|
ALBONÝ
ÝST/GÖZTEPE
2010
Globalleþen, dünyamýzda küreseleþelim derken insanlýðý kürüyoruz; farkýnda mýyýz? Zaman deðildir insaný deðiþtiren, tecrübeler,acýlar,sevinçlerdir insaný geliþtiren ve büyüten..Zaman ancak armutlarý olgunlaþtýrýr, insanlarý deðil..
Açýk ve kesin konuþalým; ahir zaman fitnesi internet, ailemizi içinden çürüten müthiþ bir silah haline gelmiþtir. Üstelik bu silahýn parasýný maðdurlarýna ödetiyorlar, tetiði de onlara çektiriyorlar. Bu küresel cinayetin müsebbipleri ise ceza yerine, kasa ve kese dolduruyorlar.
Þeytan ve nefs iþbirliðinin en önemli silahý oldu internet… Hiç kimse ondan emin deðildir. Kendini emin ve korunmuþ gören ve bana bir þey olmaz diyerek, doludizgin internete dalanlar, kendilerini bilerek ateþe atanlardýr.
Nüfusumuz genç, sýkýntýlarla dolu bir ülkeyiz.
Feryatlarýn çoðu da anne ve babalardan gelmiþtir. Bitmek bilmeyen bu haykýrýþlara 17 Aðustos depremi tuz biber ekti.. Artçýlarla beraber, iki binden fazla deprem, on beþ bin küsur kaybý yaþadý bu ülke insaný, onca acýnýn üstüne...
Bir de 5.8’ lik ,merkez üssü Ýzmit olan yeni bir deprem, yaþamý iþkence boyutuna getirdi. Anne babalarýn gece gündüz evlerine girmeyip sokaklarda meçhul bir akýbeti sessizce bekleyiþi, acýlara, ýstýraplara yenilerinin ekleneceði düþüncesi; ekranlarda ise dünü tam, bugünü kayýp bitiren insanlarýn görüntüleri...
Göçüklerden, enkaz altýndan çýkarýlan cesetlerin hayallerden silinemeyiþi, yarýnýný yaþamayý umarken,feci sonuçla karþýlaþanlarýn görüntüleri, hýçkýrýklar, evsiz barksýz kalanlar, aðlayan çocuklar, iniltiler, mezara evladýný kefenle taþýyan babalar, gerçekten dehþet veren manzaralar....
Ve bütün þartlara raðmen deðiþmeyen, Umursamayan Ýnsan yapýlarý...
Ýbret alýnmasý gereken birçok sahne, her Allah’ýn günü ekranlarda, basýnda boy gösterirken, tabiatýný kontrol edemeyen kiþiler... Çaðdaþlýk, özgürlük adý altýnda nimetlerin tadýný çýkarýp isteklere köle olma tutkularý,
Bunun yanýnda; Yaðmacýlar, istifçiler, talancýlar... Hüzün dolu görüntülere gözlerini kapatýp, bunca keder, elem ve acý varken, yediði yemeði dahi beðenmeyen, oturduðu evdeki deðiþikliðe asla yanaþmayan, Allahýn bir selamýný esirgeyen kafalar, manevi yardýmý elinin tersiyle itenler, uyarýlara gülüp geçenler...
Dünü çoktan unutmuþ, þartlarýn, çaresizliklerin getirdiði zorluklarýn her gün artmasýna karþýn, çürük bozuk benliklerin hiçbir istekten asla taviz vermeyiþi, nefretin ve kinin alabildiðine coþmasý...
Böyle bir ortamda deðiþmesi gerekmez miydi Ýnsana ait içgüdülerin.
Bu fýrsat, Rahmet olarak kabul edilip deðerlendirilemez miydi...!.
Ama, deðiþmiyor, fýtrat kolay kolay dönüþmüyor.
Hz. Resulallah’ýn;
“Bir daðýn yer deðiþtirdiðini duyarsanýz ona inanýn; ancak bir insanýn huy deðiþtirdiðini duyduðunuzda ona inanmayýn” sözleri, yaþananlara ne güzel bir örnek deðil mi?..
Ýnsaný inançtan uzaklaþtýrýp maddeden ibaret hale getirenler, kalbini ve aklýný küçülten her yolu denediler; düþünemez ve duyamaz hale getirdiler. Necip Fazýl’ýn deyimiyle, “Cinsiyet organlarýný devleþtirdiler, beyinlerini de kiþniþ tanesi kadar küçülttüler.” Artýk sýradan ve sürüden biri olmuþ bu insan, güdülmeye ve sömürülmeye hazýr hale gelmiþtir.
Nefsinin kulu, Þeytan’ýn kölesi olmuþ bu insanlar için internet bulunmaz günah imkânlarý saðlýyor. Artýk, bütün emek, himmet, hizmet, bedenin emrine tahsis ediliyor.
Ýnternet yokken de böyle insanlar vardý ama sayýlarý azdý ve bunlarýn günaha ulaþmalarý da zordu. Günah iþlemek de bir çaba, emek ve yorgunluk gerektirirdi. Þimdi ise internet, günahkâr üretme merkezi halinde çalýþýyor. Günah, her an, her yerde, hemen önümüzde… Hangi günahý nefsiniz çekiyorsa buyurun ekran baþýna… (!)
Faydalanýlan KAYNAKÇA:
1. AhmetF.Yüksel, Zamane insaný
2. Mehmet Asilsoy. Deðiþen deðerler
|