|
Cumhuriyet, ortak aklýn yönetimi demektir. Yönetenlerin aklýnýn üstünlüðünü yönetilenlerin onayýyla icra etmesi demektir. Dolayýsýyla, yönetenin kim olacaðýna yönetilenlerin karar vermesi rejiminin adýdýr Cumhuriyet.
Bu rejimin mensuplarýnýn tamamý eþit kýymettedir. Seçkinleri olmaz. Ayrýcalýklý olanlarý olmaz. Verilecek reylerin deðerlisi deðersizi olmaz. Oturulur toplu bir karar alýnýr, sonra da beðenilip beðenilmediðine bakýlmaksýzýn her fert bu kararý uygular. Uygulama makamýna seçilenler uygulamak zorundadýr, etkilenme pozisyonunda olanlar ise kabullenmesi þarttýr. Bu nedenle verilen kararlar ve seçilen yönetenler belli zaman aralýklarýyla gözden geçirilir ve gerekli düzenleme ve düzeltmeler yapýlýr. Kesinlikle Cumhuriyet rejiminin “bir bileni”, “akýl hocasý” “sen ne dersen o olur” tipi bireyleri olmaz. Karar ortak, uygulamak zorunlu, kýzmak yok. Beðenmediðin kiþileri ve beðenmediðin icraatlarý eleþtirmek serbest ama kavga yok. Sonra da karar deðiþtirme, kiþileri deðiþtirme zamanlarý gelince de doðru olduðuna inanýlan kararlarýn onaylanmasý için mücadele etme, maharetli insanlarýn ise yönetime gelmesi için propaganda serbest. Kesinlikle hile etmeden.
Bu rejim kanunlarýný yapacak insanlarý halkýn seçmesini emreder. Sonra da bu kanunlara itirazý olanlarýn itirazlarýný reddederek zaman zaman cezalandýrma yoluna gider. Kanunlarý yapanlarý beðenmeyenler ise, daha iyi kanun yapacak olanlarý seçim zamanlarýnda yeniden seçmek için gayret eder. Baþaramazsa, yaramazlýk yapmadan kabullenir. Yasama iþini ise, rejim, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiþtir. Yüzyýlýn ender liderlerinden Mustafa Kemal ATATÜRK, “cumhuriyet rejiminin beyninin TBMM” olduðunu; bunun için beyan etmiþtir. Vücudun beynini çivi ile eþelemesi ne kadar makul ise TBMM’yi hesaba katmamak da o kadar makuldür.
Cumhuriyetin ayakta durmasý için, eleþtirmek þarttýr. Yanlýþlarý hatýrlatmak gereklidir. Hatalý eylem ve deðiþikliklerin hatalarýný demokratik kurumlar ve kurallarý aþmadan düzeltme mücadelesi akýllýlýktýr. Bu rejim “ben oynamýyorum” düþüncesini gerici bir düþünce olarak ilan etmektedir. Zira, vatan ortaktýr. Ortak vatanýn korunmasýna muhalif her eylem, vatanýn bütünlüðünü tehlikeye düþürecek, zamanla haklý olanlara güzel bir vatan, haksýzlara da kötü bir mekân saðlamayacak. Herkesi vatansýz býrakacaktýr.
Sonra da haklý olanlar, haklý düþüncelerini uygulayacak bir toprak parçasý da bulamayacaktýr. Ardýndan ise: Esaret… Ölüm… Birilerine bayram zamaný gelecektir.
Atatürk’ün “fazilet” olarak tarif ettiði Cumhuriyet’te eleþtirmek var ama kavga yoktur. Anlayamamak var ama cumhurun kararýna uymamak yasaktýr. Hele “insanlarýn anlayamadýðýný” iddia etmek kesinlikle hatadýr. Çünkü rejim anlayamayanlarýn eðitimin tamamlamasý için ve anlar hale gelebilmesi için gerekli eðitim kurumlarýný da kesinlikle usulüne göre iþletmeyi emretmektedir.
Herkesin beðenmeme hakký var ama hiç kimsenin hata yapma lüksü yoktur. Bireyler görevlerini en doðru yapmak zorundadýrlar. Doðru eylemlerin çoðalmasý rejimi güçlendirecek, yanlýþ iþ veya tembellikler rejimi yaralayacaktýr. Tedavi edilemeyen yaralýlarýn sonu ise malumdur.
Yaþamak isteyen rejimi yaþatmak zorundadýr. Rejimi beðenmeyenlerin de kendilerine vatan bulmalarý kaçýnýlmazdýr.
Cumhuriyet, hiç kimseye Anadolu’yu çimdikleme görevi vermemiþtir. Rejim tek, millet bir ve vatan anadýr.
Ana ise çok kýymetlidir.
|