|
Ciddi bir hastalýðýnýz var, ameliyat olmak istiyorsunuz. Bu ameliyatýn en tecrübelisi olar doktora ulaþamýyorsunuz. Hemen araya bir tetikçi koyuyorsunuz ve ilgili doktora ulaþýyor, ameliyatýnýz oluyorsunuz.
Diyelim, resmi bir dairede biraz uzun sürebilecek bir iþiniz var. O daire de yoðun, iþinizi kýsa zamanda yapamayacak. Hemen bir tetikçi buluyorsunuz, bir telefon ettiriyorsunuz. Anýnda iþiniz halloluyor.
Millete vekil olmak istiyorsunuz diyelim, millete sormanýza gerek yok. Vekil olmana karar verecek olaný tetikçi olarak kullanýp durumunu onaylatýyorsun. Bunu beceremezsen o karar verene kararýný etkileyecek baþka bir tetikçi buluyorsun, iþin halloluyor. Millete sormadan milletin vekili oluyorsun. Millet, sonra sana zaten ulaþamayacak. Vekilliðin esnasýnda sen zaten gereðini yaparsýn, iþini bilirsin, sonraki seferlere seçilmesen de olur. Zira ihtiyacýn da muhtemelen kalmaz. Sen aradan çýkýyorsun çocuklarýn veya yakýnlarýn seni tetikçi olarak kullanýyor, bu sefer de onlar iþini beceriyor. Tetikçi bulamayanlar tetiði taþýmaya devam ediyor.
Terfi etmek aklýndan geçirdin diyelim. Hemen bir tetikçi buluyorsun. Tabi diðerlerinin bulduðu tetikçiden daha güçlü olacak tetikçin. Sonra iþini beceriyorsun. Tetikçi bulamadýn diyelim. O zaman tetiði taþýyacaksýn, baþkalarý baþkalarý için o tetiði çekecek sen hamaliyesini yapacaksýn. Tetikçi bulamadýysan yapacaðýn tek beceri var; namlunun menzilinden çýkmaya çalýþacaksýn.
Bir konuda mahirsin ve ihalelere girip kazanmak istiyorsun. Hemen bir tetikçi bulacaksýn, beyim. Bulduðun tetikçinin harçlýðýný vereceksin, ihaleyi alacaksýn. Bu harçlýk bazen paranýn dýþýnda bir þey de olabilecek, hazýr olacaksýn.
Hülasa, tetikçin yoksa sen de yoksun. Örnekleri çoðaltmaya gerek yok.
Mekteplerde muallimler istediði kadar, demokrasiyi; “Halkýn kendi kendini yönetmesidir” diye tarif etsinler. Tarih ve hazirûn þahittir ki; deðiþen sadece tetikçiler olmuþtur. Ýdeolojiler, fýrkalar, formal veya informal teþkilatlar hep aracý durumundadýr. Hepsi bahane. Tetikçinin rengi bir gün kýrmýzý olur, bir gün pembe, baþka bir gün de yeþil. Alkýþlayanlar ile alkýþlananlar hep farklý dünyalarýn insanlarýdýr. Hiçbir zaman düþünce birliðine varmamýþlardýr. Bu iddiayý, alkýþlayanlar kabul etmez, biliyorum. Zira onlar aslýnda samimidir.
Ne bileyim iþte. Böyle bir Cumhuriyet. Gücü kapanýn rengine bürünen bir rejim. Adý güzel. Orijinali özlem kokar. Ayný demokrasi gibi. O’nun da adý çok hoþtur. O’nun da orijinali hasret türküleri söyletir yüreklere. Kýsacasý emilenler hep ayný, sadece emenler deðiþir arada bir.
Efendiler, memelerdeki süt tükenmeden uyunmazsanýz öleceksiniz. Adalet ve eþitliðe bina edilmemiþ rejimlerin adýnýn ne önemi var? Bilmelisiniz ki; böyle bir idare hiçbir zaman yangýný tükürerek söndürememiþlerdir. Yýktýðýmýz 16 devletin yýkýlýþ sýrrý budur. Ama çok acýdýr ki; yýkýlýþ sýrrýný deðil de hep kuruluþ efsanelerini konuþmuþuzdur.
Ümidimizi körüklemek için Atatürk’ün þu vecizesiyle sizleri dinlenmeye terk edeyim: “Milletleri kurtaracak; yalnýz ve ancak öðretmenlerdir.”
(Not: Son zamanlarda filmlerin baþlangýcýnda yazýlan not gibi not düþelim biz de: ‘Bu yazýdaki her þey hayalidir! Hiçbir kiþi, zümre veya örgüt kastedilmemiþtir!’)
|