|
“Bizimkisi bir aþk hikâyesi” diyor ya Kayahan Abimiz, film gibi biraz. Valla doðru söylüyor. Biz artýk film gibi yaþamaya alýþtýk. Oyuncular rollerini ustalýkla sergileyecekler, bizler de hop oturup hop kalkacak, kâh gülüp kâh aðlayacaðýz. Bazen susup bazen sokaklarda eylemler yapacaðýz. Ve hayat film þeridi gibi gözlerimizden akacak. Unutacak, unutulacak ve kendimize yeni senaryolar arayacaðýz.
Ýtiraf etmeliyiz ki filmleri, dizileri, siyaseti, sporu ve hatta reel çevremizi hepsini ayný potada deðerlendiriyoruz. Hepsine bir film deðeri katýyor ve öyle kabulleniyoruz.
Yakýn zamanlara kadar insanýmýzýn senaryo kurgularý oldukça zayýftý. Ayný senaryonun türevleri kabilinde olan Yeþilçam filmleri ile tatmin olabiliyorduk. Fakat þimdilerde Hollywood bile bizi tatmin etmede yetersiz. Biz artýk gerçek ve canlý senaryolarý tüketmekten zevk alýyoruz.
Ýnsanýmýzý eleþtirmek için yazmýyorum bunlarý, þartlar bunu gerektiriyor. Bakýn mesela, günümüzden bir kesit alalým. O canlý ve gerçek senaryodan bir numune sunalým:
12 Haziran seçimlerine mi deðinsek yoksa skandal aday adaylarýna mý? Ergenekon davalarýna mý yoksa basýn özgürlüðüne mi, basýn skandalýna mý? Araya sýkýþtýrýlan AP raporuna mý yoksa PKK ve KCK’nýn Ortadoðu versiyonu nevruz hazýrlýðýna mý? Aydýnda yumurtalý þovlara mý yoksa Trabzon’da isyan çýðýrtkanlýðýna mý? CHP’nin merkezindeki pembe dizilere mi yoksa tacizlere mi, entrikalara mý? Yarým asrýn önde gelen figürü Erbakan Hoca’nýn vefatýna mý ya da þöyle bir etrafýmýza baktýðýmýzda Japonya’da yaþanan dehþet verici afete mi, Libya’daki rezalete mi yoksa Ortadoðu’da kaynayan cadý kazanýna mý? Ve daha bilmem irili ufaklý skandallar, entrikalar, vukuatlar, hazýrlýklar…
Haksýz mýyým sizce? Bunca iç içe girift senaryolar hâlihazýrda dururken kim ne yapsýn Hollywood filmlerini. Ne güzel seyrediyoruz iþte kendi milli filmlerimizi.
Yakýn vakte kadar iktidar-muhalefet dalaþmalarýna anlam verememekle beraber çok da rahatsýz olurdum açýkçasý. Fakat gördüm ki herkes halinden memnun, bana ne oluyor ki. Muhalefet her halükarda iktidara dalaþmaktan memnun, iktidar ise muhalefete karþý maðdur olma fýrsatýndan memnun. Alan razý, satan razý… Bize ancak susmak düþer.
Diyelim ki iktidar itidalli davransa, muhalefet muhabbetli olsa. O vakit belki ceplerimiz zenginleþir, sokaklarýmýz modern medeniyet müzelerine dönüþür. Lakin biz suskun zenginlikten yana deðiliz, bize bol gürültülü fakirlik daha cazip geliyor. Üç günlük fani dünya, dünya malý dünyada kalýr. Bize fakir cepli zengin gündemler lazým.
Biz üzülmeyi de aðlamayý da severiz. Çoðu zaman aðlamak için fýrsatlar kollarýz. Baktýk olmadý, fýrsatlar oluþtururuz. Ne de olsa kaostan yanayýz. Biz kaos istiyoruz. Çok þükür arzumuz karþýlýksýz da deðil…
Ýtiraf edelim ki biz kaossuz yaþayamayýz…
|