|
40 bin Ýngiliz çocuðu getirip Ýngilizce öðrenecekmiþiz. Biz çocuklarýmýza Ýngilizce öðretemiyormuþuz. Ýngilizceyi öðrenince, globalleþen dünyaya ayak uyduracakmýþýz. Þayet gene öðrenemezsek baþka tedbirler alacaðýz muhakkak.
Bunun en hafif tahlili þudur: Yanýlýyorsunuz efendiler!
Baðýmsýzlýðýmýzý kaybettiðimiz aþikâr iken, yeni tür sömürü transferinin diðer adýdýr bu eylem. Açýkçasý; misyoner çaðýrýp maaþýný vererek çocuklarýmýzý yapancýlaþtýrma projesidir.
Bu yorumu okuyup da hýnçla yumruklarýný sýkanlarý görür gibiyim. Baðýmsýzlýðýmýzý kaybettiðimize itiraz edenlere bakýyorum sanki! Geliþmeye karþý olduðumu söyleyenler de çýkabilir. Baþkalarýnýn dümen suyuna uyduðumu düþünenler de vardýr belki!
Kültür, bir milletin pazarlanmayacak varlýðýdýr. Kültür emperyalizmine çanak tutmanýn diðer adý ihanettir. Kültür pazarlamanýn en kestirme yolu dil pazarlamaktýr. 40 bin Ýngiliz’in misyoner çocuðu bize Ýngilizceyi öðretince abat mý olacaðýz? Ders olarak algýlarsak, diðer derslerimizdeki baþarýmýz Ýngilizce dersinden daha mý iyi sanki? Daha da iyi öðrenebilmek için okullarýmýzda “Ýngiliz cafe” kuracakmýþýz. Buralarda TV’ler Ýngilizce, gazeteler Ýngilizce, dergiler Ýngilizce olacakmýþ. Yani güçlü bir kültür bombardýmaný. Ýngiliz misyoneri öðretmen; kültürünü, yaþayýþ biçimini ve dininin literatürünü bizim çocuklara ezberletmeyecek mi? “Dinimize güvenmiyor muyuz?” diye eleþtirenler var. 8-10 yaþýndaki çocuða din kýyaslamasý veya kültür tercihi sorulur mu? Hangisi daha eðlenceli ise onu iyi zannetmez mi? Kötüyü yaþatarak, iyinin iyiliði öðretilir mi? Eðitimbilimciler buna itiraz etmiyor mu?
Ayrýca “her lisan bir insan” mantýðýndan hareket ederek, tüm nesle yabancý bir dili ve kültürünü aþýlamak milli midir? Dil öðrenmek güzeldir. Fakat herkese deðil. Bilim çalýþmasý yapmasý gerekenler tabii ki öðrenecek. Bilim çalýþmasý yapacak kiþi sayýsý binde biri bulmazken tüm millete bunu dayatmanýn doðru olduðunu savunan mý var yoksa?
Baðýmsýzlýðýmýzý ne zaman ilan edersek o zaman daha iyi anlayacaðýz. “Baðýmsýz deðil miyiz?” diye yýrtýnýrcasýna sinirlenenler varsa iyi okusun lütfen!
Bir devletin baðýmsýzlýðý ne demek? Baðýmsýzlýk için; kimseye dokundurulmayan toprak olacak. Mümbit topraklara sahip yurdumuz varken iþgal edilmiþ kum çölünde kurulmuþ Ýsrail’den niye tohum alýrýz? Onbinlerce ziraat mühendisimiz ve yüzlerce ziraat profesörümüz varken hýyar tohumunu satýn almak baðýmlýlýk deðil midir?
Hacca giden Müslüman, Çin malý takke ve seccade alýrken; Avrupa’ya birþey satamýyorsak, nasýl bir ekonomik baðýmsýzlýktan söz edebiliriz.
Saatimizin pilini Japonya’dan, dikiþ yaptýðýmýz iðneyi Tayvan’dan, arabayý Fransa’dan, motoru Almanya’dan, savaþ uçaðýný ABD’den (Programýný vermiyorlar tabii. Onlarýn dostu dostumuz, düþmaný da düþmanýz olsun diye. F16’nýn programýný çözen 3 mühendisimizin öldürülmesi de cabasý olsun baðýmsýzlýðýmýzýn), kravatý ve ayakkabýyý Ýtalya’dan, Arap’ýn Petrolunu Ýngiltere’den satýn alarak nasýl baðýmsýz oluyoruz Allah aþkýna?
Üç tarafý denizlerle, dört tarafý puþtlarla çevrili vatanýmýza Norveç niye balýk satar? (daha kibar bir kelime ile anlatamadýðým için özür dilerim.) Baðýmsýzlýkla açýklayabilen var mý?
“Vatanýn bütünlüðü ve milletin baðýmsýzlýðý tehlikeye düþtüðü” birinci dünya savaþý yýllarýnda eli ayaðý tutanlar cephelerde baðýmsýzlýk için can vermediler mi? Liselerdeki öðrenciler öðretmenleriyle “bize matematik, sosyal dersinden önemlisi, vatan gerek” diyerek Çanakkale’ye gidip de dönmemeleri bizim baðýmsýzlýðýmýz için deðil miydi?
Ekonomik baðýmlýlýðýmýz her gün artarken..
Siyasi baðýmsýzlýðýmýz ve vatanýmýz ilan edilmemiþ bir iþgal altýnda iken..
Teknolojik özgürlüðümüz esir düþmüþken..
Bizi bölmeye karar verenler gece gündüz çalýþýrken..
40 bin misyoneri ne yapacaðýz.
Tarýmýn anayurdunda tarým derslerinin kaldýrýlýp, haftadan 4 saat Ýngilizce dersinin konulmasýnýn ardýndan tohumu Ýsrail’den alarak çaðdaþlaþmaya(!) mý, yoksa esareti onaylamaya mý çalýþýyoruz beyler? Deniz kenarýnda balýk tutmasýný öðretemediðimiz, tarlada çapa kullanmasýný alýþtýramadýðýmýz, Türkçeyi konuþmasýný ve yazmasýný öðretmekte zorlandýðýmýz neslimize misyoner çaðýrýp Ýngilizce öðreteceðiz öyle mi?
Bilim yapmasý gerekenlerin Ýngilizceyi Ýngilizlerden iyi öðrenmesi þart,
Herkesin Ýngilizce öðretilmeye zorlanmasý en hafif ifadesiyle gaflet, Ekonomik/siyasi/tarým/sanayi ve savaþ teknolojisinde yavan ve baðýmlý kalmak dalalet,
Bunlarý anlamamakta ýsrar ederek globalleþmekten, çaðdaþlaþmaktan ve gericilikten -
ilericilikten veya medeniyetten bahsetmek hýyanettir.
***
Çeyrek yüzyýldýr iþtahla ve inanarak anlattýðým demokrasi ve cumhuriyetin kazanýmlarýndan aldýðým cesaretle fikrimi beyan etme cüretinde bulundum. Sanýrým Ýngiliz misyonerleri kadar tehlikeli olmamýþýmdýr.
|