prensipler ve anlayýþ
II- Yükseköðretimde yeni bir model için somut öneriler
a) Temel yapý
b) Üniversite yönetimi
c) Denetim
Ýlk Söz
Yazý dizimizin genelinde, yükseköðretimde neler olduðunu ve olmasý gerektiðini biraz da zülf-ü yâr’e dokunarak anlatmaya çalýþacaðým ama ne olmamasý gerektiði konusundaki görüþümü peþinen söylemek istiyorum:
“YÖK iktidarý deðil, rektör diktasý deðil” ama “hükümran bir mütevelli heyet” ya da “yöneten bir siyaset” de deðil…”
Eðitimin önemi
Günümüzde;
- “Genelde eðitimin özelde ise yükseköðretimin ne kadar önemli olduðunu, ülkelerin geliþmiþliðinin bilim ve teknolojide kat ettikleri mesafe ile ölçüldüðünü, toplumlarýn refah ve mutluluðunun bu ölçü ile pozitif bir iliþki içinde olduðunu” söylemenin sanýyorum gereði bile yoktur.
- Ülkemizde “Ben okuyamadým bari çocuðum okusun” diyerek varýný yoðunu çocuðunun eðitimine harcayan insanýmýzýn sayýsý hiç de az deðildir. Ancak, hayata dair deðer yargýlarý artýk çok deðiþti…
Eðitimde sosyo-psikolojik zemin
- Eðitim sistemindeki yetersizlikler ve medya’mýzýn genelde pek de sorumluluk taþýmayan yayýnlarý baþta olmak üzere çeþitli iç ve dýþ dinamiklerin etkisiyle toplumumuza musallat olan küresel sokak kültürü deðer yargýlarýmýzý, eskiye göre önemli ölçüde deðiþtirdi. Gençlerimiz;
• “Çalýþkanlýk, alýn teri, özveri, topluma katký, ülkeye ve insanlýða hizmet” gibi erdemlerden uzaklaþtý.
• Bilgi toplumunun ana unsuru olan, “bilim adamlýðý yolunu seçmek” yerine “kolay para kazanýlacak, kýsa yoldan köþe dönülecek” iþlere yöneldi.
• Maddenin neredeyse tek geçer akçe olduðu, üretim ve tüketim kalýplarýnýn tamamen deðiþtiði günümüz dünyasýnda, kanýmca haklý olarak artýk mevcut eðitimin ve bunun sonunda edinilecek mesleðin fazla bir iþe yaramadýðýný gördü.
• Gerçekten de günümüzdeki bilim ve bilim adamlýðý, mesela “bir derbi maçýnda gol atmak ya da bir yarýþma programýnda jüri üyesi olmak” kadar getirisi olan, gözde(!) bir iþ ve meslek olarak toplumda kendine yer bulamýyor.
Kýsmet olursa, haftaya bu konuya devam edeceðiz.

 

2010-07-31

SON YAZILARI

“Asker’e Son Mektup”un Ardýndan (1-2) “Vekil” mi seçiyoruz yoksa “liste seçimi” mi yapýyoruz? MHP’nin geldiði nokta Yahudi’yle Kürtleri, kardeþ göstermeye çalýþanlar! “Ýnsan Politik Hayvandýr”dan Nükleer Enerjiye!.. (1-4) Ecevit’in yaptýðýndan ne farký var? AK Parti’nin “ölçü” ile imtihaný Sayýn Baþbakaným! Sadece “Ýki Dakika”, Please!.. Çýktým erik dalýna anda yedim üzümü (1-4) BAÞBAKAN!?.

YORUMLAR

ilhan 2010-08-16
TALEPLERÝM
1-Öðrenci ben okuyacaðým dediði sürece okusun,atýlma olayý zorlaþtýrlsýn.
2-Üniversite örðün eðitim olarak süresini tamamlayanlar bina ve sosyal tesislerden mahrum edilerek açýk öðretim düzeyinde okuma haklarýnýk devam ettire bilsin.
3-Puanýna aldanarak veya arkadaþ yönlendirmeleri ile gittiði bir ildeki okulda okuma güçlü çeken öðrenciler için yatay geçiþ kolaylýðý saðlansýn.Ytay geçiþlerde not dýþýndaki deðerler puanlamada esas alýnsýn.Okul puaný yüksek olan bir okuldan okul puaný düþük olan bir okula ders durmu gözetilmeden yatay geçiþ yapýla bilinsin.
4-Örðün eðitimden açýk öðretime düþen öðrenciler için yatay geçiþ dahada kolaylaþtýrýlsýn.Çünkü zaten bu öðrencilerin sosyal tesislerden yarlanma veya binayý kullanma haklarý kalmadýðýndan istedikdleri okulun açýk öðretimine devam edebilir hadle getirilsin.Kendilerine en yakýn ilin okulunu açýk öðretimden takip edebilsin...
KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

'Vatana Bir Kurban da Benden Olsun'
Baba Ahmet Çetin, oðlunun terhisine 75 gün kaldýðýný belirterek, Büyük oðlum askerden gelmeden

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

Rizespor TRT`nin Konuðuydu
Trt Spor ekranlarýnda yayýnlanan Berfu Haþýoðlu`nun sunduðu `Gerçek Futbol` programýnýn konuðu
TATÝLMERKEZÝ.COM

Erken Rezervasyon Fýrsatlarý Devam Ediyor.
Tatil Keyfi Burda Baþlar.
Ekonomik Ve Ucuz Tatil fýrsatlarýmýzý Kaçýrmayýn
Tatil Rezervasyon Ýçin 444 00 82

 

TERMAL OTEL
WEB HOSTING |