|
Özgürlük, “özü, gür olmak” demekmiþ. Beslenmede, barýnmada, eðlenmede ve sosyal eylemlerde baðýmsýz olmakmýþ. Baskýdan, yönlendirmeden ve etkilemeden uzak olmakmýþ. Yok böyle bir þey aslýnda. Yaratýlýþ itibariyle her yanýmdan baðlanmýþ hissediyorum kendimi.
Ýstediðini istediðin anda bulup yiyemiyorsan nasýl özgür olacaksýn ki? Hadi buldun diyelim, yine birisinin desteði olmadan ulaþýlamadýðýna göre baðlanmýþýz gitmiþ aslýnda. Yönlendirmeden uzak olmak ne mümkün? Oy vereceðimiz partiyi de bizim dýþýmýzdakiler belirlemiyor mu? Hem öyle belirliyor ki, bize kararý kendimiz verdiðimiz hissi de vererek belirliyor. Kendi irademizle oy verdiðimizi sanýyoruz. Oysa ne bir partinin kuruluþunda söz hakkýmýz var, ne milletvekili adaylarýnýn belirlenmesine müdahale edebiliyoruz. Liderlerden hangisini beðenirsek onun belirlediði adayý beðendiðimizi iddia etmiyor muyuz? Nasýl özgürlükse! Ne biçim demokrasi ise!
Ayný olayý her TV kanalýndan farklý anlatmýyorlar mý? Birisine bakýp “oh” oldu diyesimiz geliyor, diðerini izleyip “vah vah!” diye hüzünlenesimiz geliyor. Etkilenmiyorum diyebilen var mý?
Kýsacasý, hep dýþarýdan dürtülerek yaþamaktan kurtulamýyoruz. Beðendiðimiz insan ne diyorsa doðru, beðenmediðimizin her dediði yalan. Hani bizim aklýmýz. Aklý bize veren baþkalarýna kullandýrmak için mi verdi Allah aþkýna? Ýþin garibi, savunduðumuz güruh veya bireyin gönüllü elçiliðini de yapmaktayýz. “Özgür deðilsin” deseler, kýzarýz ama!
“Bir baþkasýnýn özgürlüðünün baþladýðý yerde bizim özgürlüðümüz biter”miþ. Bizim özgürlüðümüz baþladýðý yeri ben bulamadým. Öyle salýna salýna gezmek özgürlükse, bütün hayvanlar özgür olmalý. Ama, maalesef her hayvan baþka bir hayvanýn yemeðidir. Keyiflene keyiflene baðýrmak özgürlükse, en özgür kurt olmalý.
Hastalanýnca doktora, acýkýnca bakkala, üþüyünce mangala muhtaç olan bir canlýnýn özgür olmasýný aklýmdan bile geçiremiyorum. Devasýz hastalýklara isyan edemiyorsam, zamaný durdurup istediðim gibi yaþayamýyorsam, Azrail’e itiraza gücüm yetmiyorsa ben özgür deðilim. Bir de buna toplum mühendisleri müdahale edip düþüneceðim þeylere de onlar karar vermekte ise, esir düþmüþüm. Düþüneceðin þeylere karar verebilecek güçte isen daha kötü, bu sefer birilerinin ne düþüneceðine sen karar vermeye baþladýn demektir.
“Özgürlük” esir düþmüþtür.
“Gemisin kurtaran da kaptan” deðildir. Çünkü kimsenin gemisi yok bu dünyada… Bütün koyunlar ise artýk kendi bacaklarýndan asýlmýyor. “En iyi bileni” dinlemek gerek. Her þeyin mimarýna kulak vermek lazým. Zamandan demir almak günü gelmektedir, kimse engelleyemez. Mühim olan, zamanýn duracaðý zamaný kavramak. Kendi imalatýn olmayanlara baðlanmamalýsýn. Fiziksel yalnýzlýk kesin olduðuna göre, metafizik aþklar aramalýsýn. Dertlerine çözüm bulamayanlara dert anlatýlmaz. Dertlerin sahibi bizi dertsizleþtirebilir.
Bir et parçasýna gömülü ruhumuzun özgürlüðüdür gerçek özgürlük. Hakiki akýl ise bundan sonrasýný planlayabilendir. Böylesi sofistike saplantýlarýmýn alternatifini bulamayanlar anlayamayabilir. “Ýnsan her yaþta çocuktur, sadece oyuncaklarý deðiþir.” Unutmayalým oyuncaklarýmýzý elimizden alacaklar. Gerçeklerle yüzleþmekten kaçamayacaðýz. Ben baþka yol bulamadým. Bulan varsa bilelim!
Gerçek özgürlüðe kavuþunca, ne geçici özgürlüklerin ne de esaretin bir anlamý olacak. Her þeyin sahibine esir düþmekten güzel özgürlük bilmiyorum…
|