|
Ruh dinlenmek isteyince beden susar.
Böyle zamanlarda öyle bir hal kaplar ki sizi; aðýz konuþmaz, ayak bir yere gitmek istemez...
Yürek; yetim öksüz gibi kabuðuna çekiliverir adeta.
Artýk bütününüze sarmýþ bir sessizlik oluþur.
Ruh, sessizce aðlamaya baþlar...
Aðlar... Aðlar... Aðlar...
Kimse duymaz...
Bir tek gönül yanar, ruhun derdine.
Acý öyle baðýra çaðýra duyurulan hal deðildir gönül için. Yanmak; kendi dünyasýnda savrulup, durgun bir suyun matemi gibi aðýr aðýr gözyaþý dökmektir…
Sessizce, kimsesizce, yanan ateþin içine, sahipsizce düþüvermektir…
Yaþamda, küçük bir kýl tanesiyiz hepimiz…
Acý çekmemiz, kýl tanesinin bedenden kopuþu kadar acý verir dünyaya…
Ýnsanlar bilmez ne çektiðimizi… Bedenimizi güçlü görüp, uðraþýrlar hatta bizle…
Oysa yorgundur ruh…
Gözler cam gibi gözükse de buðuludur aslýnda…
Ýnsanlar, düþüncelerimizi dinlemek için sýraya girse de, beynimiz kendi yorgunluðunda kalýverir bazen yalnýz baþýna…
“Sesin!” der biri sonra… “Sesin!”
“Konuþ da ruhum ýþýsýn”
Ses; kendi ruhuna ýþýyamazken, baþkasýnýn ruhunu ýþýtmanýn ince bir burukluðunu yaþar o an…
Yaþamla ölmek arasýndaki ince çizgidir bu nedenle ruh acýsý…
Bu denli aðýr ve bu denli yorucu olmasý da iþte bundandýr.
Bazen kaybolup gitmek isteriz.
Bazen sessiz kalýp için için aðlayýveririz.
Sebep soranlara “bilmiyorum” deriz.
Hatta bu tuhaf halin nedenini biz bile çözemeyiz…
Durgun bir denizin kýyýsý kadar yalnýz kalmak ister bazen beden.
Yalnýz kalýp durulmak ister.
Ruhun yorgunluðunu denize haykýrýp kopmak ister.
Sebepsiz döktüðümüz gözyaþý iþte bundandýr.
Ruhun yorgunluðunun ve acýsýnýn bedene yansýmasýdýr…
Sevgiyle kalýn…
Ayþýn Bengü Bitiþ
bitisaysin@hotmail.com
|