23 Mayýs 2012 Çarþamba

Gunluk Gazeteler

Anketler

HESAP SORMANIN AÞKIYLA YANMAK

  Muhammet MARAP

          m.marap@hotmail.com
         HESAP SORMANIN AÞKIYLA YANMAK

Baþbakan Turgut ÖZAL, Milli Eðitim Bakaný Vehbi DÝNÇERLER’e  dünya eðitim sistemlerini araþtýrarak, bizim eðitim sistemimizle kýyaslanmasýný ister. Bu araþtýrmanýn sonucunda da bizim eðitimde geri kalýþýmýzýn sebeplerini rapor ederek kendisine getirilmesini talep eder.
                Bakanýmýz çalýþmalarýný yapmaktadýr. Japonya eðitim sistemi de bu ara iyiden iyiye incelenmiþtir. Hatta Japonya’dan bir heyet de ülkemize davet edilir. Geniþ incelemeler yapýlýr yurdumuzun deðiþik yerlerinde. Japon heyetle beraber baþbakan ÖZAL’a çýkýlýr.
                Japon heyet baþkaný sözü hiç uzatmadan Türk eðitim sisteminin hastalýðýnýn adýný ilân eder: “Sizin gençlerinizde milli þuur yok.” Herkes þoktadýr. Bizim heyet biraz da kýzgýndýr. Zira “milli þuur bizim þiarýmýzdýr.” tesellisi iflas etmek üzeredir. Bizimkilerden birisi biraz da kinayeli olarak sorar Japon heyet baþkanýna: “Peki, siz Japonlar, gençlerinize milli þuur verme adýna ne yaparsýnýz? Hangi programý, hangi projeleri nasýl uygularsýnýz?”
                Japon heyet baþkaný açýklar: “Biz, sizden aldýðýmýz ÂMÝN ALAYI ile eðitime giriþ yaparýz. (ÂMÝN ALAYI: Osmanlý döneminde çocuklarýn yaþý 4 yýl 4 ay 4 gün olunca bir törenle eðitim baþlatýlýrdý. En güzel mekânlar gezdirilir, eðlendirilirdi. Ýmparatorluðun ihtiþamýnýn çalýþmayla devam edebileceði anlatýlýr, bu günde eðitim aþký çocuklara aþýlanýrdý. Meddah izletilir, tembelliðin zararlarý þuur altýna yerleþtirilirdi.) Eðitime þok testler uygulayarak baþlarýz. Çocuklarýmýzý uçak kadar hýzlý giden trenlere bindiririz. Çok katlý yollarýmýzda gezdiririz. Üstün teknoloji ürünü fabrikalarýmýzýn robotla nasýl da güzel çalýþtýðýný izletiriz. Bu baþ döndürücü teknoloji karþýsýnda sarsýlan çocuklarýmýza deriz ki: ‘Gördüðünüz bu hýzlý trenleri ve üstün teknolojiyi sizin atalarýnýz yaptý. Eðer siz daha çok çalýþýrsanýz, daha hýzlý giden ulaþým araçlarý yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha geliþmiþ ve modern fabrikalar kurabilirsiniz.’
                Sonra yemek ve eðlence ile þok eðitime biraz ara veririz. Ýkinci dünya savaþýndan beri ot bile bitmeyen Hiroþima ve Nagazaki þehirlerimize geçeriz âmin alayýmýzla. Gelecek neslimize ibret olmasý için yýkýlmýþ ve harap olmuþ þehirlerimizi hiç düzenlememiþiz. Çocuklarýmýza bu iki þehri gezdirir, hayretle þoka girmelerini saðlarýz. Savaþý kaybettikten sonra bile Amerika düþmanýnýn dedelerimize böyle bir ihanet yaptýklarýný anlatýrýz. Çünkü bu çocuklarýmýzýn gördükleri ve duyduklarý taze hafýzalarýnda silinmeyecek derin izler býrakacaðýný iyi biliriz. Sonra da âmin alayýndaki çocuklarýmýza deriz ki: ‘Eðer siz çalýþmazsanýz, vatanýnýzý koruyamaz, milletinizi sevemez, birlik ve dirlik içinde olamazsýnýz; iþte böyle düþmanlar sizin ülkenizi bombalar, yakar, yýkar ve yaþanmaz bir hale getirirler. Ama çalýþýrsanýz, güçlü olursanýz düþmanýnýz size saldýrmaya cesaret edemezler. Vatanýnýz yücelir, milletiniz yükselir. Artýk çalýþýp çalýþmamak konusunda kararýnýzý siz verin…’ Bu ikinci þoktan sonra çocuklarýmýz kendilerine gelir ve çalýþmanýn, üstün olmanýn ve düþmana hesap sormanýn aþkýyla yanarlar. Biz buna MÝLLÝ ÞUUR diyoruz.”
                Tam diyalog ortamý buz kesmiþken bizim heyetten birisi söz alýr: “Ýyi de bizim Hiroþima ve Nagazaki’miz yok ki.” der. Göz çukurlarýný terk etmek üzere olan gözler Japon heyet baþkanýndadýr: “Bakýnýz, biz önce fizik ve kimya kurallarýný kullanabilen teknoloji ile neler yapabildiðimizi, sonra ise nasýl yakýlýp yýkýldýðýmýzý anlatýyoruz. Siz Çanakkale’de fizik ve kimya kurallarýna nasýl boyun eðdirdiðinizi niye unuttunuz ki? Biz çocuklarýmýza Çanakkale’yi de anlatýyoruz. Milli þuursuz vatan kollanmaz.”
                Þimdi lütfen gözlerimizi odanýn tavanýna dikelim ve gaflet narkozunun bizi ne hale getirdiðini bir daha sorgulayalým. Unutmadan, bu gaflet narkozunu bize þýrýnga edenlerin maharetini de hafife almadan tabii…
                Ne yapalým, Milli ve Manevi þuur pazarda satýlmýyor iþte!...
(Not: Bu diyalog Mustafa TURAN’ýn Destanlaþan Çanakkale isimli eserinden alýnmýþtýr.)              

 

2012-02-15

SON YAZILARI

“BÝR BAÞ OL DA…” ÖÐRETMEN NE TÜR BÝR CANLIDIR? GÜNÜLLÜ ESARET EÐÝTÝMÝ ALKIÞLANAN CÜCELER LÝDERE HÜRMET ZEVKTÝR ADAMI YERLER TELEVOLE SOHBETLERÝ HESAP SORMANIN AÞKIYLA YANMAK SENÝ YABAN KEÇÝSÝ HARAM YÝYEN SARHOÞ OLSAYDI

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Artvin'de Ayý Saldýrýsý
Artvin’in Yusufeli ilçesinde ayýnýn saldýrýsýna uðrayan bir kadýn hastanede tedavi altýna alýnd

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

Rizespor TRT`nin Konuðuydu
Trt Spor ekranlarýnda yayýnlanan Berfu Haþýoðlu`nun sunduðu `Gerçek Futbol` programýnýn konuðu
TATÝLMERKEZÝ.COM

Erken Rezervasyon Fýrsatlarý Devam Ediyor.
Tatil Keyfi Burda Baþlar.
Ekonomik Ve Ucuz Tatil fýrsatlarýmýzý Kaçýrmayýn
Tatil Rezervasyon Ýçin 444 00 82

 

TERMAL OTEL
WEB HOSTING |