22 Mayýs 2012 Salý

Gunluk Gazeteler

Anketler

ÜLKEMÝZDE TEMÝZ TOPLUM KAVRAMI ÜZERÝNE

  Ýbrahim ÖZDEMÝR

          onbirinci_saat@hotmail.com
         ÜLKEMÝZDE TEMÝZ TOPLUM KAVRAMI ÜZERÝNE
Yaþadýðýmýz dünya da, bir arada yaþamanýn bireyleri mutlu etmesinin temiz toplumu yaratmaktan geçtiðini biliyoruz. Temiz toplumda her bireyin kendi sorumluluk alanýna ait  yetki ve sorumluluklarý mevcuttur. Bu bilinçle hareket eder  her birey.. Menfaatin hâkim olduðu "dünya" üzerindeki herþeyi kirletir. Önce insaný kirletir, sonra kirlenen insan, çevresini, diðer insanlardan baþlayarak kirletir ve doða kirlenir. Fail insan olduðu için en son kirlenmenin farkýna da kendi varýr. Önce doðanýn kirlendiðini farketmesi de bundandýr. Ki bütün dünya doða kirlenmesi ve doðurduðu sonuçlar bakýmýndan ayaða kalkar hâle gelmiþtir. fakat insan kirlenmesi, zihin kirliliði konusunda daha herhangi bir hassasiyet belirmiþ görünmüyor. Þu günlerde "Temiz Toplum" çýðlýklarý hem pek cýlýz, hem de dikkat ediniz Toplum u kapsayacak þekilde ancak anýlabilmektedir. insan, temel unsur olarak anýlmamaktadýr.

            Dünyaya temiz bir fýtrat üzerine gelen insaný, hem de 6.5 milyarýný birden kirleten nedir? Kirli telâkkiler, kirli görüþler olmalýdýr bu kirletici, temizi, pise çeviren þey, herhalde pis þeyler, pis telakkiler olmalýdýr. Uzvi ihtiyaç ve içgüdü sahibi insan, bu ihtiyaç ve içgüdülerinin þevkinden öteye varabilmenin itici gücü olan akla ve onun muhakeme gücüne sahih kýlýnmýþtýr.Lâkin kolay etkilenirliði insanýn en büyük zaaflarýndan biri olarak suçlarýnýn da sebebi haline gelmiþtir.

            Ýnsan, dünyaya bir varlýk olarak geldiði günden itibaren üzerinde taþýdýðý özellikleriyle, bu özelliklerin deðerlendirmesini yapabileceði aklýný sürekli devrede tutamamýþ olmasýnýn sýkýntýsý ile tarihleri doldurmuþtur, insanlýk tarihi insanlýðýn kendi kendine husumetinin tarihidir denilse yeridir.

 

            Ýnternatýonal  iliþkilerde ve yurt içi iliþkilerde yasal düzenlemeler, gelenekler, bireysel geliþmeler, kiþilik geliþmesi tarihi süreç içinde daima temiz toplum oluþturmak, meydana getirmek için olmuþtur..

 

            Globalleþen yeni dünya düzeninde rotasýz bir gemi gibi yalpalayan ülkemiz, üye olduðu, altýna imza attýðý uluslar arasý antlaþmalardan kaynaklanan dayatmalardan dolayý ülke güvenliði ve iç güvenlik konularýnda sorunlarla baþbaþa kalmaktadýr.

 

            Birinci dünya Savaþý sonrasý baþlayan süreçte karþýmýza çýkan soguk savaþ döneminde süper güçlerin birbirini dengelemesi uluslar arasý iliþkilerde de dengeyi saðlarken, 1990’lý yýllarda Sovyet Rusya’nýn bölünmesi

ile yalnýz kalan Amerika Birlesik Devletleri (ABD) kendi stratejinse göre yeni bir dünya düzeni kurmus Avrupa Birligini de (AB) kontrole alarak egemenlik alanýný geniþletmiþtir. Bu durumda Çin, Rusya, Hindistan yeni bir güç olma yolunda birbirine yanaþýrken Ortadoðu da ABD’nin egemenlik alanýný her geçen gün geniþlettiðini doðal kaynaklarý ve ekonomik iliþkileri kendi çýkarýna yönlendirdigini, dünya siyasetini kontrolüne aldýðýný görüyoruz.

Bu baðlamda yalpalayan Türkiye dýþ politikadaki ABD ve AB baský ve dayatmalarý karsýsýnda ödünler vermekte yurt güvenligi ve iç güvenlik konularýnda sürekli yaratýlan sorunlarla baþ baþa kalmaktadýr.

 

            En tabii hakkýmýz olmasýna karþýn Kýbrýs, Ege Irak’taki olusumun yansýmasý Güneydoðu sorunlarý ekonomik krizler iþsizlik, etnik bölücülüðün güçlenmesi gibi temel sorunlar ile ugraþýrken söz konusu dayatmalara karþý dirençli ve ulusal dokuyu kuvvetli tutarak, kendi gücünün ve kaynaklarýnýn önemini bilerek ayakta durabilecegini göstermesi gerekir. Toplumun bu konuda yüksek moral ve kararlýlýða ulaþmasý için tüm çabalar sarf edilmelidir.

 

            Ülkemizdeki iki alanda en büyük yolsuzluk yapýlmamktadýr. Geri kalan yolsuzluklar suyun damlamasý kadar önemsizdir. Bunlardan birincisi, yer altý ve yerüstü zenginliklerimizi ulslararasý büyük þirketlere ve güçlere yatýrým veya özelleþtirme adý altýnda peþkeþ çekilmesi; diðer ikincisi de, hazinenin aþýrý yüksek faizle borçlanmasýdýr.

            Türkiye gibi her alanda deðiþme ve geliþme gösteren ülkeler  kirli iþlerin, yapanlara bir çýkar saðladýðý doðrudur. Ama, bu çýkarýn ne kadar süre ve/ya toplumun ne kadarlýk bir bölümü için geçerli olduðuna dikkat edilirse, bir kiþi ya da gruba çýkar saðlayan bir kirliliðin, toplumun bütününe zarar verdiði ya da bir süre için saðlanan çýkarýn sürekli olamadýðý görülecektir.

            Bu gerçeðe karþýn insanlarýn kirli tutum ve davranýþlara bu denli eðilimli olmalarýnýn nedeni, toplumun bütünü ya da uzun vade yerine yalnýzca kendini (veya küçük bir grubu) ve kýsa vadeyi tercih edebilmesinden kaynaklanmaktadýr.

            Toplum çýkarlarýný zedelemek pahasýna kendine çýkar saðlamak, ancak çýkarlarýný -gerçek anlamda çýkar- gözetmesini bilmeyen toplumlarda mümkün olabilmektedir. Bu tür toplumlarda akýl deðil bir çeþit orman kanunu egemenliði geçerlidir ve er ya da geç akýl egemenliði altýndaki toplumlar tarafýndan topluca yutulmaktadýrlar.

            Toplu çýkarlarýný gözetmesini bilen, akýlcýlýðý rehber edinmiþ toplumlarda ise böyle bir çýkar çatýþmasý na (conflict of interest) izin verilmez. Çünkü oralarda kýsa vadeli çýkarlarýn uzun vadeli çýkarlara tercih edilmesinin akýlcýlýkla baðdaþmadýðý öðrenilmiþtir.

            Buna göre kirliliði, akýlcýlýktan uzaklaþma, temizliði de akýlcýlýk olarak tanýmlamak mümkündür. Temiz Toplum ise, akýlcýlýðý egemen kýlabilmiþ toplum demektir.

            Bu durumda toplumumuzu bu denli olumsuz etkileyen, onu maddi ve manevi olarak yozlaþtýran kirliliklere yol açan akýldýþýlýk nere(ler)den kaynaklanmaktadýr?

            Sorunlarýn büyük bir çoðunluðunun deðiþmez nedeni olan “dün de öyle olduðu için”, toplumumuzun akýldýþý yaþam biçiminin bir nedenidir. Birey ve toplum davranýþlarý da aynen mekanik sistemlerde olduðu gibi eylemsizlik (inertia) yani eski konumunu koruma içgüdüsüne sahiptir. Birþeyleri dün nasýl yapýyorsak -eðer güçlü bir deðiþtirici etki yoksa- bugün de ayný biçimde yaparýz.

            Toplumumuz dün akýl yerine akýldýþýlýðýn etkisindeydi. Bugün, deðiþmesi için bir etken yoktur, dolayýsýyla yine akýldýþýlýk egemendir.

            Bir diðer neden, okul-aile-toplum üçlüsünce bireylere kazandýrýlan formasyonun, akýlcýlýðý deðil akýldýþýlýðý yaratmakta oluþudur. Ancak bu üçlüden en etkin durumda olan okul un, ilk ve orta öðretimde benimsemiþ olduðu felsefe akýl yoluyla oluþturulmuþ olmayýp, her dönemde ayrý fakat hepsi de yetersiz görüþteki siyasi kadrolarýn egemenlik savaþý verdiði Milli Eðitim Bakanlýðýnca çizilir.

            Yüksek öðretimde ise artýk iþ iþten geçmiþ, temel formasyonunu akýldýþý bir müfredatla almýþ olan öðrenciler, akýldýþý ön eðitimli öðretmenler tarafýndan yine akýldýþý bir müfredata zorlanýrlar. Bireylerin formasyonlarýný oluþturan üçlünün aile ayaðý ise, bebeklikten itibaren yaratýcýlýðý törpüleyen, aklýsýra çocuðu tehlikelerden koruyan ve kiþiliðini geliþtirmesine en büyük yardýmcý olabilecek olan oyun u aþaðýlayýp mümkün olan hallerde de yasaklayan bir tutum içindedir.

            Okul ve ailenin bu tutumu, ancak baþkalarýný taklid edebilen, kiþiliði baskýlanmýþ, daima korunma bekleyen (toplulumuzun hemen her kesiminin histerik korunma taleplerinin kaynaðý budur), giriþimciliði narkoz altýnda bir üçüncü ayak yani toplum yaratmýþ, o da ilk iki ayaðý destekleyen kurumlar oluþturmuþtur. Bu yapýdaki bir toplum, kendini yüceltebilecek sistemleri kuramamýþ ve halen de kuramamakta, önüne çýkan ya da çýkarýlan sorunlarý kurcalama yoluyla çözmeye çalýþmakta ve çözemeyip yüzüne gözüne bulaþtýrmaktadýr.

            Ýnsaný yaratanýn, yarattýðý insaný verdiklerinin kýymetini anlayabilen insan ancak kendini de, çevresini de, toplumu da kirletmemenin yolunu bulabilmiþ ve bu yolda yürüyebilmiþtir. Allah kullarýna gönderdiði vahiyle nasýl temiz olunur ve temiz kalýnýr ýn reçetesini vermiþ, bu reçeteyi uygulayanlar temiz kalabildikleri gibi, toplumun ve çevrenin de temiz kalmasýnda bu reçeteyi uygulayanlarýn rolü bulunmuþtur.

            Toplumun temizliðinden veya temiz toplumdan kasdýn ne olduðuna bakýlýrsa ilk nazarda "rüþvet in, "kayýrma"nýn göze çarpýverdiði görülmektedir. Zaten rüþvet veya kayýrma kimi kimselerin kendilerine ait olmayanlarý alabilmek, kendilerine ait kýlabilmek için baþvurduklarý yol olduðuna göre rahatlýkla zulüm kapsamýna giren þeyler olduðunu söyleyebiliriz. Zira zulüm, bir þeyi ait olmadýðý yere koymaktýr, diye tanýmlanmaktadýr. Adl ise, bir þeyin ait olduðu yerde bulundurulmasý veya oraya konulmasýdýr. Öyle ise kiþiyi ve toplumu kirleten rüþvet, kayýrma ve benzeri þeylerin varlýk nedeni üzerinde durmak gerekiyor. Ýnsan neden kendine ait olmayan þeylerin zimmetinde bulunmasýný ister sorusunun cevabý, herhalde konumuza açýklýk getirecek cevab olsa gerektir.

            Ýnsana en yüksek deðer olarak belletilen þeyler gerçekten en yüksek deðerler ise bu takdirde ona ulaþmak için; eriþebilmek için daha yüksek þeyleri deðil, daha düþük düzeydeki þeylerden vazgeçebilecektir. En yüceye ulaþmak, ondan daha az yüce þeylerden vazgeçmekle, daha az yücelikleri terketmekle mümkündür. Bu sebeble de sürekli olarak yücelmek, yükselmek, yüce deðerlere ulaþma ve onlarla yaþayabilmek için çalýþacak insan, mutlaka ve yüceliklere ulaþmak için daha düþük düzeylerdeki yükseklikleri, yücelikleri, daha yükseði uðruna terketmeyi isteyecek ve bunu baþarabilecektir.

            Tam bu anlatmaya çalýþtýklarýmýzýn tersine, insana düþük bir deðer, en yüksek deðer olarak belletilir ve buna ulaþmasý istenilir ve hedef gösterilirse bu takdirde (gerçekte) düþük olan deðere ulaþabilmek için nice yüksek ve yüce deðerleri rahatlýkla terkedebilecektir. Bu hâl ise insanýn seviye kaybý anlamýna gelmektedir.

            Temiz Toplum peþinde koþanlarýn, temiz toplum arzulayanlarýn öncelikle temizlikten anladýklarýnýn ne olduðunu gereðince tarif edebilmeleri ve böyle temizliðe nasýl ulaþýla-bileceklerini yerli yerince tesbit etmeleri gerekmektedir. Her þeyin dünya hayatýný iyi yaþamak; iyi yaþamaktan kasdýn da bir eli balda, bir eli yaðda yaþamak olduðuna inandýrdýðýnýz insaný, bu hedefe ulaþmaktan ne ile alýkoyacaksýnýz. Gösterilen hedef yalnýzca daha iyiyi yemek daha iyi yerde oturmak, daha iyi giyinmek, daha iyi içmek velhâsýl dünya nimetlerinden yararlanmak, amma hiçbir keyfiyet kaydý tanýmadan, koymadan yararlanmak olunca, bu hedefe yönlendirdiðiniz insaný, hedefine ulaþmak için çabalarken neleri çiðnememesi, neleri ezip geçmemesi gerektiði konusunda nasýl ikna edecek ve inandýracaksýnýz. Zira ulaþýlmasý ve yaþatýlmasý gereken en üstün hedef dünya nimetlerinden alabildiðince yararlanmak olunca, buna ulaþmak için neleri engel olarak önüne dikeceksiniz ki, kiþi, bunlarý aþmasýn. Ahirette hesab sorulmayacaksa, bu dünyada sizi yaptýklarýnýzdan dolayý yargýlayacaklarý da yararlandýrmanýz halinde dünyadda yargýlanmayacaksýnýz, bu durumda insan hýrsýný nasýl sýnýrlayacaksýnýz? Laik Vicdanlarla mý? Koskoca dünyayý tek baþýna, ortaksýz olarak kirleten laik-demokrasi denmi bunu bekleyeceksiniz! Hani bilmem neyini ne eden kadý, þikâyetin kime derler ya!... Durum aynen öyle görünmüyor mu?

            Ülkemizde,temizliði aðzýna alacaklarýn önce temiz olmalarý, satýlmamýþ bulunmalarý, temizliðin nereden kaynaklandýðýný bilmeleri gerekir. Temiz fert, temiz toplum, temiz düzen, temiz kamuoyu ancak temiz olan VAHÝY le gerçekleþir. Hevâsýna teslim olan insan, temize teslim olmamýþtýr ki temiz kalabilsin. Temizliði koruyabilsin. Temizliðin izzetini helaldâr etmesin...

            Temizlik; temiz fertten, temiz topluma ve temiz düzene kadar Vahye teslimiyetin ürünüdür. Kim bu üründen yemek istiyorsa temizlik eksin, temizliði gübrelesin, temizliði sulasýn ki temizlik biçebilsin. Kendisi temiz olmayanlarýn ise temizliði ancak sayýklayabilmeleri mümkündür. Sayýklanan þeyler gerçekleþmezler. Gerçekleþecek þeyler ise gereðine yönelinen þeylerdir.

            Kim ‘Temiz Toplum’ istiyorsa, önce nefsindekini deðiþtirmeli ve temizlemelidir. Bu hâli ile örnek olacak ve baþkalarýnýn da imrenmesine vesile olacaktýr. Temizliði tanýmayanýn temizlenmesi ise mümkün olamaz. Temizlikten bahsetmesinin dahi anlamý bulunamaz. Allah’ýn huzurunda manevi kirlilik içinde olanlarýn “Temiz Toplum” için yapacaklarý hiçbir þey yoktur. Kandýrdýklarý sadece kendileri gibiler ve kendileridir.

 

 

Faydalanýlan Kaynaklar                                    :

 

1.      Mustafa Týnaz Titiz, (Temiz Toplum)

2.      Ercümend ÖZKAN, Temiz toplum Kavramý

2010-06-01

SON YAZILARI

YEMEKTEÐÝZ YARIÞMA PROGRAMLARI GENEL SEÇÝMLERE GÝDERKEN DEMOKRASÝYE BAKIÞ AÇIMIZ DUVARIN ÖTEKÝ TARAFINDA KALANLAR TELEVÝZYONLAR ÝNSANI MANA'DAN UZAKLAÞTIRIP MADDEYE BAÐIMLI KILDILAR En Ýyi Tebrikleþme Nerede Yapýlýyor? ÝNSAN HAYATINDA MUTLULUÐUN SIRRI SOSYAL DÜZENÝN BOZULMA NEDENÝ VE ÖNEMÝ MÝLLETÝN DEÐERLERÝNÝ YOK EDEN BÝR VÝRÜSTÜR. ' FLÖRTLÜK ' AÝLEDE ÇOCUKLARIMIZDAN ÖNCE KENDÝMÝZÝ EÐÝTMELÝÐÝZ

YORUMLAR

KEMAL 2010-06-03
fikirleriniz çok güzel
ibrahim bey yazýlarýnýzý titizlikle takip ediyorum...öenmli konulara deðiniyorsunuz.kaleminize saðlýk
KÖÞE YAZARLARI

ÇOK OKUNANLAR

Sütlüoðlu Yaþ Çay Hasat Sezonunu Deðerlendirdi
Çaykur Genel Müdürü Ýmdat Sütlüoðlu, Çaykur’un üreticiler için vaat ettiði kotanýn tamamýný ala

HABER YORUMLARI


VÝDEO HABERLER

Rizespor TRT`nin Konuðuydu
Trt Spor ekranlarýnda yayýnlanan Berfu Haþýoðlu`nun sunduðu `Gerçek Futbol` programýnýn konuðu
TATÝLMERKEZÝ.COM

Erken Rezervasyon Fýrsatlarý Devam Ediyor.
Tatil Keyfi Burda Baþlar.
Ekonomik Ve Ucuz Tatil fýrsatlarýmýzý Kaçýrmayýn
Tatil Rezervasyon Ýçin 444 00 82

 

TERMAL OTEL
WEB HOSTING |