|
“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira; ne yeri yarabilirsin, ne de boyca daðlara eriþebilirsin.” Yaratan böyle uyarýyor bizi.
Bütün insanlarýn metabolizmalarý ayný…
Ortalama ömür herkes için eþit…
Her an ölmeye aday bir vücut…
Öyle ayarlanmýþ bir dünya ki; hiç kimse buradan bir þey alýp gidemiyor.
Ne servetin bir anlamý var…
Ne makamýn kalýcýlýðý var…
O zaman hiçbir þeyin sahibi deðiliz demektir. Öyleyse, sahibi olmadýðýmýz þeylerin zehirli gururunu yaþayarak hücrelerimizi niye zayii ederiz bilmem.
Filozof sanýrým bu psikolojiyle þu okkalý tahlili yapar hayatla ilgili: “Faniyim, fani olaný istemem. Acizim, aciz olaný istemem. Ben bir hiçim, öyleyse hiç olacaklarý hiç istemem. Ancak, mevcutlarýn hepsini istiyorum.”
Ne kadar zor bir talep deðil mi?
Fakat çok da kolay: mevcudatýn sahibinin yaveri olunca insan mevcudatýn tamamýnýn da sahibi olmuyor mu?
Her an bitebilecek bir hayatta boynuna bir kravat takýp göðüslerini þiþirerek yürüyenlere acýmak gerek.
Hele filozoflarýn kaçmak için yarýþtýðý makamlardan küçük birini yanlýþlýkla yakalayýp da, kalçalarýný dalgalandýra dalgalandýra gezen erkek bozuntularýna ne demeli?
“Dünya malý elde iken deme ‘var mý ben gibi’
Bir muhalif rüzgâr eser, savurur harman gibi.”
Yoruma gerek var mý?
Filozof bir gün öðrencilerine nasihat ederken þöyle der: “Bakýn çocuklar, ben sizin ulu bir ormanda kusursuz bir çam aðacý gibi olmanýzý isterim. ‘Olamam, ancak ot olabilirim’ diye düþünüyorsanýz da kederlenmeyin. Ancak derenin kenarýndaki en diri ot siz olmalýsýnýz.”
Hayatý kavramanýn ve erdemin zirvesi olsa gerek.
Yaptýðýmýz iþin ne olduðu önemli deðil aslýnda, mühim olan yaptýðýmýz iþi iyi yapabilmektir.
Makam, servet, saðlýk, ömür, evlatlar… Hepsi boþ.. Olmazsa olmaz ancak olmasýyla da gurur duyulmaz fani þeyler iþte…
Ne zaman biteceði bilinmeyen ömür “týk” diye bitince topraða uzatýp gidiyorlar insaný… Sen gittikten sonra ha üç gün aðlanmýþ, ha üç yýl ne fark eder senin için… Hiç aðlanmazsa, senin yatýþ stilin mi deðiþecek?
Hayatý kavrayamayanlarla paylaþmak zorunda olduðunuz hayat bazen sizin için elem verici olmaya baþlayýnca insan böyle uçuk düþünmeye baþlýyor sanýrým.
Hayata sýmsýký sarýlmaktan yanayým… Hayat, denizde tutunulan kalas gibidir. Sahile çýkýnca da o kalasý yakar ýsýnýrýz zaten…
Fanilere minnet duymamak ne kadar zevklidir.
|