Son günlerde üst üste yaþanan PKK saldýrýlarý ile gün geçmiyor ki gencecik evlatlarýmýzýn þehit olduðunu duyuyor ve gözlüyoruz. Kahroluyor ve lanet yaðdýrýyoruz haklý olarak. Terör elbette ki tam bir baþ belasýdýr. Fakat bundan daha beterini kendi kendimize devlet eliyle yapýyoruz. Milli Eðitim Sistemlerimiz ile her yýl milyonlarca evladýmýza kýyýyor, onlarý kýsýrlaþtýrýyor, etkisiz hale getiriyoruz, hayatlarýný ve yýllarýný buruþturup buruþturup hiçe sayýyoruz… Ve kimsenin ses çýkardýðý, feryat ettiði de yok.
Hâlbuki Milli Eðitim sorunu en temel sorunumuzdur. Terör sorunundan, ekonomik sýkýntýlarýmýzdan çok daha vahim bir sorunumuzdur. Bu izah gerektirmeyecek bir gerçektir. Ayan beyan ortadadýr ki Tevhid-i Tedrisattan bu yana bir arpa boyu yol alabilmiþ deðiliz. Fakat artýk bilim çaðýnda skolâstik mantýklý eðitim anlayýþlarý ile bu ülkenin geleceðini daha fazla mahkûm ettirme lüksümüz yoktur.
Adý “Milli Eðitim” ama devletimizin “Milli” bir eðitim vizyonu yok. Sürekli deðiþen yapýsýyla adeta yapboz oyunu... Ne yaptýðýný bilmez acemilik görüntüsü Ýle güven vermiyor bu hal. Bir öðrenci ilkokuldan üniversite mezunluðuna kadar kaç elekten geçtiðini, kaç sisteme mahkûm kaldýðýný hesap edemez durumda.
Zavallý çocuklarýmýz ve gençlerimiz güya akil adamlarýn kumandasýnda gah o tarafa gah bu tarafa koþturup duruyorlar. Hatta koþturmaktan baþýný kaldýrýp da “ne olduðunu, ne yaptýðýný” soramaya vakit bulamýyorlar. Bir anda kendini üniversite kapýsýnda bulan iþsiz gençlerimiz o vakit soruyor, “ben nerdeyim, ne haldeyim” diye, fakat iþ iþten geçmiþ oluyor.
Koskoca Milli Eðitim Bakanlýðý keþmekeþ haline gelen bu sorunu çözmek yerine günah keçisi arama derdinde. Son yapýlan SBS hamlesi MEB’in meseleden ne kadar uzak olduðunun bariz bir göstergesi olmuþtur. 6 ve 7. sýnýflarda SBS kalkýyor.
Amaç: Çocuklar özel eðitim kurumlarýna deðil, devlet okullarýna yoðunlaþsýn.
Sebep: Milli Eðitimin baþarýsýzlýk sebebi özel eðitim kurumlarýdýr. Onlarýn önü kesilirse netice hâsýl olacak.
O zaman þu sorularý sormak gerekecek:
· Milli eðitim sorunlarýný temelden çözmenin formülü bu mudur yani?
· OKS sistemine geri dönüldüðüne göre OKS kusursuz olmalý. O halde neden üçlü SBS sistemine geçildi?
· MEB, üç sýnavlý SBS sisteminin artýlarýný eksilerini ön göremeyecek kadar basiret sahibi deðil mi gerçekten?
· Peki, seneye bizi bekleyen yeni bir hamle var mý? Yeniden 6 ve 7. sýnýflara SBS uygulamasý gelebilir mi?
· MEB’in programýna göre çocuklarýmýzý ve gençlerimiz kaç kere daha kobay olarak kullanacak?
· MEB sistemleri hükümetten hükümete göre mi, Bakandan Bakana göre mi deðiþiyor?
· MEB günah keçisi aradýðýna göre, çözüm konusunda pes mi etmiþtir?
SBS hamlesinde hedef özel eðitim kurumlarý. Çünkü sýnav eksenli eðitim sistemimiz devlet okullarýnýn (istisna olanlar çok olmakla beraber) ne kadar içi boþ olduðunu gözler önüne serdi. Ýþin asýl yükünü önemli ölçüde Özel Eðitim Kurumlarý üstlendi. Herkes, her yerde bu durumlarý dillendirmeye baþlayýnca MEB de elindeki sistem gücünü kendini kurtarma yönünde kullanmayý tercih etmiþtir. Kendindeki kusurlarý tamir etmek yerine Özel Eðitim Kurumlarýný gözden düþürmeyi tercih etmiþtir. Bu mantýk asla çözüm deðildir.
Özel Eðitim Kurumlarý sistemin bir ürünü ve MEB’in kusurlarýnýn bir sonucudur. Sorunun sebebi deðil, sonucudur. Çalýþma sistematiðini MEB’e karþý deðil, MEB’in sistemlerine göre belirliyor. Keþke her þey dört dörtlük, ya da dört üçlük olsaydý da Özel Eðitim Kurumlarýnýn kökü kazýnsaydý. Fakat bütün sorunlar ortada dururken kendini kurtarmak adýna Özel Eðitim Kurumlarýný günah keçisiymiþ gibi ilan etmek kaçýþtýr, saptýrmadýr, art niyettir, pervasýzlýktýr, basiretsizliktir.
Temennim beni þaþýrtsýn, fakat MEB’in daha enteresan hatalar yapacaðýndan kuþkum yok.
Keþke MEB daha geniþ ufuklarý seyredebilen tecrübelerin rehberliðinde yol alsaydý…