|
Aþk, her þeye kadirdir.
Nefret ise daha çok þeylere kadirdir.
Cefalara katlanmak için aþkýn gücünden yararlanmaktýr anneleri fedakâr yapan.
Dünya’da en büyük ihanetleri nefrette zirve yapmýþ insan bozuntularý yapmýþtýr. Lakin amacýna ulaþmýþtýr. Bu amacýn meþru veya gayri meþru olmasý farklý bir mevzuudur. Konumuz hedefe ulaþmaktýr bugün.
Ya sevdiðini iþi yapacaksýn, ya da nefret ettiðin ortamýn engellenmesi için bir þeyler yapacaksýn. “Ýyi þeyler olsa iyi olur” düþüncesi fuzuli insanlarýn beklentisidir. Nitelikli insan, iyi þeylerin olmasý için elinden geleni heyecanla yapabilen insandýr. Tersinden düþünürsek, kötü þeylerin yaklaþtýðýný ferasetiyle hissederek nefret ettiði ortamdan korunmak için mücadele vermek de iyi insaný müthiþ motive eder. Sonra ise, “zafer yakýndýr”
Muzýr zamanlarýn gelmesini engellemek için nefret edeceksin. Muzýr olan her þeyden tabii. Bu nefret ise seni, güzel zamanlarýn gelmesi için çalýþmaya sevdalý hale getirecektir.
Yani, nefret edeceksin ki; âþýk olasýn. Yoksa aþkýna ulaþmak için fedakârlýk yapmaya üþenirsin. Safiyane birilerinin iyi þeyler yapmasýný bekler de beklersin.
Sosyal tahlil yaptýðýnýzda aþk ve nefret eylemlerini en çok eðitimcilerin ve idarecilerin yaþadýklarý/yaþamak zorunda olduklarý bir gerçektir. Dolayýsýyla bir memleketin abat veya berbat olmasý âþýklarýn ve nefret edenlerin elindedir. Yani eðitimcilerin. Ýnsanoðlu, eðitimcilerin maharetlerini uygulayarak yaþamaktadýr çünkü.
Aþk/nefret adamý iþe yalnýz baþlar. Ancak, çevresindekilerin mümkün olduðunca tamamýný dost edinir. Dostlarýný çoðaltarak bir kitle olur. Bu kitle ile artýk her þeye kadirdir. Onun için eðitimcinin gücünün þiddetini ölçmek çoðu zaman mümkün olamamaktadýr.
Eðitim için her imkâný elinde tutup da hedefine ulaþamayan safdil eðitimciler, aþk ve nefretten bîhaber olduklarý için baþarýsýzlýðýnýn sorumlusunu çevresinde aramaya baþlar. “Hiçbir eksiðimiz yok. Eðitmek için ne lazýmsa elimizin altýnda. Sonuç hüsran da hüsran.” düþüncesi âþýk olamamýþ ve nefret edememiþ sýradan insanlarýn düþüncesidir. Bu sýradan insanlarýn ellerinde büyük yetkiler bulunmasý onlarý kesinlikle güçlü yapamamýþtýr. Böylesi insanlar güneþe, suya ve rüzgâra sahip olmadan kum daðýnda sertleþmemin anlamsýz olduðunu bilemezler. Bilemedikleri için de onlar için, maðlubiyet sýradan eylem haline gelmiþtir. “Ben suçluyum” diyebilecek cesareti gelmeyen böylesi insanlarýn bir suçlu aramaya çalýþmalarý da gayet doðaldýr!
Baþarýsýzlýðýn cezalandýrýlmadýðý, baþarýnýn ödüllendirilemediði bir ortamda, aslýnda böylesi mühim mevzularý tahlil edebilecek ekip bulmak da zor. Adalet tecelli etmeyen memleketlerde ipliksiz makaraya ip sarma hareketi ortaya bir iþ çýkarmayacaktýr. Önce ipine sahip çýkacaksýn.
Ýþine, aþýna ve yoldaþýna aþýk olacaksýn. Ýþini, aþýný ve yoldaþýný yok etmek isteyenlerden nefret edeceksin. Üretebildiðin kadar kazanacaksýn. Üretemediðin zaman zarar edebileceksin. Geliri deðiþmeyen, geleceðe dair planlarý olmayan, sevmeyen ve nefret etmeyen insanýn diðer canlýlardan çok da farký yoktur aslýnda.
Eðitimde ve yönetimde önde gidenlerin en belirgin özelliði ferasettir. Feraset ise, yaþanmamýþ ancak yaþanmasý muhtemel zamanlarýn kâr ve zararýný önceden anlayabilen insanlarýn maharetidir.
Ferasetsiz ne aþk olur, ne nefret.
Suçlu arayan adam!
Ben birici suçluyu buldum. Birinci suçluyu buraya yazýyorum. Ýkinci maddeden itibaren siz de bulduklarýnýzý ekleyiniz. Bakýn ne kýyametler kopacak. Biraz da siz baðýrýn caným! “Her þeyi devletten beklemeyin!” Birinci suçlu benim. Diðerlerini de siz bileceksiniz.
|