|
Hayatýn ne getireceði ne götüreceði belli olmuyor; kaderin üstünde kader var. Daha düne kadar þehitlerimizi konuþurken þimdi Van’da yaþanan deprem felaketi kâbusumuz olmuþ durumda. Elbette ki ateþ düþtüðü yeri yakar, oturduðumuz yerden her ne söylesek acý boþluðu dolduramaz. Belli ki bizler yeni gündemlerle Van depremini yakýn zamanlarda unutacaðýz. Fakat içi yanan vatandaþlarýmýz ömürleri müddetince bu günleri unutmayacaklardýr. Bu tür felaketlerin en acý yaný beklenmedik ani ölümler olsa gerek. Allah afetzedelerimize ve milletimize güzel sabýrlar versin.
Van felaketi ile beraber gündemimize giren baþka meseleler de oldu: Kentsel dönüþüm, PKK ve iþbirlikçilerinin gerçek yüzleri, devletlerarasý iliþkilerimizde zeytin dallarý, milletimizin vefa ve yardýmseverlik cevherinin tezahürü, doðu ve batýnýn ayný vücut olduðunun ilaný dikkatimizi çeken artçý baþlýklarýmýz oldu.
Türkiye genel anlamda bir dönüþümün içinde, ama þehirlerimizde halen arabesk Türkiye’sinin temelleri var. Güçlü bir ülke olma arzusundaysak kentsel dönüþüm projelerimizi hayata geçirmeliyiz. Kurulacak modern þehirlerimizle model ülke olabiliriz. Hükümet zaten geçtiðimiz seçim sürecinde bu dönüþümleri “çýlgýn proje” baþlýðý altýnda gündemine almýþtý. Þehircilik bakanlýðýnýn kurulmasý da bu sürecin önemli bir aþamasý olmuþtu. Bana kalýrsa hiç vakit kaybetmeden yasal alt yapýlar da hazýrlanýp uygulama aþamasýna geçilmelidir. Bu arada Sayýn Erdoðan’ýn bu meselede muhtemel oy kayýplarýna göz yummasýný takdirle karþýlýyorum. Kentsel dönüþüm süreci kolay aþýlýr bir sorun deðil gerçekten ama bir yerden baþlanmalý.
Van’ýn bir doðu ilimiz olmasý ve terör olaylarýnda adýnýn geçmesi, bir terör olayýndan sonra depremin gerçekleþmesi devletin ve PKK’nýn duruþunu önemli kýlmýþtýr. Devlet her türlü imkaný ile, millet her türlü vefa ve yardýmseverlik ruhuyla cömert davranmýþ adeta topyekun bir seferberlik baþlamýþtýr. Fakat Kürt halkýný temsil ettiðini savunan PKK ve avenesi temsil ettiði halka acý gününde acý yaþatmaya devam etmiþtir. Taraflar iç yüzlerini bu acý günlerde ortaya koymuþtur. Bu olay Kürt halkýmýz ile terörü iyice ayrýþtýrmýþtýr. Devletimiz terörü lanetlerken Türkiye milletinin her vatandaþýný baðrýna basmýþtýr. Bu ülkenin Hakkarisi de, Edirnesi de, Karsý da Muðlasý da, Sinopu da Mersini de, Ýzmiri de Vaný da bizim canýmýzdýr. Her birinde yaþanan acý acýmýzdýr, sevinç sevincimizdir.
Devletlerarasý münasebetlerimizin gerildiði emperyalist ve evrensel güçler Van depremini Türkiye ile temaslarýný normalleþtirme fýrsatý olarak gördüler. Ýsrail, Fransa, BM gibi daha birçok siyasi örgütler Türkiye ile yeni bir zeminde buluþma eðilimindeler. Bütün bunlar Türkiye’nin evrensel konumu açýsýndan önemli sinyallerdir. Bunu önümüzdeki süreçlerde daha net görebileceðiz.
Yaþanan bazý acýlar güzel doðumlarýn müjdesi olabiliyor ya da bizim bugün þer sandýðýmýz þeyler yarýn hayýr olarak karþýmýza çýkabiliyor. Van depreminin de böyle olmasý duasý ile tekrar deprem þehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralý afetzedelerimize acil þifalar, sað kalanlara da güzel sabýrlar diliyorum.
|