Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði'ne (TMMOB) baðlý Ýnþaat Mühendisleri Odasý (IMO) Kastamonu Temsilcisi Müjgan Alagöz, "Ýnþaat, ülkedeki lokomotif sektörlerden biri olmasý nedeniyle güncel politikalardan en fazla etkilenen sektörlerden biri. Yani güncel politikalardan en fazla etkilenen inþaat mühendisleridir" dedi.
2011-04-26 - 16:45
IMO Çankýrý Þubesi'ne baðlý Kastamonu Temsilcisi Müjgan Alagöz, oda binasýnda yaptýðý basýn açýklamasý ile siyasi partilerden taleplerini dile getirdi. Alagöz, kamu yatýrýmlarý, kamu ithdamý, 4/C istihdamý, inþaat mühendislerinin sorunlarý, torba yasasý, Hizmetlerin Ticareti Genel Anlaþmasý, TOKÝ, yapý denetimi, özlük haklarý, iþ güvenliði uzmanlýðý odalarýn aktifliði kamu ihale sistemi, eðitim sistemi, eðitime ayrýlan bütçe, vakýf üniversiteleri teknoloji fakülteleri, mühendislik ve mimarlýk hakkýndaki
kanun, inþaat mühendisliði mevzuatlarýnýn revizyonu, ana yasa deðiþikliði gibi konularda taleplerini dile getirdi. Talepleri 20 madde halinde sýralayan Alagöz, Türkiye genelinde 85 bini aþkýn inþaat mühendisi olduðuna dikkat çekti. IMO'nun ise 26 þubesinin bulunduðunu ifade eden Alagöz, bir gazetecinin sorusu üzerine yaklaþan seçim ile birlikte gerilen ortamý eleþtirdi. Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan ile MHP Lideri Devlet Bahçeli arasýndaki 'bozkurt' polemiði ile Kýlýçdaroðlu'nun 'ananý' telaffuzlarý
hatýrlatýldý. Alagöz de, "Evet bu tür diyaloglar ve ortamýn gerilmesi herkesi rahatsýz ediyor. Biz taleplerimizi tüm siyasi partilerden istiyoruz. Ýnþaat, ülkedeki lokomotif sektörlerden biri olmasý nedeniyle güncel politikalardan en fazla etkilenen sektörlerden biri. Yani güncel politikalardan en fazla etkilenenler, inþaat mühendisleridir. Biz hiçbir þekilde kendimizi ülke sorunlarýndan soyutlayamýyoruz, bu sorunlara baðýmsýz kalamýyoruz. Onun için direkt etkilenen sektörlerden biri inþaattýr. Bu
sorunlara yönelik çözümlerin üretilmesi ve bu yönde yaklaþým tarzlarýnýn ortaya konulmasý çok daha iyi olur. Çünkü, sorunlarýmýz çok fazla."
SIKINTILAR 24 OCAK KARARLARINDAN KAYNAKLANIYOR
Tek tek taleplerini okuyan Alagöz, "Türkiye emeðiyle geçinen kesimlerin sorunlarý ortak bir kaynaktan beslenmektedir. Bu kaynak, 24 Ocak 1980 kararýyla gündemimize giren ve son 30 yýldýr iktidara gelen tüm hükümetler tarafýndan uygulanan neo-liberal politikalardýr. Ulus ötesi sermaye gruplarýnýn uluslar arasý egemen güçlerin dayatmasý ile özelleþtirme, kuralsýzlaþtýrma, piyasalaþtýrma, güvencesizleþtirme gibi biçimlerle hayatýmýza giren bu politikalar, bir yandan kamusal mal ve hizmetlerin sosyal
haklarýn tasfiyesine, eðitimden saðlýða kadar bütün haklarýn paralý hale getirilmesine diðer yandan da emekçilerin haklarýnýn gasp edilmesine yol açmýþtýr" diye konuþtu.
Alagöz, taleplerinin yer aldýðý broþürlerin basýlarak daðýtýlacaðý, ayrýca taleplerin gazetelerde verilecek reklamlarla da siyasilere ve vatandaþlara duyurulmaya çalýþacaðýný sözlerine ekledi.
|