|
Herkes düþünce hürriyeti istiyormuþ!
Böyle bir talep olur mu Allah aþkýna?
Düþünmek engellenemeyecek bir þeydir. Düþündüðünüzü açýklama hürriyeti isteyeceksiniz efendiler…
Demokrasi düþündüðünü açýklamayý serbest kýlan rejimdir. Yasak olan düþündüðünü açýklarken veya empoze etmeye çalýþýrken bir baþkasýnýn ve devletin var oluþ durumunu zedeleyecek eylemlerde bulunmaktýr.
Ýþte biz bunu beceremiyoruz.
Yetkili mercilerin hatasýný söylemek yasaktýr bizde. Yasak deðilmiþ gibi davranýlan bir yasaktýr hem de. Amirin söylediði yanlýþa itiraz etmek yasaktýr bizde. Yetkilinin emrettiði yanlýþý yapmamak da yasaktýr. Ýtiraz etmenin cezasý her ne kadar kitaplarda yazmasa da kiþiyi arþive kaldýrmayý gerektirir.
Zira bizim rejimin tartýþýlmayacak unsurlarýný herkes delik deþik etmiþtir. Herkes kendi istediði gibi anlamýþ ve öyle anlamayanlarý da vatan haini kabul etmiþtir.
Adaletli paylaþmayý kimisi “hakça düzen”, kimisi “adil düzen” olarak formüle etmiþtir ama, hangisini seslendirseniz birilerinin olmak zorunluluðu vardýr.
Siyasette öne çýkmanýn bir kuralý yoktur bizde. Önde gideni mutlu ettiniz mi beraber gidebilirsiniz. Yanlýþýný söyleme hakkýnýz yoktur. Söylerseniz elenirsiniz. Yönetimde de aynýdýr. Niyetinizin halis olmasýnýn hiçbir deðeri yoktur.
Seçilirken “halkýmýn hizmetkârý olacaðým” diye seçilenler, seçilemeyip giderken “halkýmýn hizmetkârlýðýný yaparken þu kadar zarar ettim” diyememektedirler. Ýktidardan giderken fukara olarak giden kaç kiþi sayabiliyoruz? Býrakýnýz iktidarý, iktidar sayesinde bir yerlere gelip de ziyan eden kaç kiþi tanýyabilirsiniz?
“Kendim için bir þey istiyorsam namerdim.” diyenleri çok duyduk ama etkili hale gelince adaleti zayii etmeyen kaç adam tanýyabildik?
Bir mevzunun halli için toplanýlan meclislerde herkes fikrini söylemesi gerekir, biliriz. Bizde durum farklýdýr. Ne söyleyeceðimiz bize önceden söylenmiþtir. Farklý bir söz söyleyip de ýskartaya ayrýlmayan tanýmadýk. Yani “gel otur konuþalým, herkes fikrini söylesin. Ama ben ne dersem o olur” demokrasisi oynamaktayýz.
Düþünceler ilan edilsin isteriz…
Devletin, milletin ve vatanýn bekasý kýrmýzýçizgisi ihlal edilmeden fikirler söylensin. Vatana ve millete ihanet eden cezasýz kalmasýn. Fikirler deðil, eylemler cezalandýrýlsýn.
Düþünce hürriyeti istiyorlarmýþ. Yok, düþünce hürriyeti bahþedilmiþmiþ bize…
Yemeyin bizi…
Düþünce engellenebilir mi?
Düþündüðünü ilan edenleri koruyunuz yeter. Herkes düþündüðünü içine gömerse tehlikelidir. Böyle durumlarda illegalite öne çýkar ve tehlike çanlarý o zaman çalmaya baþlar.
***
Nasreddin hoca horozunu satmak için pazara götürmüþ. 3 altýn verene satacakmýþ. Bakmýþ yan tarafta birisi papaðan satýyormuþ ve 10 altýn istiyormuþ. Sebebini sorunca “bu konuþuyor da ondan” cevabýný almýþ. Hoca horozuna zam kararý almýþ. Baþlamýþ 20 altýn istemeye. Ýtiraz etmiþ müþteriler. “Hocam, konuþan papaðan 10 altýn, sen horoza 20 altýn istiyorsun.” demiþler. Hoca; “Sizin sözlerinizi tekrar eden hayvan 10 altýn eder de, benim istediðini düþünebilen horozum neden 20 altýn etmesin.” demiþ.
Düzen, bizi ya papaðan ya horoz etmek üzere ayarlanmýþ sanki. Böyle giderse insan olmak için zorlanacaðýz sanýrým.
Lakin ben horoz olmayý tercih ederim. Zamansýz ötmemeye çalýþacaðým. “ama dünya dönüyor” azizim. Ayrýca “Dünya, öküzün boynuzlarýnýn üstünde” de deðil!
Düþünceyi ifade etme özgürlüðü bir hak olmalý, düþünce özgürlüðünü zaten kimse engelleyemez. Ýnsanlarýn en tehlikelisi düþündüðünü içine gömendir.
Þu satýrlarý yazmak da suç deðil mi?
Demokrasiyi ne zaman anlayacaðýz, bilen var mý?
|