08 Eylül 2010 Çarþamba

Gunluk Gazeteler

Anketler

Anayasa Deðiþikliði Referandumunda oyunuz ne olacak?
Evet
Hayýr

YÜKSEKÖÐRETÝMDE REFORM NASIL YAPILIR? (1)

  Prof. Dr. Þaban ÞÝMÞEK

          
         YÜKSEKÖÐRETÝMDE REFORM NASIL YAPILIR? (1)

 

Kendimizi gündemin akýþýna kaptýrmýþ gidiyoruz. Temel konularý bir kenara býraktýk, dönüp baktýðýmýz yok; giderek büyümekteler. Üstelik bilgi-iletiþim çaðýnýn o hengâmeli çarkýnda, neredeyse her gün bir yenisi ekleniyor bunlara.
Oysa biz önümüze ge(tiri)len meseleyi halledersek sorunlarý çözebileceðimizi zannediyoruz. Gündemdekilerin, temel konularýn zamanýnda çözül(e)memiþ olmasýndan kaynaklandýðýnýn farkýnda deðiliz. Hep bekliyoruz ki birisi bir þeyleri gündeme getirsin-tartýþsýn da biz de ortak olalým.
Dahasý, bizim istemimiz dýþýnda geliþ(tiril)en bu yapay gündemin içine öylesine giriyoruz (ya da itiliyoruz) ki iþ fikir tartýþmasýnýn da ötesine geçiyor. Ne kadar karþýt tavýr ya da sert davranýþ sergilersek o kadar iyi iþ yapmýþ; mesela Cumhuriyeti, vataný veya bir ideolojiyi-dini savunmuþ, yüceltmiþ oluyoruz kendimizce. Oyunun farkýna var(a)madan memleket meselelerine katkýda bulunduðumuzu zannediyor, vicdanýmýzý rahatlatýyoruz(!). Tabii, bu arada gündemi belirleyenlerin, yani bize sormadan hayatýmýza yön verenlerin bizi esir aldýðýnýn farkýna bile var(a)mýyoruz.
Doðru, yani 17 yaþýnda hayatýnýn baharýndaki Buse’nin, 12 yaþýndaki o küçücük Ceylan’ýn, 47 günlük evli üsteðmen eþi Pýnar’ýn ölüm trajedyasýný ya da henüz yirmisinde vatani görevi için, belki de daha önce resimlerde bile görmediði çetin daðlarda kalleþ kurþunlara hedef olan Mehmetçiðin annesinin, yanlýþ yoldadýr-yanlýþ yerdedir-PKK’lýdýr-daðdadýr vesair ama nihayette öz oðlunu-civanýný kaybeden Kürt annenin gözyaþlarýný görmemek ve gazetede bir yerin de varsa deðinmemek mümkün deðil elbette. Buna referandumu ve benzer diðer konularý da ekleyebilirsiniz. Ama herkesin ayný noktaya bakmasý, ayný konuyu iþlemesi, tüm enerjisini günlük deðerlendirmelerle kolay çözülecek gibi görünmeyen belli konular için harcamasý acaba ne derece doðru?..
Kanýmca çok da doðru deðil bu. Hem böyle davranýþlar terör dediðimiz þeyin ekmeðine yað sürmüyor mu?.. Bu bakýmdan ben bugüne kadar þehit olan tüm insanlarýmýza rahmet, onlarýn ve diðer ölenlerin ailelerine sabýrlar diliyor ve okuyucudan da özür dileyerek biraz etrafýmýza bakýnmak istiyorum. Önümüzdeki 7-8 haftaki konumuz, yazýnýn giriþindeki “kenarda unuttuðumuz ya da unutturulduðumuz meseleler” diye sözünü ettiðim konulardan biri olan Yükseköðretim ve Yükseköðretim Kanununa dair olacak.
Hakikaten unuttuk; bir zamanlar Yükseköðretim Kanunu diye bir mesele tartýþýlýyordu bu ülkede. Gerçi gündeme geldiðinde her zaman fýrtýnalar estirmiþtir memlekette bu konu ama 2003 yýlýndaki, doðrusu tam da “yeri yerinden oynatan” cinstendi. Neredeyse (aslýnda zaten planlanmýþ olan) bir askeri darbenin fitilini ateþliyordu. (Trafiði ters yönde akan ülkede otobanda giderken, radyodan bir aracýn yanlýþ yolda gittiði anonsunu duyan bizim Karadenizlinin dediði gibi; “ula ne birisi, hepisi hepisi!” Yani bu plânlar ve bunlarý planlayanlar bir tane deðildi ki!)
Hiç kimse ilgisiz kalmamýþtý konuya; asker-sivil, iþ adamý-bürokrat, dernekler-STK’lar, okumuþ-okumamýþ yerli-yabancý hemen herkes. Ülkenin bir numaralý ve ayný zamanda tek konusu olarak ele alýndý. Onunla yatýp kalktýk; konuþtuk, tartýþtýk, bir araya geldik, ayrýldýk aylar boyunca; memleketi kurtardýk-sattýk, cumhuriyeti koruduk-yýktýk!..
Neler söylenmedi, neler yazýlmadý, neler yapýlmadý ki o zamanlar… Hepsini deðil binde birini bile buraya almanýn imkâný yok. Ama o zaman ülkenin önüne konan bu temel soruna “kimler, ne kadar, ne þekilde dahil olmuþ ve daha sonra bu, sanki mesele hallolmuþ gibi nasýl gündemden düþ(ürül)müþ” meselesine açýklýk getirmek üzere üç-beþ baþlýk sunmak istiyorum. “Nasýl bir Üniversite Kanunu?” konusunu bu hatýrlatmayý yaptýktan sonra inþa etmeye çalýþacaðým.
YÖK’le ilgili Kanunu (2547) deðiþtirme teþebbüsü 2003 yýlýnda oldu… Milli Eðitim Bakanlýðý’nda böyle bir çalýþmanýn baþlatýldýðý haberleri duyulur duyulmaz, anýnda “klasik ön kesme, belli odaklara örtülü çaðrýlar yapma, 12 Eylül’e zemin hazýrlýklarýna benzeyen kýþkýrtma-karýþtýrma faaliyetleri” baþladý. Ve tabii, bütün bunlara karþý, çok güçlü olmasa da Hükümet yanlýsý bazý savunma çabalarý.
Ýþte iþin safahatý:
- 03.06.2003, Hürriyet; Oktay Ekþi: “MEB Müsteþar Yardýmcýlýðýna bir göz hastalýklarý uzmaný tayin ederseniz (beni kastediyor, ÞÞ), kimse sizin ehliyet, liyakat ve dürüstlüðü esas alan bir politika izlediðinize inanmaz.” (Oysa mevcut kanun da bir çocuk hekimi olan Ýhsan Doðramacý tarafýndan hazýrlanmýþtý ve bu durum sayýn eski tüfek yazar tarafýndan hiç de dile getirilmiyordu. Üstelik ben göz hekimi sýfatýyla deðil üniversite öðretim üyesi kimliðimle oradaydým. ÞÞ)
- 04.07.2003, Cumhuriyet: “Hedef Atatürkçü yöneticiler.”
- 04.07.2003, Milliyet; KOÇ Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kýraç’tan Gürüz’ün mücadelesine destek.
- 07.07.2003, Yarýn Gazetesi: “AKP türbanýn önünü açýyor.” (Oysa taslaða böyle bir madde hiç koymadýk. Gereði de yoktu zaten. Çünkü bunu yasaklayan bir kanun maddesi mevcut deðil. ÞÞ)
- 07.07.2003, Vakit; Baþbakan: “Herkes haddini bilsin”
- 10.07.2003, Hürriyet: “Reform deðil yýkým taslaðý.”
- 10.07.2003, d.b.Tercüman: “Yükseköðretim Komiserliði sallanýyor.”
- 11.07.2003, Milliyet, Abbas Güçlü: “Hükümet’in YÖK beceriksizliði.”
- 11.07.2003, Posta, M.Ali Birand: “YÖK’ü ertelemek doðru bir adým.” (Sayýn Birand’a þimdi “Yeterli süre oldu mu?” diye sorsak ne der acaba?, ÞÞ)
- 15.07.2003, Posta, K.Alemdaroðlu: “Ýktidarlar geçicidir.” (O zamanýn Ýstanbul Üniversitesi Rektörü, þimdinin Ergenekon sanýðý, ÞÞ)
- 21.07.2003, Takvim: “YÖK’e Asker Freni: Genelkurmay da YÖK Yasasýna karþý. Ýþte gerekçeler: 28 Þubat önlemlerini ortadan kaldýrýyor, irticacý öðretim üyelerine kucak açýyor.” (Bunlardan birinin bizzat ben olduðumu yýllar sonra usta gazeteci Þamil Tayyar’ýn ortaya çýkardýðý bir belgeden anladýk; bir kurmay albayýn hazýrladýðý irticacý yüksek bürokratlar(!) listesinde idim çünkü).
- 28.07.2003, Eyüp Fatsa, Milliyet: “Ýmam Hatiplerin önünü açacaðýz.” (Hani demiþler ya eskiler “Eline, diline, beline…” diye, yani…).
- 22.08.2003, Akþam: “Rektörlerden rejim uyarýsý.”
- 28.08.2003, Zaman; “YÖK tasarýsý için uzlaþma saðlandý.”
- 28.08.2003, H.O.Tercüman; Sýrrý Yüksel Cebeci: “..Öðretim üyelerine karacüppeliler demiþti... DP’liler ve Menderes ateþle oynadýklarýnýn farkýna varmýþlardý ama iþ iþten geçmiþti.” (Bu demokrasi çaðýnda, bu kadar süfli bir þekilde sopa gösterenlere ancak “Yuh olsun” denir, herhalde. ÞÞ).
- 11.09.2003, Radikal; “General Yalman’dan rektörlere davet: Üniversite açýlýþ törenlerini iyi deðerlendirin, topluma laiklikle ilgili mesajlar verin…”
- 15.09.2003, Radikal: “TSK Üniversiteyi izliyor.”
- 16.09.2003, Star; “Türbanlý açýlýþ: Ecevit hükümeti döneminde türbanlý giriþin yasaklandýðý ÝHL’ler Erdoðan Hükümeti ile birlikte yeniden türbana kapýlarýný açtý.”
- 24.09.2003, Star; Rektör Emin Alýcý: “Hepimiz yeni birer Kubilay olmaya hazýrýz.”
- 26.09.2003, Posta: “Sezer’den Kubilay desteði”.
- 14.10.2003, Takvim: “Genelkurmay topa tuttu.”
- 16.10.2003, Vatan: “Hükümet vazgeçti, uzlaþma saðlandý.”
- 10.12.2003, d.b.Tercüman; Hasan Celal Güzel: “Empotans… Hükümetteki sevgili dostlarýma, bu naçizane sütunumdan “gönüller dolusu Viagra gönderiyorum”.
- 26.12.2003, Yeni Þafak: “Taslak Ocak’ta tamamlanacak.”
- 01.04.2004, Cumhuriyet: “YÖK’e dar kapsamlý yasa.”
- 08.04.2004, Yeni Þafak: “Hükümet, YÖK’te kararlý.”
- 02.05.2004, Sabah: “Baþbakan Erdoðan rektörlere rest çekti.”
- 07.05.2004, Gözcü: Asker: “28 Þubat gibi YÖK uyarýsý; biz bu konuda tarafýz.”
- 12.05.2004, Radikal: AB Komisyonu Türkiye temsilcisi Kretschemer: “Ordunun bu tavrý geriye doðru adým.”
- 14.05.2004, Star: “19 saatte YÖK. YÖK tasarýsý 19 saat aralýksýz çalýþýlarak 251 oyla TBMM’den geçirildi.”
- 15.05.2004, Hürriyet: “Üniversiteler ayakta”.
- 17.05.2004, Milliyet; Erdoðan Teziç: “1960’a gidilmesinin belirtileri oluþtu…”
- 25.05.2004, Gözcü: “Beklenen veto geldi: Cumhurbaþkaný Sezer, büyük tartýþmalara yol açan YÖK yasasýný Meclise kýsmen iade etti.”
- 29.05.2004, Milliyet: “Baþbakan Erdoðan’dan sert yanýt.”
- 29.05.2004, Güneþ; “Milli Eðitim Bakaný Çelik: YÖK Yasasý mutlaka geçecek.”
- 02.06.2004, Yeni Þafak; “Erdoðan: Vetoyu millet vicdaný deðerlendirecek.”
- 04.06.2004, Zaman; “Baþbakan Erdoðan: YÖK’e nokta deðil virgül koyduk.”
Evet, bugün 17 Temmuz 2010. Aradan koskoca 6 yýl geçti. “Nokta mý konmuþtu yoksa virgül mü?” buna sizler karar verin; ben o tartýþmaya girmeyeceðim. Ama “onca laf edenlerin (sadece Sayýn Baþbakaný kastetmiyorum) bunca yýldýr nerede olduðunu sorgulamak, bugün itibarýyla Yükseköðretim Kanunu’nun ne olmasý gerektiðine dair görüþlerimizi ortaya koymak da hakkýmýz ve ayný zamanda görevimizdir” diye düþünüyorum.
Haftaya, kýsmet olursa bu konuya devam edeceðiz.
 
2010-07-24

SON YAZILARI

Yükseköðretimde reform nasýl yapýlýr? (5) Yükseköðretimde reform nasýl yapýlýr? (4) Yükseköðretimde reform nasýl yapýlýr? (3) Yükseköðretimde reform nasýl yapýlýr? (2) Yükseköðretimde reform nasýl yapýlýr? (1) Öðretim üyesiyle dalga mý geçiyorsunuz, Allah aþkýna? Geri Kalmýþlýðýn Tarihi ve Kýlýçdaroðlu (2) Geri Kalmýþlýðýn Tarihi ve Kýlýçtaroðlu (1) “Güven duygusu ile Ordu, Devlet iliþkisi” (2) “Güven duygusu ile Ordu, Devlet iliþkisi” (1)

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

TRABZON’DA AVANAK APTÝ GERÇEK OLDU
Trabzon'da meydana gelen olay, baþrollerini Kemal Sunal ile Ayþen Gruda'nýn oynadýðý 1978 yapým

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

ERDOÐAN'A' HE DEDUK DA EVET' PANKARTLI DESTEK
Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'a Rizeli Hemþehrileri ' he Deduk da Evet' Yazýlý Pankartla Destek

EZAN VAKÝTLERÝ