|
Yanýndaki dostlarýný mutlu etmeyenler, gün gelecek düþman sayýsýný artýracaktýr. Karþýsýndaki düþmanlarýný ikna edebilenler de, gün gelecek dost sayýlarýný artýracaklardýr. Vefa bir madde deðildir, çürümez. Vefakâr insanlar da, vefa görmek için vefakâr olmazlar. Bir hayat tarzýdýr vefa. Sonradan öðrenilmez.
Tarih boyunca binlerce örnekler vardýr ki; dostlarýný ihmal etmeyenler maðlubiyet yüzü görmemiþlerdir. Yine tarih þahittir ki; dostunu ihmal edip de istikbali kararmayan yoktur. Hele menfaat için düþmanýný yakýnlarýnda dolandýranlar er ya da geç hançerlenmiþtir. Dostunu da yanýnda taþýmayanlar yalnýz kalarak sefil ve rezil olmuþlardýr.
Biz eðitimciler zaman zaman öðrencilere masal anlatýr ve sonra da, “bu masaldan ne gibi dersler çýkardýnýz” diye sorarýz. Herkesin yorumunu aldýktan sonra da, ortak bir sonuç çýkarýr, bir cümle ile sonucu tahtanýn tepesine yazarýz.
Bugün sizlerle de böyle bir masalý paylaþalým:
“Çobanýn birisi her gün daðda keçilerini otlatýr. Bir gün sis ve yaðmura yakalanýnca alelacele keçilerini toplar ve aðýlýna döner. Sabah kalkýnca çok kar yaðdýðýný görür ve keçi otlatmaya çýkamaz. Ama keçilerinin arasýnda birkaç tane yaban keçisi olduðunu fark eder. Çok hoþuna gider ve yaban keçilerine çok iyi bakar. Amacý kendisine alýþtýrmaktýr. Kar nedeniyle birkaç gün otlatmaya çýkamayan adam kendi keçilerinin yemini kýsar ve yaban keçilerini daha iyi besler. Öyle olur ki, kendi keçileri iyi beslenememekten artýk süt bile veremez olur. Birkaç gün sonra hava iyileþir ve tekrar otlatmaya çýkar çoban. Çýkar ama akþam olup aðýlýna dönünce yaban keçilerinin olmadýðýný fark eder. Çok hayýflanýr. ‘Kendi keçilerimin yemini kýstým bunlara verdim ama vefasýzlar terk etti gittiler’ der durur kendi kendine. Yine bir gün daðda keçi otlatýrken beslediði yaban keçilerden birisine rastlar. Yakalar ve sorar yaban keçisine: ‘-A vefasýz o kadar baktým size, niye kaçýp gittiniz ki?’. Keçi gayet ciddi cevap verir: ‘-Sen güvenilir bir adam deðilsin. Çünkü, bizi yanlýþlýkla sahiplendin ve gerçek sahibi olduðun keçileri aç býraktýn. Yarýn baþka keçi bulur da bu sefer de bizi aç býrakýrsýn diye kendi baþýmýzýn çaresine bakmaya karar verdik.’”
Aziz dostlarým bu bir masal.
Eðer masal olarak dinledinizse, gülüp geçebilirsiniz.
Þayet ders almak gerektiðini düþünürseniz þarjör cümlenizi aþaðýya not edebilirsiniz.
Ama emin olunuz ki, bu siyasette de böyledir, ticarette de, spor da da, her türlü insan yönetiminde de.
“Kusursuz dost arayan, dostsuz kalýr”. Dostunda kusur arayanýnda, düþmaný çoðalýr. Hele zararýndan emin olmak için düþmanýný yanýnda taþýyanlarýn yaþama hakký hiç yoktur.
Yoksa ne keçinde süt kalýr ne de yaban keçin. Bir yalnýz adama da çoban denmez, divane denir. Ýstediðin kadar etrafýnda keçilerin olduðunu hayal et, akýllý olduðunu kimseye inandýramazsýn.
Siz siz olunuz keçilerinize sahip olunuz. Yoksa adama ‘keçileri kaçýrmýþ’ derler.
Yaban keçilerinden medet ummak!!!
Söylemezsem vefasýzlýk etmekten korktuðum için paylaþayým istedim.
|